Ana içeriğe geç
Sözlük

içe ile cümle

içe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bazen balıkla kırmızı şarap içer misin?Do you sometimes drink red wine with fish?
Tom çok içki içer.Tom drinks like a fish.
Tom sünger gibi içer.Tom drinks like a fish.
İçki içelim ve biraz müzik dinleyelim.Let's have a drink and listen to some music.
Bir içki içelim ve bu konuda daha fazla tartışalım.Let's have a drink and discuss this further.
Bir bardak şampanya içelim.Let's have a glass of champagne.
Oturalım ve bir bira içelim.Let's sit down and have a beer.
Tom'un içeriye girmediğini umalım.Let's hope Tom doesn't walk in.
Bir fincan kahve içelim.Let's get a cup of coffee.
Hadi içeriye bir bakalım.Let's have a look inside.
İçeri girelim ve konuşalım.Let's go inside and talk.
Biraz kahve içelim.Let's get some coffee.
Sadece içeriye girelim.Let's just go inside.
İçeri geri dönelim.Let's go back inside.
Onu içeriye alalım.Let's get it inside.
Bir içki içelim.Let's have a drink.
İçeriye girelim.Let's step inside.
Bir bira içelim.Let's have a beer.
İçeri girelim.Let's go inside.
Mantarlar önemli miktarda mineral içerirler.Mushrooms contain significant amounts of minerals.
İçeri girmek istiyorum.I'd like to go inside.
İçeri gelmek ister misin?Do you want to come inside?
İçeri gelmemi ister misin?You want me to come in?
İçeri girmek mi istedin?Did you want to come in?
İçeri girmek istedin mi?Did you want to come in?
İçeri girmek istemez misin?Don't you want to come inside?
İçeri girmek istemez misiniz?Don't you want to come inside?
İçeriye gelmek ister misiniz?Would you like to come inside?
Sana bir içecek almamı istiyor musun?Do you want me to buy you a drink?
Derhal içeri girmemizi istiyorlar.They want us to come in right away.
İçeri girmemi istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to come in?
Tom, Mary'nin onu sigara içerken görmesini istemedi.Tom didn't want Mary to see him smoking.
Bu tür hava benim içeride kalmayı istememe sebep olur.This kind of weather makes me want to stay inside.
Oo sen. Gir içeri.Oh, it's you. Come in.
İçe dönük biri sayılırım.I'm sort of an introvert.
İçeri girmekten mutlu olurum.I'd be happy to come in.
Köpeğini bütün gün içeride bırakma.Don't leave your dog inside all day.
İçecek bir şey kullanabilirim.I could use something to drink.
Bana içecek bir şey getir.Get me something to drink.
İçecek bir şeye ne dersin?How about something to drink?
Sana içecek bir şey alacağım.I'll get you something to drink.
İçecek daha güçlü bir şeyin var mı?Do you have something stronger to drink?
Bu kutunun içerisinde bir şey var.There's something inside this box.
Sana içecek bir şey sunabilir miyim?Can I offer you something to drink?
Sana içecek bir şey sunabilirim.I can offer you something to drink.
Kimse içeri giremez.No one can get in.
İçeride birini görmüyorum.I don't see anybody inside.
Tom içer.Tom drinks.
Hadi içelim.Let's drink.
O hâlâ içer ama sadece arada bir.He still drinks, but only once in a while.
Biz içerideyiz.We're inside.
Sadece bir ya da iki bira içeceğim.I'll just have one or two beers.
Biz içeride kahvaltı yiyoruz.We are eating breakfast inside.
Kapı açılıyor ve arkadaşım içeri giriyor.The door opens and in walks my friend.
Yağmur beni garip ve içe dönük yapar.The rain makes me strange and introspective.
Onun gömleğinden içeri bir buz küpü kaçırdım.I slipped an ice cube down her shirt.
Eğer içki içersen ve araba sürersen sen lanet olası bir salaksın.If you drink and drive, you're a bloody idiot.
İçeceğinden bir yudum aldı.She took a sip of her drink.
Bazı içecekler için bize katılmak ister misin?Do you want to join us for some drinks?
Enerji içeriden gelir.Energy comes from inside.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod