Ana içeriğe geç
Sözlük

iç ile cümle

iç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sanırım senin için onu yapmalıyım.I think I should do it for you.
Senin için konsere bir bilet alayım.Let me get you a ticket to the concert.
Senin için biraz alayım mı?Shall I get some for you?
Anneme senin için biraz almasını rica ettim.I asked Mom to get some for you.
Senin için herhangi bir şey yapmaya oldukça istekliyim.I am quite willing to do anything for you.
Senin için ne olsa yapmaya hazırım.I am quite willing to do anything for you.
Senin için seve seve her şeyi yaparım.I am quite willing to do anything for you.
Tavsiyeniz için size çok minnettarım.I am very thankful to you for your advice.
Bana işi vermeniz için size güvenebilir miyim?May I count on you to get me the job?
Sizin için yeni olan birçok şeyi göstermeme izin verin.Let me show you many things which will be novel to you.
Ben, sizin için alışveriş yapacağım, evi temizleyeceğim, ve akşam yemeği pişireceğim.I'll do your shopping, clean up the house, and cook your dinner for you.
İşleri bizim yolumuzla yapmanız için ısrar etmiyoruz.We do not insist that you do things our way.
Senin için acil bir mesaj var.There is an urgent message for you.
Sana içecek bir şey alayım.Let me get you something to drink.
Senin için iyi haberim var.I have good news for you.
Sizin için ne zaman uygun olur?When will it be convenient for you?
Senin için bütün yapabileceğim budur.This is all I can do for you.
Sana burada rastladığım için mutluyum.I am glad to run into you here.
Benim için çay yapmanı istiyorum.I would like you to make tea for me.
Sadece senin bileceğini düşündüğüm için sordum.I just asked because I thought you would know.
Seninle çalışma fırsatı için memnun oldum.I'm glad for this opportunity to work with you.
Sizin için bir sakıncası yoksa, benim için de yok.It's OK with me if it's OK with you.
Onlar gelemediğin için hayal kırıklığına uğradı.They were disappointed that you could not come.
Sözünden döndüğün için seni suçlayamam.I can't blame you for breaking your promise.
Onunla evlenmen için seni asla zorlamayacağım.I will never force you to marry him.
Ben açıklaman için herhangi bir ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum.I don't think there is any need for you to explain.
Lütfen dışarı çıkarsan, kapıyı kilitlemeyi unutmamak için dikkatli ol.Please be careful not to forget to lock the door when you go out.
Soruyu cevaplamak için senin sıran.It's your turn to answer the question.
Benim için gelene kadar benim beklememi ister misiniz?Do you want me to wait until you come for me?
Aileme yaptıklarınız için size çok minnettarım.I am very grateful to you for what you've done for my family.
Hediyemi beğendiğin için memnun oldum.I'm glad you like my present.
Bana ödünç para verdiğin için naziksin.It is kind of you to lend me the money.
Gidip gitmemen benim için fark etmez.It makes no difference to me whether you go or not.
Gitmek zorunda olduğunuz için üzgünüz.We regret that you have to leave.
Zengin ya da fakir olup olmaman benim için hiç fark etmez.It makes no difference to me whether you are rich or poor.
Ben haftalardır senden haber almak için can atıyorum.I've been looking forward to hearing from you for weeks.
Sigara içmeniz beni rahatsız etmiyor.I don't mind your smoking.
Sigara içmenizin bence bir sakıncası yok.I don't mind your smoking.
Seni sigara içerken görünce şaşırdım. Sigara kullanmazdın.I'm surprised to see you smoking. You didn't used to.
Güvende olduğun için rahatladım.I am relieved that you are safe.
Bizden ayrılacağın için üzgünüm.I'm sorry you're leaving us.
Burada olduğumuz için şanslıydık.You were fortunate to be here.
O planı kabul ettiğin için çok mutluyum.I am very happy that you have agreed to that plan.
Bebek birkaç gün içinde yürüyebilecek.In a few days, the baby will be able to walk.
Atlanta ziyaretim sırasında harcadığın zaman için size teşekkür ederim.Thank you for the time you spent with me during my visit to Atlanta.
Tavsiyen için teşekkür ederim.Thank you for your advice.
Bunu bitirmek için ne kadar zamanımız var?How much time do we have to finish this?
Bu iş bir hafta içinde bitirilecek.This work will be finished in a week.
On dakika içerisinde işim bitecek.I will be free in ten minutes.
Senin için elmalı turta yaptım.I made an apple pie for you.
Yarın için hava tahmini nedir?What's the forecast for tomorrow?
Çok fazla aksiyon içermeyen filmlerde hep sıkılırım.I'm always bored with films that have little action.
Akira birkaç dakika için dışarı çıktı.Akira went out for a few minutes.
Çocuklar buradayken lütfen sigara içmekten kaçınır mısın?Would you please refrain from smoking when babies are here?
İris, genellikle kahvaltı için ne yersiniz?Iris, what do you usually eat for breakfast?
O içtiğinde farklı bir kişi oluyor, bu yüzden onunla içki içmeyi sevmiyorum.He's a different person when he's drunk, so I don't like to drink with him.
Bir bira için hayatımı feda ederim.I'm dying for a beer!
Tişört ve kot bu ortam için uygun değildir.T-shirts and jeans are not suitable for this occasion.
Uçuş JL 123 için bagajı nerede bulabileceğimi bana söyleyebilir misiniz?Could you tell me where I can find the baggage for flight JL 123?
Eylül ayında okula dönmek için istekliydi.He was eager to return to school in September.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod