Ana içeriğe geç
Sözlük

iç ile cümle

iç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
O, saat sekizde başladığı için, şimdiye kadar orada olmalı.Since he started at eight, he ought to be there by now.
8:30 sizin için uygun olur mu?Would 8:30 be convenient for you?
Ağustos ayında boğucu bir gecede iş için yeni bir tiyatro açıldı.On a sultry night in August a new theatre opened for business.
Temmuz ayı için bugün hava serin.It's cool today for July.
Yetmiş yaşındaki bir adam için o hala şaşırtıcı bir enerjiye sahip.For a man of seventy, he still has surprising vigour.
Altı kişi için kalacak yere ihtiyacımız var.We need accommodation for six.
Her altı saatte bu ilâcı için.Take this medicine every six hours.
Her altı saatte bu ilacı iç.Take this medicine every six hours.
Haziran için soğuk bir sabah.It is a cold morning for June.
Yedi haziranda sizin için hangi saat uygun?What time is convenient for you on June seventh?
Bir haziran için randevumu iptal etmek istiyorum.I'd like to cancel my appointment for June first.
Altı ay beklemek için uzun bir süredir.Six months is a long time to wait.
Beş yıl beklemek için çok fazla uzun.Five years is too long to wait.
Ben, beş yıl içinde, ilk kez Yoshida ile görüştüm.I saw Yoshida for the first time in five years.
Biz, beş gün içinde işi tamamlayabilmeliyiz.We should be able to complete the work in five days.
Beş bin yen bu sözlüğü satın almak için yeterlidir.Five thousand yen is enough to buy this dictionary.
5 yaş altı çocuklar için giriş ücreti yoktur.There is no admission fee for children under five.
Beş mil yürümek için uzun bir mesafe.Five miles is a long distance to walk.
Bu, elli yıl içinde yaşadığımız en sıcak yaz.This is the hottest summer we have had in fifty years.
Onun dersini dinlemek için elli kadar çok öğrenci toplandı.As many as fifty students gathered to hear his lecture.
Ürünün 50 seti için bize % 5'lik özel bir indirim verebilir misiniz?Are you able to grant us a special discount of 5% for 50 sets of the product?
Beş yüz dolar onun için küçük bir miktar.Five hundred dollars is a small sum for him.
Doktora görünmek için saat dörde randevu aldım.I made an appointment to see the doctor at four o'clock.
Üç gün içinde gel lütfen.Please come in three days.
Üç gün içinde cevap vereceğim.I will answer within three days.
Bu yemek üç kişi için yeterlidir.This meal is adequate for three.
Üç yaşındaki oğlum için bir randevu almak istiyorum.I'd like to make an appointment for my three-year-old son.
Tüm bu parayı üç ay içerisinde harcamış olacağım.I will have spent all this money in three months.
Deneyi bitirebilmek için üç ay çok kısa bir zamandır.Three months is too short a time to finish the experiment.
Oda 360 için bir yedek anahtar alabilir miyim?May I borrow a duplicate key for Room 360?
Yarım saat içinde geleceğim.I'll be over in half an hour.
Otuz dakika içinde geri dönmelisin.You have to come back in 30 minutes.
30'u için rezervasyonumu onaylamak istiyorum.I'd like to confirm my reservation for the 30th.
Her iki şişeyi içemedim, bu yüzden birini sana bıraktım.I couldn't drink both bottles, so I left one for you.
İki âşık çay içerek yüz yüze oturdular.The two lovers sat face to face, drinking tea.
İki âşık yüz yüze oturdular,çay içtiler.The two lovers sat face to face, drinking tea.
İki adamın bıçak için mücadele ettiğini gördüm.I saw two men struggling for the knife.
İki beyefendi sizi görmek için bekliyor.Two gentlemen have been waiting to see you.
İki aday ustalık için mücadele ediyorlar.The two candidates are struggling for mastery.
Bu, iki kişi için oldukça çok şey gibi görünüyor.That looks like an awful lot for two people.
Lütfen bugünden itibaren iki hafta içerisinde tekrar gel.Please come again two weeks from today.
O iki hafta içinde iyileşecek.He will get better in two weeks.
İki haftalık süre içinde geri döneceğim.I will be back in two week's time.
İki saat içinde geri döneceğim.I'll be back in two hours.
Ben iki saat içinde döneceğim.I'll be back within two hours.
İki saat beklemek için çok uzundur.Two hours is too long to wait.
İki yaşındaki kızım için tıbbi bir muayene olmak istiyorum.I'd like to get a medical examination for my two-year-old daughter.
Bunu benim için merdivenlerden yukarıya taşır mısın?Would you mind carrying it up the stairs for me?
İki yüz elli kilo, bir sumo güreşçisi için bile olağanüstü bir ağırlıktır.Two hundred fifty kilograms is an extraordinary weight even for a sumo wrestler.
Seni yirmi dakika içerisinde geri arayabilir miyim?Can I call you back in twenty minutes?
Yirmi dakika içinde tekrar arayacağım.I'll call back in twenty minutes.
Yaklaşık yirmi dakika içinde döneceğim.I'll be back in twenty minutes or so.
Yirmi mil yürümek için uzun bir mesafe.Twenty miles is a long distance to walk.
Birkaç dakika içinde seninle olacağım.I'll be with you in a few minutes.
Birkaç yıl önce, bizim odanın içinde az miktarda mobilya vardı.A few years ago, our room had little furniture in it.
O, birkaç gün içinde dönecek.He will be back in a few days.
Çiçekler birkaç gün içinde çıkacak.The blossoms will be out in a few days.
Yapraklar iki veya üç hafta içinde kızaracak.The leaves will turn red in two or three weeks.
On bin metre koşmak için büyük tahammüle ihtiyacın var.You need great endurance to run ten thousand meters.
Lütfen beni gece için misafir eder misiniz?Could you please put me up for the night?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod