Noel için Hawaii'ye bir koltuk rezervasyonu yaptırabilir miyim?Can I reserve a seat to Hawaii for Christmas?
Noel için ona ne getirdin?What have you bought her for Christmas?
Noel için ne aldın?What did you get for Christmas?
Jenny, Noel için ne istiyorsun?What do you want for Christmas, Jenny?
Seni Noelde görmek için sabırsızlanıyorum.I look forward to seeing you at Christmas.
Chris evleri boyamak için kiralandı ve para toplayabildi.Chris was hired to paint houses and was able to raise the money.
Chris üniversiteye gitmek için can atıyor.Chris is very anxious to go to college.
Chris'in açıkça parayı getirmeye niyeti olmadığı için Brian çıldırdı.Brian is mad because Chris obviously does not intend to return the money.
Greenpeace çevreyi korumak için büyük bir mücadele veriyor.Greenpeace is fighting an uphill battle to save the environment.
Sınıfın yarısı kahve içtiklerini söylüyor.Half the class say that they drink coffee.
Neredeyse sınıfta herkes öğretmenler için bir teşekkür partisi verme lehinde oy kullandı.Almost everyone in the class voted in favor of having a thank-you party for the teachers.
Kuniko hayatında daha önce hiç bu kadar çok içmedi.Kuniko has never drunk so much before in her life.
Kimin birinci olduğuna karar vermek için kura çekelim.Let's draw lots to decide who goes first.
Son tren için tam zamanında geldim.I was just in time for the last train.
Bunları benim için düzgünce paketler misiniz?Can you wrap these neatly for me?
Güzel çiçekler için teşekkür ederim.Thank you for the beautiful flowers.
Mesih biz zamanlar tüm insanlar için öldü.Christ died once for all humans.
Carol içeri yürüdüğünde hizmetçi zaten odayı temizlemişti.The maid had already cleaned the room when Carol walked in.
Kathy üniversitede okuyabilmek için yarı zamanlı bir iş buldu.Kathy got a part-time job so that she could study at college.
Cathy, lütfen bir süre için yolumdan çekil.Cathy, please stay out of my way for a while.
Cathy bu gece bizim bebeği görmek için geliyor.Cathy is coming to see our baby tonight.
Kabalığın için özür dilemelisin.You should apologize for your rudeness.
Sigara içmenin sonucu öksürmendir.Your cough is the consequence of smoking.
Ne söylersen söyle sigara içmeyi sürdüreceğim.I will keep on smoking no matter what you say.
Onun bizim şirketimiz için çalışıyor olduğundan eminim.I'm sure of his working for our company.
Piknik için ormana gittiler.They went into the woods for a picnic.
Karaoke stresi azaltmak için iyidir.Karaoke is good for reducing stress.
Ben telefon görüşmesi yaparken, benim için kamerayı izle.Watch the camera for me while I make a phone call.
Benim için kamerama sahip çık.Watch my camera for me.
Gabriel sadece sıcak çorba ve biraz şeri içti.Gabriel took nothing but the hot soup and a little sherry.
Kafeteryada bir fincan kahve içerken sohbet ediyorlar.They are talking over a cup of coffee in the cafeteria.
Çantanı senin için taşıyayım mı?Shall I carry your bag for you?
Görmek için epeyce ilginç şeyler vardı.There were quite a few interesting things to see.
Kanada gezi için harika bir yer.Canada is a great place for sightseeing.
Kanada'da, 20 yaşına kadar içki içmenize izin verilmez.In Canada, you're not allowed to drink until you are 20.
Çift fotoğraf için poz verdi.The couple posed for the photograph.
Parantez içindeki kelimeleri kısaltılmış şekle koyun.Put the words in parentheses into abbreviated form.
Yakında katalog almak için sabırsızlanıyorum.We look forward to receiving the catalog soon.
Benzin yakıt için kullanılır.Gasoline is used for fuel.
Üşütmemek için kendine dikkat et.Take care not to catch a cold.
Soğuk algınlığın varsa, uyku eksikliği senin için çok kötüdür.If you have a cold, lack of sleep is very bad for you.
Ballı sıcak limon soğuk algınlığı için iyi bir ilaçtır.Hot lemon with honey is a good remedy for colds.
Bir gaz sobası yemek için en iyi ısıyı sağlar.A gas stove provides the most even heat for cooking.
Perdeleri aç ve güneş ışığı içeri girsin.Open the curtains and let the sunshine in.
Perdeler kapalı olduğu için içeriyi göremiyorum.I can't see in because the curtains are closed.
Sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm fakat pencereyi açar mısın?Excuse me for interrupting you, but would you mind opening the window?
Sözünüzü kestiğim için üzgünüm.I'm sorry to interrupt you.
Sözünüzü kestiğim için bağışlayın.Excuse me for interrupting you.
Keşke seninle konuşmak için daha fazla zamanım olsa.I wish I had more time to talk with you.
Son dört yıl içinde seni görmedim.We haven't seen you in the past four years.
Seni görmek için zamanım yok.I have no time to see you.
Şirketimize ziyarette bulunmak için zaman ayırdığınız için size teşekkürler.Thank you for taking the time out to pay a visit to our company.
Annem onlarla dalga geçtiğim için beni azarladı.Mom scolded me for making fun of them.
Annem öğle yemeği için sandviç yapıyor.My mother is making sandwiches for lunch.
Annem benim için güzel bir bebek aldı.Mom bought a pretty doll for me.
Cevabımdaki gecikme için üzgünüm.I'm sorry for the delay in my reply.
Cevabınız için teşekkürler.Thanks for your reply.
Ben sadece hoşça kal demek için uğradım.I just dropped in to say goodbye.
Hoşça kal demek için geldim.I've come to say goodbye.
O insanların aç olduğunu gördüğünde, onlar için yiyecek istedi.When she saw that the people were hungry, she begged for food for them.