Ana içeriğe geç
Sözlük

iç ile cümle

iç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Ben seni havaalanında karşılamak için bir araba ayarladım.I arranged for a car to meet you at the airport.
Havaalanına gitmek için bir saati gözden çıkarmalısın.You should allow an hour to go to the airport.
Ailemi karşılamam için havaalanına gitmem gerekiyor.I have to go to the airport to meet my family.
Havaalanında yüzlerce taksi vardı,hepsi iş için çığırtkanlık yapıyorlardı.There were hundreds of taxis at the airport, all touting for business.
Hava ses için bir gereçtir.The air is a medium for sound.
Hava, yaşamak için vazgeçilmezdir.Air is indispensable to life.
Hem hava hem de su hayat için vazgeçilmezdir.Both air and water are indispensable for life.
Uçağı Hong Kong'a gitmek için öğleden sonra saat 2:00'de kalkıyor.His plane leaves for Hong Kong at 2:00 p.m.
Boş mideyle içki içmek sağlığa zararlıdır.Drinking on an empty stomach is bad for your health.
Banka insanlar için para tutar.The bank keeps money for people.
O bir banka için çalışıyor.He works for a bank.
Cuma günü için bölüm dördü okuyun.Read chapter 4 for Friday.
Cuma gösterisi için mevcut hiç bilet yoktu.There were no tickets available for Friday's performance.
Biz cuma günü bir yemek için dışarı çıkıyoruz.We're going out for a meal on Friday.
O para kazanmak için her şeyi yapacak.He will do anything to make money.
Para sevgisi bütün erkekler için yaygındır.Love of money is common to all men.
Bence para sevgisi hepimiz için ortak.I think the love of money is common to us all.
Paramı geri almak için tehditlere başvurmak zorunda kaldım.I had to resort to threats to get my money back.
Para biriktirmek için masrafları kısmalıyız.We must cut our expenses to save money.
Post modern tesislerin eksikliği birçok nakliyatçılar için sıkıntıya neden oldu.The lack of modern post facilities caused trouble for many shippers.
Modern sonrası tesislerin eksikliği birçok nakliyatçılar için sıkıntıya neden oldu.The lack of modern post facilities caused trouble for many shippers.
Yakında yaşayan çiftçi araştırmak için geldi.The farmer that lived nearby came to investigate.
Yakında sizden haber almak için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to hearing from you soon.
Ben kısa sürede seninle tekrar görüşmek için sabırsızlanıyorum.I look forward to meeting you again soon.
Ben kısa sürede sizi tekrar görmek için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to seeing you again soon.
Acil durumlar için bir sürü yiyecek ayırdık.We have reserved a lot of food for emergencies.
Sigara içilmeyen bölümde bir koltuk istedim.I asked for a seat in the no-smoking section.
Sigara içilmeyen bölümde bir yer istedim.I asked for a seat in the non-smoking section.
Sigara içilmeyen bölümünde oturmak istiyorum.I would like to sit in the non-smoking section.
Bir sigara-içilmeyen bölümünüz var mı?Do you have a non-smoking section?
Sigarayı bırakmak için hangi yöntemi kullandın?What method did you use to give up smoking?
Sigara içmediğin için teşekkür ederim.Thank you for not smoking.
Çalışırken sigara içmeye izin verilmez.Smoking on duty is not allowed.
Görevdeyken sigara içmeyin.Don't smoke while you are on duty.
Görevdeyken sigara içme.Don't smoke while you are on duty.
Adil rekabet sektörünün sağlıklı büyümesi için gereklidir.Fair competition is necessary for the healthy growth of industry.
Benim için sürpriz oldu, o, soruyu cevaplayamadı.To my surprise, she could not answer the question.
Benim için sürpriz oldu, çocuk Yokohama'dan buraya bütün yolu tek başına geldi.To my surprise, the child came here by himself all the way from Yokohama.
Onu ölü bulduğumda benim için sürpriz oldu.I found, to my surprise, that she was dead.
Benim için sürpriz oldu, o, ödülü kazandı.To my surprise, he won the prize.
Bizim için sürpriz oldu, o, maçta yenildi.To our surprise, he was defeated in the match.
Benim için sürpriz oldu, onlar eti çiğ yediler.To my surprise, they ate the meat raw.
Benim için büyük sürpriz oldu, kazandık.To my great surprise, we won!
Benim için sürpriz oldu, o başarısız oldu.To my surprise, he has failed.
Benim için sürpriz oldu, o bir anda gözden kayboldu.To my amazement, it disappeared in an instant.
Bizim için sürpriz oldu, o Brezilya'ya tek başına gitti.To our surprise, she has gone to Brazil alone.
Benim için sürpriz oldu, o çok iyi İngilizce konuştu.To my surprise, she spoke English very well.
Bizim için sürpriz oldu, o hemen yeniden hayata döndü.To our surprise, she revived at once.
Benim için sürpriz oldu, o çok güzel bir aktrisle evlendi.To my surprise, he got married to a very beautiful actress.
Benim için sürpriz oldu, o, sınavda başarısız oldu.To my surprise, he failed the examination.
Benim için sürpriz oldu, o benim teklifimi reddetti.To my surprise, he refused my offer.
Benim için sürpriz oldu, güzel bir sesi vardı.To my surprise, he had a beautiful voice.
Bizim için sürpriz oldu, Tom Mary ile bizim partiye geldi.To our surprise, Tom came to our party with Mary.
Benim için sürpriz oldu, ünlü psikolog çocuk kaçırmakla suçlandı.To my surprise, the noted psychologist was accused of a kidnapping.
Benim için sürpriz oldu, antropolog cinayetle suçlandı.To my surprise, the anthropologist was accused of murder.
İlginç bir kişi olmak için aklınızı beslemek ve egzersiz yaptırmak zorundasınız.To be an interesting person you have to feed and exercise your mind.
İlginiz için teşekkür ederim.Thank you for your interest.
İçimden kusmak geliyor.I feel like vomiting.
köprü inşaatı için fiyat verilmişti.Bids were invited for building the bridge.
Profesör, dersi atlattığı için John'u azarladı.The professor scolded John for skipping class.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod