Gelecek için programın hakkında bana anlat.Tell me about your program for the future.
Elbisen ortam için uygun değil.Your dress is unsuitable for the occasion.
Senin için uygun olduğunda gel ve beni gör.Come and see me when it is convenient for you.
Senin için ne zaman uygun olursa gelebilir ve beni görebilirsin.You can come and see me whenever it's convenient for you.
Doğum günün için sana bir bisiklet vereceğim.I will give you a bicycle for your birthday.
Doğum günün için bir bisikletin olacaktır.You shall have a bicycle for your birthday.
Oğlunuz öğrenci hareketi içinde yer aldı, ben duydum.Your son took part in the student movement, I hear.
Gençliğinin bittiğini düşünmek için iyi bir nedenin olabilir.You may have good reason to think that your youth is over.
O, görev için uygundur.He is equal to the task.
Senin sigara içmeni yasaklıyorum.I forbid you to smoke.
Radyonu bisikletim için bana verir misin?Will you give me your radio for my bicycle?
Ben onun hatası için utanıyorum..I blush for your mistake.
Senin için bir model uçak yapacağım.I'll make a model plane for you.
Daha önce bana hiç yardım etmediğinden dolayı senin için riske girmeyeceğim.I'm not going out on a limb for you because you never helped me before.
Senin için yapabileceğim her şeyi yapacağım.I will do all I can for you.
Bana kızma, ben onu senin hatırın için yaptım.Don't be angry with me, for I did it for your sake.
Ben senin için herhangi bir şeyi yapmaya hazırım.I am ready to do anything for you.
Senin için her şeyi yapacağım.I will do anything for you.
Ben sizin için herhangi bir lanet şeyi yapardım.I'd do any damn thing for you.
Ben sizin için çemberlerden atlamak isterdim.I'd jump through hoops for you.
Yaptığın için sana saygı duyuyorum.I respect you for what you have done.
Senin için bazı iyi haberlerim var.I have some good news for you.
Sizin için ondan bir mesajım var.I have a message for you from her.
Seni görmek için can atıyorum.I am looking forward to seeing you.
Kızmak için nedenin yok.You have no cause for anger.
Hastalığım sırasında yaptığınız yardım için size borçlu hissediyorum.I feel indebted to you for your help during my illness.
Sizin için açık bırakılmış birkaç üst düzey pozisyon var.There are few high-ranking positions left open for you.
Benim içimde iyi bir arkadaşın var.You have a good friend in me.
Korkarım bu iş senin için çok fazla.I'm afraid this job is too much for you.
Seninle konuşmak için daha fazla zamanım yok.I have no more time to talk with you.
Senin durum analizinle ilgili aynı fikirde olmadığım için, maalesef aynı görüşte değilim.I beg to differ, as I disagree with your analysis of the situation.
Her ikiniz için içecek bir şey alacağım.I'll get something to drink for both of you.
Büyüyünceye kadar sigara içmemelisin.You must not smoke till you grow up.
Onun için sadece siz değil aynı zamanda ben de sorumluyum.You are not the only one responsible for it, I am too.
Bu iş için en iyi adamsın.You're the best man for the job.
Gelip gelmemen benim için önemli değil.It does not matter to me whether you come or not.
Onda kusur bulduğun için zalimsin.It is cruel of you to find fault with her.
Ben çalışmak için dışarı gitmene itiraz etmiyorum fakat çocuklara kim bakacak.I don't object to your going out to work, but who will look after the children?
Gelecek ay Tokyo'yu ziyaret edeceğin için çok mutluyum.I'm very happy you'll be visiting Tokyo next month.
Kızgın olmak için iyi nedenin var.You have good reason to be angry.
İçeri geldiğin zaman beni uyandırmasan iyi olur.You had better not wake me up when you come in.
İçtenlikle umuyorum ki yakında hastalığından iyileşeceksin.I sincerely hope that you will soon recover from your illness.
Benim için yaptıkların için yeterince teşekkür edemiyorum.I can't thank you enough for what you did for me.
Bir an için hatalı olduğunu düşünmüyorum.I do not for a moment think you are wrong.
Dışarı bakmanız için perdeyi açacağım.I'll open the curtain for you to look out.
Çağrını alabilmek için dün gece evde kaldım.I stayed home last night to be able to receive your call.
Sana çakmak için iyi bir düşüncem var,zira çok kaba davrandın.I have a good mind to strike you for being so rude.
Onun için üzüldüğün zaman gelecektir.The time will come when you will be sorry for it.
Böyle bir şeyi yapmaman için hiçbir sebep yok.There is no reason why you shouldn't do such a thing.
Onu yapmaman için çok sayıda sebepler var.There are a good many reasons why you shouldn't do it.
Onu yapmaman için çok sayıda nedenler var.There are a good many reasons why you shouldn't do it.
Onu yaptığın için seni suçlamıyorum.I don't blame you for doing that.
Bu sorunu çözmek senin için kolaydır.It is easy for you to solve this problem.
Bu nehirde yüzmen senin için tehlikelidir.It is dangerous for you to swim in this river.
İşte senin için bir mektup.Here is a letter for you.
Ayakkabılarınızı giyin. Akşam yemeği için dışarı çıkalım.Put on your shoes. Let's go out for dinner.
Ayakkabım zarar gördü. Acı içindeyim.My shoes hurt. I'm in agony.
Ayakkabıların çok küçük olduğu için ayakların şişmiş.Your feet are swollen because your shoes are too small.
Sumida artık yüzmemiz için iyi bir nehir değil.The Sumida is not a good river for us to swim in any more.
Açlık çocuğu yazar kasadan para çalmak için zorladı.Hunger compelled the boy to steal money from the cash register.