Ana içeriğe geç
Sözlük

iç ile cümle

iç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen oğlunuzun evliliğinde en içten tebriklerimizi kabul edin.Please accept our heartiest congratulations on the marriage of your son.
Girdileriniz için can atıyoruz.We look forward to your entries.
Katıldığın için çok teşekkür ederim.Thank you very much for attending.
Benim için yaptığını takdir ediyorum.I appreciate what you've done for me.
İyiliğin için sana derinden minnettarım.I am deeply grateful to you for your kindness.
Kibarlığın için derinden minnettarım.I'm deeply grateful for your kindness.
Zahmetin için teşekkür ederim.Thank you for your trouble.
Yardımınız için şimdiden teşekkür ediyorum.Thank you in advance for your help.
İşbirliğiniz için şimdiden teşekkür ederiz.Thank you in advance for your cooperation.
Nazik yardımın için teşekkür ederim.Thank you for your kind assistance.
Senin işbirliği için teşekkür ederiz.Thank you for your cooperation.
İşbirliğiniz için teşekkürler.Thank you for your cooperation.
Sana yardım edemediğim için üzgünüm.I regret that I can't help you.
Yardımınız için size minnettarım.I am grateful to you for your help.
Biz yardımınız için size minnettarız.We appreciate your help.
Bizime birlikte çay içmez misin?Won't you have tea with us?
Bilgisayar kullanmak için yazmayı öğrenmelisin.In order to use a computer, you must learn to type.
Merhaba! Ben Ichirou Tanaka. Tanıştığımıza memnun oldum.Hi! I'm Ichirou Tanaka. Nice to meet you.
Onun bu fırtınalı havada dışarı çıkması için deli olması gerekir.He must be crazy to go out in this stormy weather.
Bu gereksiz işlevi ne için eklediler?What did they add this needless function for?
Bir kız için gece geç saatte kendi başına dışarı çıkması güvenli değildir.It is not safe for a girl to go out by herself so late at night.
Ben, sizi bu kadar uzun beklettiğim için üzgünüm.I am sorry to have kept you waiting so long.
Sizi sabah çok erken aradığım için lütfen beni bağışlayın.Please excuse me for calling you so early in the morning.
Bu ılık hava şubat için anormaldir.This warm weather is abnormal for February.
Böylesine büyük bir hediye bizim için beyaz bir fildir.Such a big gift is a white elephant to us.
Böylesine büyük bir evi geçindirmek için çok para gerekir.It takes a lot of money to keep up such a big house.
Böyle devam etmek benim için kesinlikle imkansızdır.It's absolutely impossible for me to go on like this.
Böyle bir şey almadığım için memnunum.I am glad I did not buy such a thing.
Size böyle aptalca bir soru sorduğum için utanıyorum.I'm ashamed to ask you such a silly question.
Bütün bu dertleri başına açtığım için üzgünüm.I'm sorry to cause you all this trouble.
Sizi çok uzun beklettiğim için üzgünüm.I'm sorry to have kept you waiting so long.
Başına çok fazla bela olduğum için üzgünüm.I'm sorry to trouble you so much.
Bana böylesine güzel bir hediye gönderdiğiniz için çok naziksiniz.It is very kind of you to send me such a nice present.
Buna inanmayabilirsin ama ben hiç içki içmiyorum.You may not believe this, but I don't drink at all.
O böyle bir şey inanmak için aptal olmalı.He must be stupid to believe such a thing.
Böyle bir şey yapmak için aptal olmalı.He must be a fool to do such a thing.
Böyle ıvır zıvır için bu kadar çok para ödemek cinayettir.It is criminal to pay so much money for such trifles.
Bana konser için bir bilet alır mısın?Will you get me a ticket for the concert?
O şanslıydı ve biz konser için biletler aldık.It was lucky that we got the tickets for the concert.
Konser için bilet alırken zorlandım.I had difficulty getting a ticket for the concert.
Buradaki konser için bilet var mı?Are tickets for the concert available here?
Otuz dakika içinde döneceğim böylece zamanında konserde olacağım.I'll be back in thirty minutes so I'll be in time for the concert.
İşte doğum günün için bir hediye.Here is a present for your birthday.
Sizin için bunu götürebilir miyim?Can I put this up for you?
Sizin için daha mutlu olamazdık.We couldn't be happier for you.
Buna benim için bakar mısın?Could you keep this for me?
Bunu gelecekte kullanmak için saklayacağız.I'll keep this for future use.
Eğer bunu benim için yapsaydınız çok memnun olurdum.I would be very pleased if you did this for me.
Kesin olarak içkiyi bırakacağım.I'll give up drinking once and for all.
Bunları benim için nakite çevirir misin?Can you cash these for me?
Bu senin için bir örnek olsun.Let this be an example to you.
Bunu çözmek için bir yol olmalı.There must be some way to solve this.
Bunu benim için taşı.Carry this for me.
Bunu benim için kopyalar mısın?Can you copy this for me?
Bunu benim için kopyalar mısınız?Can you copy this for me?
İki gün içinde bunu bitirmek imkansız.It is impossible to finish this in two days.
Bu hepsinin içinde en ilginç kitaptır.This is the most interesting book of all.
Bu sorunlar benim için önemli.These problems are important to me.
Bu konular benim için hiç önemli değil.These matters are of no importance to me.
Bu mallar için gümrük vergisi yok.These goods are free of duty.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod