Ana içeriğe geç
Sözlük

iç ile cümle

iç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu bıçak benim için çok yararlıydı.This knife was very useful to me.
İçeri girmeyi başardım.I managed to get in.
Onu yapmak için zamanım olup olmayacağını bilmiyorum.I don't know if I'll have time to do it.
Hadi çok fazla acele içinde olmayalım.Let's not be in too much of a hurry.
Sizin cesur ruhunuz sizi içinden taşıyacak.Your undaunted spirit will carry you through.
Senin çok iyi bir avukat olacağına dair içimde bir his var.I have a feeling you'll be a very good lawyer.
Yorgun göründüğün için biraz dinlensen iyi olur.Since you look tired, you had better take a rest.
Onu kızdırmamak için dikkatli olmalısın.You must be careful not to make him angry.
Kayıp için ona pes etmemelisin.You should not give him up for lost.
İçeri girmemelisin.You must not come in.
Tek başına yüzmeye gitmek için yeterince yaşlı değilsin.You are not old enough to go swimming by yourself.
Tek yapmanız gereken geç kaldığınız için özür dilemek.All you have to do is apologize for being late.
Yardım için başkalarına bağımlı olmamalısınız.You mustn't depend on others for help.
Yakında herkesin içinde konuşmaya alışacaksın.You will soon get used to speaking in public.
Fazla yemek yememek için dikkatli olsan iyi olur.You had better be careful not to overeat.
Dışarı çıkmak için özgürsün.You are free to go out.
Dışarı çıkmak için özgürsünüz.You are free to go out.
İçmekten vazgeçmelisin.You should give up drinking.
İçkiye son çare olarak başvurmamalısın.You should not resort to drinking.
Sigara ve içki içmekten vazgeçmelisin.You should give up drinking and smoking.
Hobin için o kadar çok para harcamamalısın.You ought not to have spent so much money on your hobby.
Hobin için bu kadar çok para harcamamalıydın.You ought not to have spent so much money on your hobby.
Başarısız olmamak için çok çalışmalısın.You must work hard in order not to fail.
Gelirine uygun bir şekilde yaşamak için ekstra giderleri kısmalısın.You must cut down on extra expenses in order to live within your means.
Eylemlerin için sorumlu olmalısın.You should be responsible for your actions.
Siz de muayene için hazırlanabilirsiniz.You may as well prepare for your examination.
En kötüsü için hazır olmalısınız.You should be ready for the worst.
Sigaradan vazgeçmen sağlığın için daha iyi olur.You had better give up smoking for your health.
Sağlığın için sigara içmeyi bıraksan iyi olur.You had better give up smoking for your health.
Sigarayı bırakmak için gayret etmelisin.You should make an effort to stop smoking.
Görev başında sigara içmesen iyi olur.You had better not smoke while on duty.
Toplantıya katılmak için yetkili değilsiniz.You are not entitled to attend the meeting.
Ehliyet almak için halen çok küçüksün..You're still too young to get a driver's license.
Daha fazla kitap okuman senin için daha iyi olurdu.It would be better for you to read more books.
Bunu bilmek için yeterince yaşlısın.You are old enough to know this.
Sürücü ehliyeti almak için yeterli yaşta değilsin.You're not old enough to get a driver's license.
Sürücü ehliyeti almak için yaşınız yeterli değil.You're not old enough to get a driver's license.
Sürücü belgesi almak için yaşın yeterli değil.You're not old enough to get a driver's license.
Ne için paraya ihtiyacınız var?What do you need the money for?
Sizi bizim şirketimiz için çalışmaya ne karar verdirdi?What has made you decide to work for our company?
Buraya ne için geldiniz?What have you come here for?
Ne için buraya geldiniz?What have you come here for?
Çok fazla sigara içiyorsun. Azaltmalısın.You smoke far too much. You should cut back.
Sigara içmeyi bırakmalısın.You must give up smoking.
Böyle arkadaşlarınız olduğu için çok şanslısınız.You are very fortunate that you have such friends.
O makam için adaylığını koymalısın.You should apply for that post.
Bana bunun için bir özür borçlusun.You owe me an apology for that.
Sen yardım çalışmaları için fon toplamak zorundasın.You have to raise funds for the relief work.
Sen böyle iyi arkadaşlara sahip olduğun için şanslısın.You are fortunate for having such good friends.
Bu araba için çok fazla istiyorsun.You are asking too much for this car.
Sen iş için uygunsun.You are suitable for the job.
Burada sigara içemezsin.You are prohibited from smoking here.
Üç fincan kahve içtin.You've drunk three cups of coffee.
Sınıfınla aynı düzeye gelmek için çok çalışmalısın.You have to study hard to catch up with your class.
Üşüttüğün için dışarı çıkmamalısın.Since you have a cold, you must not go out.
Akşam yemeği için eve zamanında gelmediğinden dolayı babandan özür dilemelisin.You should apologize to Dad for not coming home in time for supper.
Birkaç gün içinde araba sürebileceksin.You'll be able to drive a car in a few days.
Düğünün için biraz para biriktirsen iyi olur.You had better set some money apart for your wedding.
Arkadaşlığın benim için değerli.Your friendship is most precious to me.
Cesaretin için sana hayranım.I admire you for your courage.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod