Böyle aptalca bir şey için endişe etme.Don't worry about such a silly thing.
Senin için söylemesi kolay.That's easy for you to say.
Böyle bir şey için endişe etmeyin.Don't worry about such a thing.
Böyle bir şey söylemek için aptal olmalı.She must be stupid to say such a thing.
Böyle bir şey yapmak için kendimi ikna edemiyorum.I cannot bring myself to do such a thing.
Böyle bir şey yaptığı için çılgın olmalı.He must be crazy to do such a thing.
Eğer o tür şeyler yaparsan, onun için adil değil.If you do that kind of thing, it's not fair to her.
Yaptığım şey için üzgünüm.I'm sorry for what I did.
Böyle bir şey benim için birçok kez oldu.Such a thing has happened many a time to me.
Biz çocuklar için noel hediyesi almaya başlamalıyız.We should start getting Christmas gifts for the children.
Bizim bunu anlamamız için biraz ipucuna ihtiyacımız var.We need some clues to understand it.
Onu anlamak için, yalnızca bu kitabı okumak zorundasın.To understand it, you have only to read this book.
Onu bildiğim için çok rahatladım.I am very much relieved to know that.
Onu almak için yeterli parası var.He has enough money to buy it.
Onu taşımak için bir çantaya ihtiyacım var.I need a bag to carry it in.
Onu benim için satın al, lütfen.Buy it for me, please.
Onu açmak için bir alete ihtiyacımız var.We need a tool to open it with.
Onu açmak için boşuna uğraştım.I tried in vain to open it.
Onu kırmamak için dikkat etmelisin.You must take care not to break it.
Lütfen onu benim için bir kenara koy.Please put it aside for me.
Onu yapmak için özel bir alete ihtiyacın olacak.You'll need a special tool to do it.
Bunu yapmak için kimse yok.There is no person to do it.
Onu tekrar yapmaman için seni defalarca uyardım.I've warned you over and over again not to do it.
Onu yapman için sana izin vereceğim.I will give you permission to do it.
Onlar insanları mutlu etmek için kullanılacak.They will be used for making people happy.
Onlar ne için?What are they for?
Bu kurallar bir tek istisna olmadan herkes için geçerlidir.Those regulations all apply to everyone without a single exception.
Bunun için birkaç neden var gibi görünüyor.There seem to be several reasons for that.
O, benim bir arkadaşım için.It's for a friend of mine.
O benim için büyük bir şoktu.It was a great shock to me.
Bu benim için çok zordu.It was too difficult for me.
O benim için çok zordu.It was too difficult for me.
Ben bu iş için biçilmiş kaftanım.That is the sort of job I am cut out for.
O, onun doğum gününü kutlamak için bir partiydi.It was a party to celebrate her birthday.
Bu onun için bir hakarettir.It is an insult to her.
Bu onun avantajı için.It is to his advantage.
O, onun için çok iyi bir deneyim oldu.It was a very good experience for him.
O, onun için de geçerlidir.That applies to him too.
Zararlı kimyasallar içeriyordu.It contained harmful chemicals.
Tartışma için uygun bir başlık değil.It's not a suitable topic for discussion.
O, herkes için aynı.It's the same for everyone.
Bu birkaç aylık zaman içerisinde unutulacak.It'll be forgotten in a few months' time.
Önemli olduğu için, ona katılacağım.Since it's important, I'll attend to it.
Bu bizim için büyük bir darbeydi.It was a great blow to us.
Bu bizim için çok zor bir iş.It is a very difficult job for us.
O benim kişisel kullanımım için.It's for my personal use.
Bu, benim hatıralarımın içinde.That is in my recollections.
O benim ailem için.It's for my family.
Bu benim için yepyeni bir top oyunu.It's a whole new ball game for me.
Bu benim için çok yeni bir durum.It's a whole new ball game for me.
Benim için fark etmez.It makes no difference to me.
Bu benim için küçük bir sonuçtur.It is of little consequence to me.
Benim için çok zor gibi görünüyor.It seems very difficult for me.
O benim için bir ilhamdı.It was a revelation to me.
Benim için çok zordur.It's too difficult for me.
Bu benim için iyi bir haber.That's good news to me.
Onun için suçlanacağım.I am to blame for it.
Bu, suçlular için en insancıl ceza değil midir?Isn't that the most humane punishment for criminals?
Bizim bunun için iyi bir fiyatımız var.We got a good price for that.
Görmek için güzel bir manzaraydı.It was a lovely sight to see.