Ana içeriğe geç
Sözlük

iç ile cümle

iç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Sigara içmemin bir sakıncası var mı?Would you mind if I smoke?
Sigarayı içmeyi bırak.Stop smoking.
Çok fazla sigara içmek sağlık için iyi değil.It is not good for the health to smoke too much.
O, sigara içmeyi bırakmak için karar verdi.He made a resolve to stop smoking.
Sigarayı içmeyi bıraksan iyi olur.You'd better give up smoking.
Eğer George sigara içmeyi bırakmazsa akciğer kanseri gelişme riskini göze alır.If George doesn't stop smoking, he will run the risk of developing lung cancer.
Lütfen sigara içmeyi bırak.Please give up smoking.
Sigara içenlerin arka koltuklarda oturmaları rica edilir.Smokers are asked to occupy the rear seats.
Ben bir sigara içeyim.Let me have a cigarette.
Sigara içmek çok zarar verir ama hiç fayda vermez.Smoking does much harm but no good.
Sigara içmek onun sağlığını etkiledi.Smoking has affected his health.
Sigara içmemelisin.You must not smoke.
Sigara içmenin sağlığın için iyi olmadığını aklında tut.Keep in mind that smoking is not good for your health.
Sigara içmenin zararlı olduğu iddiası kabul edildi.The argument that smoking is injurious has become accepted.
Sigara içmenin sağlık için zararlı olduğu apaçık.It goes without saying that smoking is bad for the health.
Sigara içmenin sağlık için zararlı olduğunu söylemeye gerek yok.It goes without saying that smoking is bad for the health.
Sigara içmek sağlık için faydalı değildir.Smoking is not good for the health.
Sigara içmek sağlığınız için zararlı.Smoking is bad for your health.
Ben sigara içmem.I don't smoke.
Sigara içmeyi bırakacağıma söz veriyorum.I give my pledge that I will quit smoking.
O, sigara içmeyi bırakmayacağını söylüyor.He says he will not give up smoking.
Sigara içme alışkanlığından vazgeçmek zor.It's hard to shake the smoking habit.
Sigara içmemeniz rica ediliyor.You are requested not to smoke.
Sigara içmemin sizce bir sakıncası var mı?Would you mind if I smoked?
Daha az sigara içmelisin.You should smoke less.
Aşırı sigara içmek sağlığa zarar verir.Excessive smoking will injure your health.
Bazen, sadece ellerim bir şey yapsın diye sigara içiyorum.Sometimes I smoke just to give my hands something to do.
Her zaman sigara fiyatları yükseliyor, çok sayıda insan sigara içmeyi bırakmaya çalışıyor.Every time cigarettes go up in price, many people try to give up smoking.
Ben bir sigara için yanıp tutuşuyordum.I was aching for a cigarette.
Ne olabileceği önemli değil, ben hep bunun için hazırlandım.No matter what may happen, I am always prepared for it.
O iş için Nagoya'ya gitti.He's gone to Nagoya on business.
Takeshi bir soru sormak için elini kaldırdı.Takeshi raised his hand to ask a question.
Takeshi İngilizce öğrenmek için Londra'ya gitmeyi umut ediyor.Takeshi hopes to go to London to study English.
Bir taksi durdurmak için elimi kaldırdım.I held up my hand to stop a taxi.
Taksiye binmek benim için bir lüks.Taking a taxi is a luxury for me.
Çok miktarda yemek artığı içeride kaldı.Lots of leftovers remained inside.
Fakat şimdi benim için bir şey kalmadı.But now, nothing is left for me.
Şehir merkezi için otobüs durağı nerede?Where is the bus stop for downtown?
Şehir merkezinde buluşabiliriz. Bu sizin için uygun olur mu?We could meet downtown. Would that be convenient for you?
Bir stratejiyi özenle hazırlamak için ara verelim.Let's take time out to elaborate a strategy.
Seni çok fazla rahatsız ettiğim için üzgünüm.I am sorry that I have troubled you so much.
Tayland'ta insanlar yiyecek içecek ve oyuncaklar için hindistan cevizi kullanırlar.In Thailand, people use coconuts for food, drink and toys.
Tayland'da ülkenin bazı kısımları pirinç yetiştirmek için şimdiden aşırı kuru hale geldi.In Thailand it has already become too dry to grow rice in some parts of the country.
Kahvaltıda genellikle bir bardak süt içerim.I usually have a glass of milk for breakfast.
Biz genellikle içme partileri için dışarı çıkarız.We usually go out for drinking parties.
Çoğu Japon, suyu musluktan içer.Most Japanese drink water from the tap.
Çoğu öğrenciler dönem sınavı için hazırlık yapıyor.Most students are doing preparation for the term examination.
Kaplanlar oyunu kaybetti, bizim için bir sürpriz oldu.The Tigers lost the game, which was a surprise to us.
Onlar böyle saçmalıklara inanmak için deli olmalılarThey must be crazy to believe such nonsense.
O mevkideki bir kitapçı hayatta kalmak için yeterli para para kazanmaz.A bookstore in that location wouldn't make enough money to survive.
Öyle söylediğim için beni affet.Pardon me for saying so.
Böyle bir şey söylemek için deli olmalı.He must be crazy to say such a thing.
Böyle bir şey yapmak için aptal olmalısın.You must be a fool to do such a thing.
Bu tür bir davranış için hiçbir gerekçe yoktur.There is no excuse for such behavior.
O salaklar içindir.That's for suckers.
Böylesine uzun bir mesafeyi yürüdüğü için iyi bir yürüyüşçü olmalı.He must be a good walker to have walked such a long distance.
Benim için bu kadar hızlı koşmak imkânsız.Running so fast is impossible for me.
Çok fazla sigara içmemelisin.You shouldn't smoke so much.
Birdenbire, pek çok kitap için para ödeyemediğimi hatırladım.All of a sudden, I remembered that I couldn't pay for so many books.
Para için o kadar çok kaygılanma.Don't worry about money so much.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod