Ana içeriğe geç
Sözlük

iç ile cümle

iç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hangi gazete için çalışıyorsunuz?Which newspaper do you work for?
Hangi şirket için çalışıyorsunuz?Which company do you work for?
Kim için çalışıyorsun?Who do you work for?
Sırası gelmişken, annemi görmek için gelmek ister misin?By the way, would you like to come and see my mother?
Bir yere gitmek için bir otobüse binmek zorundayım.I have to take a bus to go anywhere.
Benzin için nerede ödeme yapacağım?Where do I pay for the gas?
Otobüsten nerede ineceğimi bilmediğim için sürücüye sordum.Not knowing where to get off the bus, I asked the driver.
Sizin için neresi uygun?Where's convenient for you?
Bir içki içmeye gitmek ister misin?Would you like to go have a drink?
Bir yerde içki içmek için dışarı çıkmak ister misiniz?Would you like to go out to have a drink somewhere?
Öğle yemeği yemek için iyi bir yer biliyor musunuz?Do you know a good place to have lunch?
Ara sıra eğlence için tenis oynarım.Every now and then, I play tennis for recreation.
Ara sıra iş için Londra'ya gideriz.Now and then, we go to London on business.
Bazen bir başkasının duygularına zarar vermemek için yalan söyleriz.Sometimes we lie to keep from hurting someone else's feelings.
Eve gitmek için nasıl plan yaparsın?How do you plan to get home?
Sonunda, gerçek bizim için gözler önüne serildi.At last, the truth was revealed to us.
Sonunda satıcı pahalı makineyi almam için beni ikna etti.Eventually the salesman persuaded me to buy the expensive machine.
İçeri girmeden önce kapıyı çal lütfen.Please knock before you come in.
Lütfen içeri girin.Please step inside.
Lütfen öneride bulunmak için çekinmeyin.Please feel free to make suggestions.
Niçin içeriye gelmiyorsun?Why don't you come in?
İçeri girsene.Why don't you come in?
Onu ne için yapıyorsun?What are you doing that for?
Ne yapacağımı bilmediğim için yardım istedim.Not knowing what to do, I asked for help.
Ne yapacağımı bilmediğim için polisi aradım.Not knowing what to do, I telephoned the police.
Başım hakkı için onun adını hatırlayamadım.For the life of me, I couldn't remember his name.
Eğer sigara içeceksen, lütfen dışarı çıkın.If you are going to smoke, please go outside.
İşi almak için kendimi ikna edemedim.I couldn't bring myself to take the job.
Ne için buraya geldin?What did you come here for?
Onlar sana niçin yaşamak için İngilizce öğrenmek zorundasın diyorlar?Why do they say you have to learn English to survive?
Ne yapacağını bilmediği için, sessiz kaldı.Not knowing what to do, she remained silent.
Dikkatli dinlemen için sana yalvarıyorum.I beg of you to listen carefully.
Lütfen sigara içmeyin.Kindly refrain from smoking.
O, ne söyleyeceğini bilmediği için, sessiz kaldı.As he didn't know what to say, he remained silent.
Buraya gelmek için beni neyin motive ettiğini bilmiyorum.I don't know what motivated me to come here.
Almanca konuşmak için çok az fırsatımız var.We have few opportunities to speak German.
Kapıyı kapattıktan sonra anahtarımı içeride bıraktığımı hatırladım.After I shut the door, I remembered I had left my key behind.
Kapıyı aç ve içeri girmem izin ver, lütfen.Open the door and let me in, please.
Sen kapıyı açmak için iter misin?Can you push the door open?
Kapı içeriden kilitli kaldığı için, o, eve giremedi.The door remaining locked up from inside, he could not enter the house.
Kapıyı kapatabilmemiz için biraz ilerler misiniz?Could you move forward so we can close the door?
Kapı kilitliydi, bu yüzden içeriye giremedim.The door was locked, so I couldn't get in.
Kapı kilitliydi ve içeri giremedik.The door was locked and we couldn't get in.
TV izlemek için fazla zaman harcama.Don't spend so much time watching TV.
Televizyon için yer açmalısın.You must make room for the television.
Televizyonun onun için büyük bir cazibesi vardır.Television has a great appeal for him.
Televizyon bilgi sağlamak için çok önemli bir araçtır.Television is a very important medium through which to provide information.
Televizyon bilgi vermek için çok önemli bir araçtır.Television is a very important medium for giving information.
TV'nin icadı günlük hayatımızda köklü bir değişime neden oldu.The invention of TV caused a drastic change in our daily life.
TV için uzaktan kumanda nerede?Where's the remote control for the TV?
Tenis oynamak benim için kolay.It is easy for me to play tennis.
Tenis oynayalım. 10.30 için bir kort ayırttım.Let's play tennis. I've booked a court for 10:30.
Ted amca, pandaları göstermek için bizi hayvanat bahçesine götürdü.Uncle Ted took us to the zoo in order to show us the pandas.
Ted'in öksürüğünün sigara içmekten kaynaklandığından eminim.I'm sure that Ted's cough is due to smoking.
Sınav için çok çalışmadığıma pişmanım.I regret not having studied hard for the test.
Keşke test için daha çok çalışsaydım.I wish I had studied harder for the test.
Tatlı için ne istersin, dondurma mı yoksa taze meyve mi?What would you like for dessert, ice cream or fresh fruit?
Tatlı için yer ayırmaya çalışıyorum.I'm trying to save room for dessert.
Tatlı için peynirli kek istiyorum.I'd like to have cheesecake for dessert.
Onu açıklamak için sana meydan okuyorum.I defy you to make it public.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod