Ana içeriğe geç
Sözlük

iç ile cümle

iç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Sevgililer Günü'nde çikolata göndermek, Hristiyan olmayanlar için aptalca bir başlangıç.It is a silly practice for non-Christians to send chocolates on St. Valentine's Day.
Geçit töreni kalabalığın içinden gitti.The parade went through the crowd.
Bütün yolu sadece onun evden uzakta olduğunu anlamak için yürüdüm.I went all the way to see her only to find her away from home.
Paris'in içinden akan nehir, Seine'dir.The river which flows through Paris is the Seine.
Paris Japon kızları için büyük bir cazibeye sahiptir.Paris has a great charm for Japanese girls.
Paris, özgürlüklerini savunmak için elinden geleni yaptı.Paris did her best to defend her liberties.
Paris'i görmek için can atıyorum.I'm dying to see Paris.
Harry, Sally'ye yalan söylediği için utanıyor.Harry is ashamed of having lied to Sally.
Barry Taylor'un ismi başkanlık makamı için ileri sürüldü.Barry Taylor's name has been put forward for the post of chairman.
Bir birahane bira içmek için popüler bir toplanma yeridir.A pub is a popular gathering place in which to drink beer.
Oynamak için dışarı çıkabilir miyim, baba?Can I go out to play, Dad?
Pat elbiselerini çıkardı ve içeri daldıPat stripped off his clothes and dived in.
İki gece için banyolu tek kişilik bir oda istiyorum.I'd like to have a single room with a bath for two nights.
Pasaport almam için en iyi yol nedir?What's the best way for me to get a passport?
Otobüs yolcuları almak için durdu.The bus stopped to take up passengers.
Otobüs, beş dakika içinde ayrılacak.The bus leaves in five minutes.
Otobüs on dakika içinde gelecektir.The bus will arrive within ten minutes.
Otobüs servisi olmadığı için, biz, istasyona giden bütün yolu yürümek zorunda kaldık.As there was no bus service, we had to walk all the way to the station.
Otobüs biletçisi o, bilet ücretini ödeyemediği için ona otobüsten inmesini söyledi.The bus conductor told her to get off because she could not pay the fare.
Otobüse binmek için bir bilet almalısın.You must buy a ticket to get on the bus.
Otobüs geç kaldığı için, taksiye bindim.As the bus was late, I took a taxi.
Otobüs olmadığı için, yürümek zorunda kaldım.Since there was no bus, I had to walk.
Ben pijamalar içinde kahvaltı yaptım.I had breakfast in pajamas.
İşte, uçakta okuman için bir dergi.Here's a magazine for you to read in the plane.
Motorsiklete binmek gençler için tehlikeli olabilir.It can be dangerous for young people to ride motorcycles.
Yürüyüşe çıkmak için en iyi mevsim sonbahardır.Autumn is the best season for going on hikes.
Yürüyüş günümüz için bir öğle yemeği getir.Bring a lunch for our day of hiking.
Kemancı, çalmak için sinyali bekler.The violinist waits for the signal to play.
Evet. O, on iki saniye içinde 100 metreyi koşabilir.Yes. He can run 100 meters within twelve seconds.
Parti başka insanlarla arkadaş olmak için elverişli bir yerdir.A party is a good place to make friends with other people.
Parti için hazırlanmama yardım eder misin?Will you help me prepare for the party?
Parti için düzenlemelerle ilgileneceğiz.I'll see to the arrangements for the party.
Ben parti hakkında duyduğum için çok mutluyum.I'm very happy to hear about the party.
Partiye geç kalmamak için taksi tuttu.He took a taxi so as not to be late for the party.
Beni partiye davet ettiğiniz için teşekkür ederim.Thank you for inviting me to the party.
Beni partiye davet ettiğin için minnettarım.I am grateful to you for inviting me to the party.
Ben parti için sabırsızlanıyorum.I just can't wait for the party.
Parkmetre için ona ihtiyacım var.I need it for the parking meter.
Susadığım için su içtim.Since I was thirsty, I drank water.
Susadım. Bir fincan kahve içmek istiyorum.I am thirsty. I would like to have a cup of coffee.
Benim için alışverişe gider misin, tatlım?Honey, will you go shopping for me?
Bir an için sizi rahatsız edebilir miyim?May I bother you for a moment?
Ben bir an için sizi rahatsız edebilir miyim?May I bother you for a moment?
Sarımsak yemeğin lezzetini artırmak için kullanılır.Garlic is used to improve the taste of food.
Ben New York'tayken nazik yardımın için teşekkür ederim.Thank you for your kind assistance while I was in New York.
New York'ta Chicago için tren değiştirin.Change trains at Chicago for New York.
İşte sizin için biraz haber.Here's some news for you.
Nick otobüsü yakalamak için acele etti.Nick hurried to catch the bus.
Ne cevap vereceğimi bilmediğim için, sessiz kaldım.Not knowing what to answer, I kept silent.
Ne söyleyeceğimi bilmediğim için sessiz kaldım.Not knowing what to say, I kept silent.
O hata için bir şekilde ondan özür dilesen iyi olur.You had better apologize to him for that failure in some way or other.
Nancy kendisi için hiçbir şeye karar veremez.Nancy can't decide anything for herself.
Nancy beş yıldan fazla süredir ablam ile iyi ilişkiler içindedir.Nancy has been on good terms with my sister for more than five years.
Nancy benim ilgilenmem için sert bir kız.Nancy is a hard girl for me to deal with.
Nancy, burada sizin için bir mektup var.Nancy, here's a letter for you.
Tembel olduğu için öğretmeni tarafından azarlandı.He was scolded by his teacher for being lazy.
Tembel olduğu için öğretmeninden azar yedi.He was scolded by his teacher for being lazy.
Yardım etmek için yapabileceğim bir şey var mı?Is there anything I can do to help?
Bana içecek güzel bir şey ver.Give me something nice to drink.
Niçin onun için göndermeliydi?Why should she have sent for him?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod