Radyo, Marconi tarafından icat edilmiştir.The radio was invented by Marconi.
Bir rugby oyunu için kaç kişiye ihtiyacınız var?How many people do you need for a rugby game?
Develer genellikle çölde seyahat etmek için kullanılır.Camels are often used to travel in the desert.
Biz leylakları görmek için birkaç hafta beklemeliyiz.We must wait for a few weeks to see the lilacs.
Aslanlar yiyeceği almak için birbirleri ile döğüştüler.The lions fought with each other to get food.
Aslan kafesinden dışarı çıkmak için mücadele etti.The lion struggled to get out of his cage.
Aslan bütün gün kafesinin içinde ileri geri yürüdü.The lion walked to and fro in its cage all day.
Size daha iyi hizmet verebilmek için, çağrınız izlenebilir.In order to serve you better, your call may be monitored.
Besinin kolay sindirebilmesi için iyi çiğnenmesi gerekir.Food must be chewed well to be digested properly.
Üzerinde düşünmem için bana birkaç gün daha ver.Give me another couple of days to think it over.
Avrupa'ya giden bir arkadaşı yolcu etmek için havaalanına gittim.I've just been to the airport to see off a friend who was leaving for Europe.
Kitabı bana vermesi için sonunda onu ikna ettim.I finally talked her into lending me the book.
Çok sayıda iyi arkadaşım olduğu için mutluyum.I am happy to have so many good friends.
İyi arkadaşlar seçmek bizim için önemli.It is important for us to choose good friends.
Güzel bir gün, değil mi? Neden bir yürüyüş için dışarı çıkmıyoruz?A nice day, isn't it? Why not go out for a walk?
İyi bir koltuk almak için yapmanız gereken tek şey, erken çıkmaktır.All that you have to do to get a good seat is to leave early.
İyi bir koltuk almak için erken gidin.Go early in order to get a good seat.
İyi yiyecek ve yeterli uyku, iyi bir sağlık için kesinlikle gereklidir.Good food and enough sleep are absolutely necessary to good health.
İyi bir vuruşcu olmak için, gevşek tutmalısın ve içgüdünü izlemelisin.To be a good batter, you've got to hang loose and follow your instincts.
İyi kahveyi kötü kahveden ayırt etmek için dilini eğitmelisin.You must educate your tongue to distinguish good coffee from bad.
United Airlines için kontuar nerede?Where's the counter for the United Airlines?
UA 111 için biniş kapısı nerede?Where is the boarding gate for UA 111?
Acele etme. Alışveriş yapmak için bütün öğleden sonramız var.Take your time. We have all afternoon to shop.
Açıkçası, yapmak istediğim her şeyi yapmak için zamanım yoktu.I simply haven't the time to do everything I want to do.
Kıt kanaat geçinmek için çok çalıştık.We worked hard to make ends meet.
Yapacak çok şey olduğu için, depresyona girdim.Having much to do, I felt depressed.
Yorgunluk belirtileri için yüzünü inceledi.I studied his face for signs of weariness.
Onun yumuşak konuşmasıyla kolaylıkla içeri alındım.I was easily taken in by his smooth talk.
Bazı insanlar kilo vermek için öğün atlarlar.In order to lose weight some people skip meals.
Zayıflamak için en iyisi biraz spor aktivitesine başlamak.In order to lose weight, it is best to take up some sport.
Tom onu sevmek için zamanında geldi.In time, Tom came to love her.
Montgomery'de otobüslerin içinde ırk ayrımcılığı vardı.The buses in Montgomery were segregated.
Artık şüphe için herhangi bir yer yok.There is no longer any room for doubt.
Her şey için bir ilk olmak zorunda.There has to be a first time for everything.
Ben onu daha açık renk içinde severim.I'd like it in a brighter color.
Daha çok kitap okumak için kendime söz verdim.I have promised myself to read more books.
Keşke onunla konuşmak için daha fazla zamanım olsa.I wish I had more time to talk with her.
Kentin daha fazlasını görmek için otobüsle gidelim.Let's go by bus to see more of the city.
Sana çabucak cevap vermediğim için üzgünüm.I'm sorry I didn't reply to you sooner.
Kısa sürede cevap vermediğim için üzgünüm.Sorry I didn't reply sooner.
Daha erken yazmadığım için lütfen beni affet.Please forgive me for not having written sooner.
Size kısa sürede e-posta yazmadığım için üzgünüm.Sorry I didn't e-mail you sooner.
Daha genç olsam, okumak için yurt dışına giderim.If I were younger, I would go abroad to study.
Daha iyi sonuçlar almak için kendin uygulamalısın.You should exert yourself to get better results.
Onunla görüşmek için kesinlikle gideceğim.I'll certainly go and see him.
O yarın gelse konuşmak için daha fazla zamanım olur.If he came tomorrow, I would have more time to talk.
Eğer onu kolundan yakalamasaydı, göletin içine düşmüş olacaktı.She would have fallen into the pond if he had not caught her by the arm.
Öyle içmeyi sürdürürse, sorun yaşayacak.If he carries on drinking like that, he's going to have a problem.
Sizin için uygunsa saat üçte geleceğim.I'll come at three o'clock if it is convenient to you.
Başarılı olmak için çok çalışmalısın.If you are to succeed, you must work hard.
Eve gitmeden önce, rahatlamak için birkaç içki içerim.Before going home, I have a few drinks to relax.
Tavsiyemi dinleseydin, böyle bir sorunun içinde olmazdın.If you had taken my advice, you wouldn't be in such trouble.
Uçmak için kanatlarım olsaydı, onu kurtarmaya giderdim.If I had wings to fly, I would have gone to save her.
Yerinde olsam, burs için müracaat ederim.If I were you, I would apply for the scholarship.
Eğer çocuğunuz zehir içerse, derhal hastaneye götürün.If your child drinks poison, rush him to the hospital.
Eğer şimdi içmezsen çayın soğuyacak.Your tea will get cold if you don't drink it now.
Mozart bir müzisyen olmak için getirildi.Mozart was brought up to be a musician.
Tekrar içmeye götürmemelisin.You should not take to drinking again.
Birkaç ay içerisinde İngilizceyi akıcı olarak konuşabileceksin.You will be able to speak fluent English in another few months.
Şimdi kapatmak zorundayım. Biri telefonu kullanmak için bekliyor.I've got to hang up now. Someone is waiting to use the phone.