Ana içeriğe geç
Sözlük

iç ile cümle

iç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Bu kitabı ucuz olduğu için değil fakat yararlı olduğu için almanı istiyorum.I want to buy this book not because it is cheap, but because it is useful.
Ezici bir çoğunluk acımasız cezanın kaldırılması için oy kullandı.An overwhelming majority voted to abolish the brutal punishment.
Onu sevdiğim için onunla evlenmedim.I didn't marry her because I loved her.
Biz kendimiz için doğmuyoruz.We are not born for ourselves.
Daha iyi görebilmek için daha yükseğe tırmandık.We climbed higher so that we might get a better view.
Düşünmek için bazen ara vermeliyiz.We should sometimes pause to think.
Biz parti için sabırsızlandık.We looked forward to the party.
En iyi ihtimalle sadece küçük bir kar için umut edebiliriz.At best we can only hope for a small profit.
Bildiğimiz gibi dil bir insan icadıdır.Language as we know is a human invention.
Bildiğimiz anlamda dil, bir insan icadıdır.Language, as we know it, is a human invention.
Üç saat o konuyu tartışmamız için çok kısa.Three hours is too short for us to discuss that matter.
Onun nasihatını dinlemediğim için pişmanım.I regret not having taken his advice.
Şehir hayatı için biçilmiş kaftan olduğumu sanmıyorum.I don't think I'm cut out for city life.
Senin için çok üzülüyorum.I feel for you deeply.
Partiye gidemem, yine de beni davet ettiğin için teşekkür ederim.I cannot go to the party, but thank you for inviting me all the same.
Bu teyp için 40,000 yen ödedim.I paid 40,000 yen for this tape recorder.
O, tavsiyelerine uymayı kabul etmediği için çok sinirlendi.He got very angry, for she refused to follow his advice.
Televizyon izlemek için zamanım yok.I have no time to watch TV.
Böyle yapmak için özel bir nedenim yok.I have no particular reason to do so.
Biz araba içinde yaklaşık 100 mil katettik.We covered some 100 miles in the car.
Biz herkesi tehlikeyle ilgili uyarmak için bağırdık.We shouted in order to warn everyone of the danger.
Hayatta derece yapmak için hepimiz çok çalışırız fakat sadece birkaç kişi başarır.We all try hard to make the grade in life, but only a few succeed.
Zamanında oraya ulaşmak için bir taksiye bindik.We took a taxi so as to reach there on time.
Konserin başlaması için sabırsızdık.We were impatient for the concert to begin.
Şimdi toplantı için yer hakkında karar vermek gerekli değil.It isn't necessary to make a decision now about where we'll meet.
Küçük emeklilik maaşıyla yaşamak, onun için zordur.It's hard for him to live on his small pension.
Onu aramak için zahmet etmeyin.Don't bother to call on him.
Beni aramak için zahmet etme.Don't bother to call me.
Bana yardım etme zahmetine girdiğiniz için çok naziksiniz.It is kind of you go out of your way to help me.
Bütün yolu beni uğurlamak için geldiğiniz için çok teşekkür ederim.Thank you very much for coming all the way to see me off.
Gelip beni karşılamak için zahmet etmeyin.Don't take the trouble to come and meet me.
Bu kadar yolu beni görmek için geldiğiniz için teşekkürler.Thank you for coming all the way to see me.
Evime gelmek için zahmet etmeyin.Do not bother to come to my home.
Beni otelden almak için rahatsız olmayın.Don't bother to pick me up at the hotel.
Beni uğurlamak için bütün yolu geldiğin için teşekkür ederim.Thank you for coming all the way to see me off.
Doğal kaynaklarımız için yabancı milletlere bağımlıyız.We depend on foreign nations for our natural resources.
Bir şişe şarap almak için yeterli para var mı?Is there enough money to get a bottle of wine?
Bir bardak şarap içmek istiyorum.I'd like to have a glass of wine.
Biz biraz şarap içmek istiyoruz.We'd like to have some wine.
Waikiki'ye gitmek için kaç numaralı otobüse bineceğim?What number bus do I take to get to Waikiki?
O, Londra'da kalırken, o onu görmek için gitti.He went to see her while she stayed in London.
Uzun bir elbise yapmak için bir sürü kumaşa ihtiyacım var.I need a lot of cloth to make a long dress.
Robert toplantı için henüz geç kalmadı.Robert has not yet been late for a meeting.
Rusça, öğrenmek için çok zordur.Russian is very difficult to learn.
Laura için yapılan sürpriz parti bu gece değil, yarın gece.The surprise party for Laura is not tonight, but tomorrow night.
Rosie'ye saat on bire kadar yatmaması için izin verildi.Rosie was allowed to stay up till eleven o'clock.
Roy'un ebeveynlerini karşılamak için havaalanına acele gitmesi gerekmezdi.Roy needn't have hurried to the airport to meet his parents.
Raporunuz toplantı için zamanında bitmiş olacak mı?Will your report be finished in time for the meeting?
Restoranda sigara içmek yasaklandı.Smoking in the restaurant was forbidden.
Restoran bana parti için 250.000 yenlik bir fatura çıkardı.The restaurant billed me 250,000 yen for the party.
Linda şarkı söylemek için ayağa kalktı.Linda stood up to sing.
Linda müzik dinlemek için parka gitti.Linda went to the park to listen to the music.
Linda on altı yaşındaydı fakat yirmi olarak kabul edilmesi için sorun yoktu.Linda is sixteen, but had no trouble passing for twenty.
Lincoln ABD'de köleliğin kaldırılması için yola çıktı.Lincoln set out to abolish slavery in the United States.
Oldukça güzel olduğu için diğer kızlar onu kıskanıyorlar.The other girls are jealous of Lily because she is extremely pretty.
Rahatlamak için rahatlatıcı müzik dinlemem gerekiyor.In order to relax, I need to listen to soothing music.
Liverpool için ücret nedir?What's the fare to Liverpool?
İyi bir öğretmen, öğrencileri için sabırlı olmalı.A good teacher must be patient with his pupils.
Lider umutsuzluk içinde plandan vazgeçti.The leader gave up the plan in despair.
Tamir etmek için radyoyu parçalara ayırdım.I took the radio apart to repair it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod