Ana içeriğe geç
Sözlük

iç ile cümle

iç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yağmur durduktan sonra, yürüyüş için dışarı çıktı.Since it stopped raining, he went out for a walk.
Yağmur durduğundan dolayı, yürüyüş için dışarı çıktı.Since it stopped raining, he went out for a walk.
Yağmur durduğu için onlar oyuna devam ettiler.The rain being over, they went on with the game.
O kadar çok yağmur yağıyordu ki içerde oynadık.It was raining hard, so we played indoors.
İçme suyundaki asit yağmuru insan sağlığını etkiler.Acid rain in drinking water affects human health.
Bir içki ister misin?Would you care for a drink?
İçki içmek ve araba sürmek tehlikeli olabilir.Drinking and driving can be dangerous.
Alkol içtikten sonra sürüş yapmak kabul edilemez bir davranıştır.Driving after drinking alcohol is not acceptable behavior.
Şimdi içecekleri şipariş etmek istiyorum.I would like to order drinks now.
Kendinize bir içki alın.Help yourself to a drink.
Bir içki hazırlayacağım.I'll fix a drink.
Bana bir içki verir misin?Will you give me a drink?
İçecekler ücretsiz mi?Are drinks free?
İçecekler soğuk ve lezzetli görünüyordu.The drinks looked cool and delicious.
İçki hindistan cevizi kabuklarında servis edildi.The drinks were served in coconut shells.
Bay Mitsubishi içki parasını tasarruf etmek için evde içiyor.Mr. Mitsubishi is drinking at home to save his drinking money.
Bir insan çok fazla içebilir fakat bir insan asla yeterince içmez.One can drink too much, but one never drinks enough.
Çok fazla içmek hayatınızı bir harabe yapacaktır.Too much drinking will make your life a ruin.
Ben çok içtikten sonra oda dönmeye başladı.The room started to spin after I drank too much.
Çok fazla içtim ve yer ayaklarımın altında dönüyor gibi görünüyordu.I drank too much and the ground seemed to spin under my feet.
Aşırı içerek sağlığını riske atma.Don't risk your health by over drinking.
Onu açmak için o kapıyı çekmek zorundasın.You have to pull that door to open it.
Fikirden vazgeçmesi için onu ikna ettim.I persuaded him to give up the idea.
Matbaacılık ne zaman icat edildi?When was printing invented?
Bir iki gün içinde sana bildireceğim.I'll let you know in a day or so.
Bir ya da iki gün içinde sana cevap vereceğim.I'll give you an answer in a day or two.
Bir taraftan, hatalısın ama diğer taraftan onun için seni suçlayamam.On the one hand, you are wrong, but on the other hand, I can't blame you for that.
İlk trene yetişmek için erken kalktım.I got up early in order to catch the first train.
İlk treni yakalayabilmek için çabucak yürüdüm.I walked quickly so that I might catch the first train.
Dört gece için sahip olduğunuz en ucuz odayı istiyorum.I'd like the most inexpensive room you have for four nights.
Ben bir hafta için en ucuz arabanızı kiralamak istiyorum.I'd like to rent your most inexpensive car for a week.
Gece için ona yer verebiliriz.We can accommodate him for the night.
Gece için onu ağırlayabiliriz.We can accommodate him for the night.
Gece için sizi yerleştireceğim.I'll fix you up for the night.
Bütün gece içtikten sonra, Bob deliksiz uyudu.After drinking all night, Bob was dead to the world.
Bir gece için bizi misafir eder misiniz?Will you put us up for one night?
Bir gece için bizi ağırlar mısınız?Will you put us up for one night?
Genel giriş ücreti yetişkinler için 7 dolardır.General admission is $7 for adults.
İçerken bana eşlik eder misin?Would you join me in a drink?
İçki istemem.I wouldn't mind a drink.
Canım içki istiyor.I feel like a drink.
Canım içki içmek istiyor.I feel like having a drink.
Bir içkiye ne dersin?How about a drink?
Ben size bir içki ısmarlayabilir miyim?Can I buy you a drink?
Sana bir içecek ısmarlayacağım.I'll buy you a drink.
Sana bir içki ısmarlayacağım.I'll buy you a drink.
Size bir içki ısmarlamama izin verin.Let me buy you a drink.
Bir içki ister misiniz?Want a drink?
Bütün gün ayakta durduğum için yoruldum.I'm worn out, because I've been standing all day.
Bütün gün boyunca çiftlikte çalıştığı için, o tamamen yorgundu.Having worked on the farm all day long, he was completely tired out.
Bütün gün kendinizi eve kapamak sağlığınız için iyi değildir.It is not good for your health to shut yourself in all day.
Bir gün için bile, İngilizceden uzak kalmayınız.Do not stay away from English, even for a day.
Roma bir gün içinde kurulmamıştır.Rome was not built in a day.
O ona yalnız gitmesi için izin verdi.She allowed him to go alone.
Giriş ücreti bir kişi için 10 dolardır.The admission is ten dollars a person.
Bizimle gelemediğin için üzgünüm.I'm sorry for your not having come with us.
Sizin şirkette çalışmak için sabırsızlanıyoruz.I'm looking forward to serving your company.
Elimizden gelenin en iyisini yapmak için birlikte çalışalım.Let's work together to do our best.
Yüzme için bize katılacak mısın?Will you join us for a swim?
İçerken bana katılır mısın?Will you join me for a drink?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
iç ile cümle - Sayfa 12 - iç kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App