Ana içeriğe geç
Sözlük

iç savaş ile cümle

iç savaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Dürüst olmak gerekirse, içeriğinde sivil hiçbir şey yokken ona neden iç savaş dediklerini bilmiyorum.Sinceramente, não sei por que lhe chamam guerra civil quando não há nada de civilizado nisso.
Dürüst olmak gerekirse, içeriğinde sivil hiçbir şey yokken ona neden iç savaş dediklerini bilmiyorum.Sinceramente, non so perché la chiamino guerra civile quando non c'è niente di civile a riguardo.
Dürüst olmak gerekirse, içeriğinde sivil hiçbir şey yokken ona neden iç savaş dediklerini bilmiyorum.Sincer vorbind, nu ştiu de ce e numit război civil, din moment ce nu e nimic civil în ceea ce-l priveşte.
Dürüst olmak gerekirse, içeriğinde sivil hiçbir şey yokken ona neden iç savaş dediklerini bilmiyorum.Upřímně, nevím proč nazýváme občanskou válku občanskou, když na ní není vůbec nic občanského.
Dürüst olmak gerekirse, içeriğinde sivil hiçbir şey yokken ona neden iç savaş dediklerini bilmiyorum.Ειλικρινά, δεν καταλαβαίνω γιατί τον αποκαλούν πολιτισμένο όταν δεν έχει καμμία σχέση με τον πολιτισμό.
Dürüst olmak gerekirse, içeriğinde sivil hiçbir şey yokken ona neden iç savaş dediklerini bilmiyorum.Понятия не имею, почему мы называем войну гражданской, когда в ней нет ничего гражданского.
Dürüst olmak gerekirse, içeriğinde sivil hiçbir şey yokken ona neden iç savaş dediklerini bilmiyorum.Чесно кажучи, не розумію, чому цю війну називають громадянською, адже ні про яку громаду не йшла мова.
Dürüst olmak gerekirse, içeriğinde sivil hiçbir şey yokken ona neden iç savaş dediklerini bilmiyorum.למען האמת, אין לי מושג למה קוראים לה מלחמת אזרחים כשאין בה שום דבר אזרחי.
Dürüst olmak gerekirse, içeriğinde sivil hiçbir şey yokken ona neden iç savaş dediklerini bilmiyorum.بصراحة، لا أعلم لماذا يسمونها حرباً مدنية حيث أنه لا يوجد أي شيء مدني فيها.
Dürüst olmak gerekirse, içeriğinde sivil hiçbir şey yokken ona neden iç savaş dediklerini bilmiyorum.原因は国外から持ち込まれたのですから 北にシリア 南にイスラエルとパレスチナがあり
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.Dans le sud Soudan, une autre guerre civile a vu la même utilisation de la famine comme moyen de génocide.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.Dél-Szudánban egy másik polgárháborúban pusztított a nélkülözés a fajirtás eszközeként.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.În sudul Sudanului, un război civil similar folosea înfometarea ca o metodă de genocid.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.In zuidelijk Soedan werd in een andere burgeroorlog uithongering gebruikt als middel tot genocide.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.남부 수단에 발생한 또다른 내전에서는 비슷하게 굶주림을 대량학살의 도구로서 이용한 일이 있었습니다.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.Myös Etelä-Sudanin sisällissodassa käytettiin nälkiinnyttämistä kansanmurhan välineenä.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.Nel Sudan meridionale, un'altra guerra civile vide l'uso della fame come strumento del genocidio.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.No sul do Sudão, outra guerra civil assistiu a um uso semelhante da fome como forma de genocídio.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.Podczas wojny domowej w południowym Sudanie, głód ponownie stał się narzędziem ludobójstwa.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.В южен Судан, друга гражданска война видя използването на глад като геноцид.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.В южном Судане, во время гражданской войны был использован голод как средство геноцида.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.בדרום-סודן, מלחמת אזרחים נוספת ראתה שימוש דומה ברעב כאמצעי לרצח-עם.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.في جنوب السودان، شهدت حرب أهلية أخرى مماثلة استخدام التجويع كوسيلة من وسائل الإبادة الجماعية.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.大量殺戮に使われました 再び国際NGOが、国連の庇護のもと、大規模な救出作戦を展開し
Hastalara ilaç tedarik etmeliyiz. İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Devemos enviar tropas pacificadoras para ajudar aqueles numa guerra civil.
Hastalar için ilaç, açlar için yiyecek ve iç savaş mağdurları için barış birlikleri ile.빈민들을 위한 의약품과, 굶는 이들을 위한 식량 원조, 내전을 겪고 있는 이들을 위한 평화 유지군으로요.
Hastalar için ilaç, açlar için yiyecek ve iç savaş mağdurları için barış birlikleri ile.Medicamentos para os pobres, alimento para os que têm fome e militares para aqueles em guerras civis.
Hastalar için ilaç, açlar için yiyecek ve iç savaş mağdurları için barış birlikleri ile.Medicine per i poveri, cibo per gli affamati, e peacekeeper per coloro che fronteggiano la guerra civile.
Hastalar için ilaç, açlar için yiyecek ve iç savaş mağdurları için barış birlikleri ile.Medikamente für die Armen, Lebensmittel für die Hungrigen und Friedenstruppen für Bürgerkriegsopfer.
Hastalar için ilaç, açlar için yiyecek ve iç savaş mağdurları için barış birlikleri ile.S léky pro chudé, potravinami pro hladovějící a mírovými jednotkami pro ty, kteří čelí občanské válce.
Hastalar için ilaç, açlar için yiyecek ve iç savaş mağdurları için barış birlikleri ile.Thuốc cho người nghèo, thực phẩm cho người đói, lính giữ hòa bình cho những vùng đất nội chiến.
Hastalar için ilaç, açlar için yiyecek ve iç savaş mağdurları için barış birlikleri ile.Лекарства за бедните, храна за тези, които са гладни, И миротворци, за страдащите в гражданската война
Hastalar için ilaç, açlar için yiyecek ve iç savaş mağdurları için barış birlikleri ile.תרופות לעניים ואוכל לאנשים הרעבים, וכוחות שמירת שלום לאלה שמתמודדים אל מול מלחמת אזרחים.
Hastalar için ilaç, açlar için yiyecek ve iç savaş mağdurları için barış birlikleri ile.أدوية للفقراء، وطعام إغاثة للجوعى، وقوات حفظ السلام لمن يواجهون حرباً أهلية.
Hastalar için ilaç, açlar için yiyecek ve iç savaş mağdurları için barış birlikleri ile.そして内戦に直面する者には国際平和維持活動隊を。 このような方法では収益性が少ないですし、
Homunculuslar muhtemelen iç savaşı perde arkasından yönetiyorlardı.Det var nog homunculus som styrde och ställde- -bakom kulisserna under kriget.
Homunculuslar muhtemelen iç savaşı perde arkasından yönetiyorlardı.Det var nok homunculi, der kontrollerede dette - - bag kulisserne under krigen.
Homunculuslar muhtemelen iç savaşı perde arkasından yönetiyorlardı.Deviam ser os Homunculi quem puxava os cordelinhos nos bastidores, durante a guerra civil.
Homunculuslar muhtemelen iç savaşı perde arkasından yönetiyorlardı.Homunculusit luultavasti vetelivät naruista sisällissodan aikana.
Homunculuslar muhtemelen iç savaşı perde arkasından yönetiyorlardı.Los Homunculi seguramente eran los que movían los hilos entre bastidores durante la guerra civil.
Homunculuslar muhtemelen iç savaşı perde arkasından yönetiyorlardı.Sono stati gli Homunculi a manovrare tutto durante la guerra civile.
Homunculuslar muhtemelen iç savaşı perde arkasından yönetiyorlardı.To pewnie homunkulusy pociągały za sznurki podczas wojny domowej.
Homunculuslar muhtemelen iç savaşı perde arkasından yönetiyorlardı.Λογικά τα Χομάνκιουλους κινούσαν τα νήματα πίσω από τον εμφύλιο.
Homunculuslar muhtemelen iç savaşı perde arkasından yönetiyorlardı.Наверное, это гомункулы дёргали за верёвочки за ширмами во время гражданской войны.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Ar trebui sa trimitem trupe de mentinere a pacii pentru a-i servi pe cei care se confrunta cu un razboi civil.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Békefenntartókat kellene küldenünk azokhoz akiket polgár háború fenyeget.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Dovremmo inviare i peacekeeper per aiutare coloro che sono colpiti dalla guerra civile.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Gửi đến những đội quân gìn giữ hòa bình cho những vùng đất đang phải gánh chịu nội chiến.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Kami layak mengirim tentara perdamaian untuk membantu mereka yang menghadapi perang saudara.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.내전을 겪고 있는 사람들을 돕기 위해 평화 유지군을 보내야 합니다.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Měli bychom vyslat mírové jednotky aby pomohli těm, kteří stojí před občanskou válkou.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Nous devrions envoyer des troupes de maintien de la paix pour aider ceux qui endurent la guerre civile
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.We moeten vredestroepen sturen om degenen in een burgeroorlog te helpen.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Wir sollten Friedenstruppen senden, um Bürgerkriegsopfern zu helfen.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Wysłać siły pokojowe, by służyły tym, którzy doświadczają wojny domowej.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Да изпратим военни миротворци, за да помогнат на засегнатите от граждаска война.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Мы должны отправить миротворческие группы, чтобы помочь тем, кто сталкивается с гражданской войной.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.עלינו לשלוח כוחות לשמירת השלום שישרתו את מי שעומדים בפני מלחמת אזרחים.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.علينا إرسال قوات حفظ السلام ليخدموا من يواجهون حرباً أهلية.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.内戦に苦しむ人々を助けるべきなのです。 その段階を通して、アフリカの自主性は失われていきます。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod