i hali ile cümle
i hali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Zorluk olması halinde, sorabilirsin.In case of whatever difficulty, you may ask.
O bir halı yıkadı.She washed a carpet.
Tom bir saat önce daha iyi bir ruh hali içindeydi.Tom was in a better mood an hour ago.
Bugün kötü bir ruh hali içinde gibi görünüyorsun.You seem to be in a bad mood today.
Bugün kötü bir ruh hali içindesin, değil mi?You're in a bad mood today, aren't you?
İsrail, dünyadaki en önemli yüksek teknoloji merkezlerinden biri haline gelmiştir.Israel has become one of the most important high-tech centers in the world.
Bunu bir alışkanlık haline getirmemeye çalış.Try not to make a habit of this.
Dünyayı daha iyi bir yer hâline getirmek için birlikte çalışmamız gerek.We need to work together in order to make the world a better place.
O iyi bir ruh hali içinde görünüyordu.He seemed to be in a good mood.
Onun halısı tamamen beyaz.His carpet is completely white.
Perdelerle halı uyuşmuyor.The carpet clashes with the drapes.
Tom senin halini hatırını sordu.Tom asked about you.
Tom bugün kesinlikle şaka ruh halinde değil.Tom is definitely not in a joking mood today.
Tom haylaz bir ruh hali içinde.Tom is in a mischievous mood.
Tom şu anda iyi bir ruh halinde değil.Tom isn't in a good mood right now.
Tom halı üzerinde kan fark etti.Tom noticed blood on the carpet.
Tom Park Caddesinde bir halı mağazasına sahipti.Tom owned a carpet store on Park Street.
Tom yeni halıyı beğendiğini söyledi.Tom said he liked the new carpet.
Tom'un elleri sıkıca yumruk haline getirildi.Tom's hands were tightly clenched into fists.
Tom şimdi kötü bir ruh hali içinde.Tom is in a bad mood now.
Tom şu anda kötü bir ruh hali içinde.Tom is in a bad mood right now.
Tom beyaz halının üzerinde kirli ayak izleri gördü.Tom saw dirty footprints on the white carpet.
Başka sorularımız olursa iletişim halinde olacağız.We'll be in touch if we have any further questions.
Tüm toplumlar kapitalist haline geldi.All societies have become capitalist.
İskoçya, Büyük Britanya Krallığının parçası haline geldi.Scotland becomes part of the Kingdom of Great Britain.
Ağaç parçalar halinde kesilmişti.The tree was sawn in pieces.
Tom beyaz halı üzerine mavi boya kutusunu döktü.Tom spilled the can of blue paint on the white carpet.
Ben senin kim haline geldiğini beğenmem.I don't like who you've become.
Eski park şehirdeki yerlerden sonra en çok aranan bir yer haline dönüştü.The old park has become one of the most sought after places in the city.
Benim evim inşaat halinde.My house is under construction.
Babam kışın bile saat altıda kalkmayı kural haline getirir.My father makes it a rule to get up at six, even in the winter.
İyi bir ruh hali içindeymişsin gibi görünüyorsun.You sound like you're in a good mood.
Suriye eski haline dönmeyecek.Syria will not return to what it was.
Ben harika bir ruh halindeydim.I was in a great mood.
Tom bugün iyi bir ruh hali içinde.Tom is in a good mood today.
Tom'un hali vakti çok yerinde değil.Tom isn't very well off.
Tom her zaman hareket halinde.Tom is always on the move.
Tom hâlâ kötü bir ruh hali içinde.Tom is still in a bad mood.
Arabam ara sokakta park halinde.My car is parked in the alley.
Öğrenciler tek sıra halinde yürüdüler.The students walked in a single file.
Tom asla halinden memnun değildi.Tom never was contented.
Tom ve Mary el yapımı bir halı aldı.Tom and Mary bought a handmade rug.
Tom bir İran halısı satın aldı.Tom bought a Persian rug.
Tom bir ipek halı satın aldı.Tom bought a silk rug.
Tom iyi bir ruh hali içinde.Tom is in a good mood.
Tom çok iyi bir ruh hali içinde.Tom is in a very good mood.
Tom şimdi oldukça kötü bir ruh hali içinde.Tom is in a fairly bad mood right now.
Tom bugün her zamanki halinde değil.Tom isn't his usual self today.
Hayat bir bilinç halidir.Life is a state of consciousness.
Tom'la irtibat halindesin, değil mi?You've been in contact with Tom, haven't you?
Halit'in çeşitli dolma kalemleri var.Khalid has a variety of pens.
İki millet savaş hâlindeler.The two nations are at war.
Bu güve yemiş halıyı değiştirmeliyiz.We must replace this moth-eaten carpet.
Tom'un neden böyle kötü bir ruh hali içinde olduğunu merak ediyorum.I wonder why Tom was in such a bad mood.
Tom'un neden böyle bir iğrenç ruh hali içinde olduğunu merak ediyorum.I wonder why Tom was in such a foul mood.
Tom halıya baktı.Tom looked down at the carpet.
Bu gece Tom'a Mary'nin halini hatırını soracağım.I'll ask Tom about Mary tonight.
Neden böyle kötü bir ruh hali içindesin?Why are you in such a bad mood?
Neden böyle iyi bir ruh hali içindesin?Why are you in such a good mood?
Bu akşam neden böyle kötü bir ruh hali içindesin?Why are you in such a bad mood this evening?