i hali ile cümle
i hali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bugün neden böyle kötü bir ruh hali içindesin?Why are you in such a bad mood today?
Bu halı temizlendi.This rug has been cleaned.
Tom'un bugün ruh hali nasıl?How's Tom's mood today?
Onu bir devlet sorunu haline getirdik.We turned it into a state problem.
Liisa'nın ruh hali kötüydü.Liisa was in a bad mood.
Kaldırılmış eller bir protesto sembolü haline gelmiştir.Raised hands have become a symbol of protest.
Kurşun kalemler düzine halinde satılıyor.The pencils are sold in dozens.
Seni tek parça halinde görmek güzel.It's good to see you in one piece.
Seni tek parça hâlinde gördüğüme sevindim.I'm glad to see you in one piece.
Ev hanımı, halıyı elektrik süpürgesiyle temizledi.The homemaker vacuumed the carpet.
Halımın temizlenmesine ihtiyacım yok.I don't need my carpet cleaned.
Biri iyi bir ruh hali içinde.Somebody's in a good mood.
Tom trans halindeydi.Tom was in a trance.
Ruh hali gergin.The mood is tense.
Tom bir halı üzerinde yüzükoyun uzanıyor.Tom is lying face down on a rug.
Tom'un üç yıl önceki hâlinden eser kalmadı.Tom isn't what he was three years ago.
Tam Tom'un otuz yıl önceki hali gibisin.You're just like Tom was thirty years ago.
Tom duyguları ile temas halinde.Tom is in touch with his feelings.
Bu durumda halimizin ne olacağı çok belirsiz.We're on pretty shaky ground as it is.
Şu anda siyaset tartışacak bir ruh halinde değilim.I'm in no mood to argue politics right now.
Hey, bugün iyi bir ruh hali içindesin.Hey, you're in a good mood today.
Bugün garip bir ruh hali içindesin.You're in a strange mood today.
Kötü bir ruh hali içinde misin ya da başka bir şey mi?Are you in a bad mood or something?
Tom'un onu tek parça halinde evde yaptığına memnun oldum.I'm glad Tom made it home in one piece.
Tom bana onun yaşında olduğum halimi hatırlatıyor.Tom reminds me of myself when I was his age.
Temas halinde bulunacağım.I'll keep in touch.
Üç saat önce daha iyi bir ruh hali içindeydim.I was in a better mood three hours ago.
Bu sabah kötü bir ruh hali içindesin gibi görünüyorsun.It seems like you're in a bad mood this morning.
Tabanda büyük bir halı var.There's a large carpet on the floor.
Kötü bir ruh hali içindeydim.I was in a bad mood.
Halının üzerinde yürüme.Don't walk on the carpet.
Halı yıpranmış ve değiştirilmesi gerekiyordu.The carpet was worn out and had to be replaced.
Savaş Washington'un neokonları için büyük bir iş haline geldi.War has become a big business for Washington's neocons.
Mary ilgi odağı haline geldi.Mary became the center of attention.
Bu tank hareket halinde atış yapabilir.This tank can shoot on the move.
Bir internet kafede web üzerinde arkadaşlarınızla temas halinde olun.Keep in touch with friends on the web at an Internet café.
Onlarla irtibat halindeyim.I've been in contact with them.
Onunla irtibat halindeyim.I've been in contact with him.
Tom şimdi oldukça kötü bir ruh hali içinde görünüyor.Tom seems to be in a fairly bad mood now.
Bu güve yemiş halıyı değiştirmek zorundayız.We have to replace this moth-eaten carpet.
Güneş sistemimiz her zaman hareket halindedir.Our solar system is always in motion.
Bu oda için yeni bir halı satın almak zorundayız.We have to buy a new rug for this room.
Dan şok halindeydi.Dan was in a state of shock.
Dan baş şüpheli haline geldi.Dan became the prime suspect.
Tom bugün daha iyi bir ruh hali içinde mi?Is Tom in a better mood today?
Tom erken kalkmayı bir kural haline getiriyor.Tom makes it a rule to get up early.
Siz ikiniz bana karşı ittifak halindesiniz.The two of you are in cahoots against me!
Halihazırda daha iyi hissediyorum.I already feel much better.
Niyetinizin halis olduğuna eminim.I'm sure your intentions are pure.
Halının üstünde ağda var.There is wax on the carpet.
Tom bugün her zamanki halinde değildi.Tom wasn't his usual self today.
Onu kız arkadaşıyla görmek beni kötü bir ruh haline soktu.Seeing him with his girlfriend puts me in a bad mood.
Açlıktan ölen fakir çocukların halini düşünmüyorlar mı?Don't they think about the poor children who are dying of hunger?
Evi terk ettiğinden beri hayat onun için daimi bir mücadele haline geldi.Life seems to have been a constant struggle for her ever since she left home.
Oda için yeni bir halı almak zorundayım.I have to buy a new rug for the room.
Bilmiyorum. Bu benim ruh halime bağlı.I don't know. It depends on my mood.
İtalyanca fiiller üç çekim halinde gruplandırılır.Italian verbs are grouped into three conjugations.
Tom'un köpeği onun yeni halısı üzerinde çamurlu pençe izleri bıraktı.Tom's dog left muddy paw prints all over his new carpet.
Tom kötü bir ruh hali içindeydi.Tom was in a lousy mood.
Tom, Mary'nin neden kötü ruh halinde olduğunu biliyor.Tom knows why Mary is in a bad mood.