i hali ile cümle
i hali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Onlar koro halinde şarkı söylediler.They sang in chorus.
Başarısı onu kıskançlık hedefi haline getirdi.Her success made her the target of jealousy.
O her sabah altıda kalkmayı kural haline getirmektedir.She makes it a rule to get up at six every morning.
O, annemin halini hatırını sordu.She asked after my mother.
Onun bazı antik halıları var.She has some beautiful antique furniture.
O, hastalığından sonra, eski halinin sadece bir gölgesidir.After her sickness, she's only a shadow of her former self.
O, kötü bir ruh hali içindeydi.She was in a bad temper.
O, arkadaşının halini hatırını sordu.She asked after her friend.
Onlar ülkeyle savaş hâlindeler.They are at war with the country.
Onun ifadesine bakılırsa, o kötü bir ruh hali içinde.Judging from his expression, he's in a bad mood.
Halıyı silkeleyelim.Let's shake the rug.
Babam her sabah yürümeyi bir kural haline getirdiMy father makes it a rule to take a walk every morning.
Bronz heykel, parçalar halinde kırıldı.The bronze statue was broken into pieces.
Annem her zaman hareket halindedir.My mother is always on the go.
Her sabah koşuya gitmeyi kural haline getiririm.I make it a rule to go jogging every morning.
Her gün üç saat İngilizce çalışmayı kural haline getiriyorum.I make it a rule to study English for 3 hours every day.
Sıkıca-örülmüş halılar genellikle daha değerlidir.Tightly-knit carpets are generally more valuable.
Dörde bölünmüş Çin lahanasını biraz geniş şeritler halinde kesin.Cut the quartered pak-choi into, slightly wide, strips.
Kötü ruh halini atlatması için ona yardım etti.She helped him get over his bad mood.
Bu halı ne kadardır?How much for this carpet?
Tren hareket halindeyken açma.Do not open while the train is in motion.
Onun kızı güzel bir kadın haline geldi.Her daughter has become a beautiful woman.
O bugün iyi bir ruh halinde.He's in a good mood today.
Bu oda için yeni bir halı satın almamız gerekiyor.We need to buy a new rug for this room.
Beyaz halıları temiz tutmak çok zordur.White carpets are very hard to keep clean.
'person''ın çoğul hali 'people''dır, 'persons' değildir.The plural form of 'person' is 'people', not 'persons'.
Hükümetlerimiz insan nüfusu içinde yaşayan uzaylılar haline geldi.Our governments have become space aliens living among a human population.
O adam panik halinde.That man is in a panic.
Küçük gruplar halinde ödev üzerinde çalışın.Work on the assignment in small groups.
O ona binmeye çalışırken otobüs zaten hareket halindeydi.The bus was already in motion when he tried to board it.
Gezegenimiz, Dünya, her zaman hareket halindedir.Our planet, Earth, is always in motion.
Şarap halı üzerinde kalıcı bir leke bıraktı.The wine left a permanent stain on the carpet.
Bir elma tohumu ekerseniz, ağaç haline gelebilir.If you plant an apple seed, it might grow into a tree.
Kahve lekesi halıyı mahvedecek mi?Will the coffee stain ruin the carpet?
İrtibat halinde olacağız.We'll be in touch.
Ben onun ani ruh hali değişikliğine oldukça şaşırdım.I became quite astonished by his sudden change of mood.
Çevrede alışveriş onun için bir yük haline gelmiştir.Shopping around has become a burden to him.
Bu halıyı almak istemiyorum.I don't want to buy this carpet.
İstek başkanlık kampanyasında sıcak bir siyasi sorun haline geldi.The request became a hot political issue in the presidential campaign.
Ulus barış halindeydi.The nation was at peace.
Film sanayi büyük bir iş haline geldi.The movie industry became a big business.
Bugün kötü ruh hali içindeyim.I'm in a bad mood today.
Onun ölümünün 24 saati içinde onu yakarak kül haline getirdi.She cremated him within 24 hours of his death.
O, onunla temas halinde kalır.She stays in touch with him.
Bugün ruh halin iyi. Güzel bir şeyler mi oldu?You're in a good mood today. Did something nice happen?
Halılar için favori rengin nedir?What's your favorite color for carpets?
Dondurma yemek beni her zaman mutlu bir ruh hali içine koyar.Eating ice cream always puts me in a happy mood.
O, derin bir nefes alıp hâlini anlatmaya başladı.She breathed in deeply and started to tell about her situation.
Kırmızı şarap lekelerini halınızdan nasıl çıkarırsınız?How do you remove red wine stains from your carpet?
Transit halindeyken radyo dinlerim.I listen to the radio while in transit.
O, ırkçı gruplarla temas halinde olduğunu mahkemede itiraf etti.He confessed in court that he was in touch with racist groups.
Tom her sabah meditasyon yapmayı kural haline getirdi.Tom makes it a rule to meditate every morning.
Tom bugün kötü bir ruh hali içinde.Tom is in a bad mood today.
Tom bu sabah kötü bir ruh hali içinde.Tom is in a bad mood this morning.
Tom bugün her zamanki halinde.Tom is his usual self today.
Tom'un kötü bir ruh hali var.Tom has a bad temper.
Tom bu sabah Mary'nin neden kötü bir ruh hali içinde olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know why Mary was in a bad mood this morning.
Zülfikar, dördüncü İslam halifesi olan Hazret-i Ali'nin meşhur kılıcıydı.Zulfiqar was the famous sword of Hazret-i Ali, fourth caliph of Islam.
Zülfikar, İslam'ın dördüncü halifesi Hazret-i Ali'nin ünlü kılıcıydı,Zulfiqar was the famous sword of Hazret-i Ali, fourth caliph of Islam.
Ben büyük gruplar halinde seyahat etmeyi sevmiyorum.I don't like to travel in large groups.