i hali ile cümle
i hali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
1900 yılında 2. bölgenin kuzey kesimi 20. bölge haline geldi.In 1969, the northern portion of Special Area No. 3 became Special Area No. 4.
Kuyrukları kısa ve tüm Haliaeetus türlerinde olduğu gibi kama şeklindedir.The tail is short and wedge-shaped as in all Haliaeetus species.
Böylelikle Berlin şehri, Doğu'dan Batı'ya geçişin ana rotası haline geldi.Accordingly, Berlin became the main route by which East Germans left for the West.
Bunun yerine saat 19. ve 20. yüzyıldaki haline tamamen benzer olmalıdır.The interiors are almost entirely of the 19th and 20th centuries.
El-Cezire 1974 yılında Halidiye ve el-Batin birleşmesi sonucu kurulmuştur.Al-Jazira was established in 1974 as a merger between Khalidiyah and Al Bateen.
Hamas lideri Halid Maşal’ın resmi Ankara ziyaretinden sonra, aradaki gerginlik yatışmaya başladı .After Hamas leader Khaled Mashal paid an official visit to Turkey, relations began to cool off.
Daha sonra Britanya İmparatorluğu'nun bir parçası haline gelmiştir.Soon afterwards, it became part of the Kingdom of Poland.
İbrahim bin Velid, On üçüncü Emevi halifesi.Three men came to Abraham in the plains of Mamre.
Halid bin Velid Najd'e vardığında karşısında hiçbir organize silahlı kuvvet bulamaz.When Khalid reached Najd he found no opposing army.
Burada bazaltik kabuk birkaç kilometre kalınlıkta ince bir tabaka halinde uzanır.There is extensive shattering in a belt several kilometres wide along the fault.
İsabet olması halinde iki sayılık olarak yazılır.He has been honored by two Festschriften (homage volumes).
Ancak yine de uygulanması halinde savaşın seyrini değiştirme ihtimali olan bir plandı.Implementing the agreement required a change to the charter, however.
Halife'nin vücudunda 20 kadar derin hançer yarası bulunmaktaydı ve burnu ve kulakları kesilmişti.The body now had more than 20 bullet wounds in the face and neck.
Bu şekilde bireyler, içsel olarak devamlı bir ıstırap halinde olmaktadır.Then they are forced up it, over and over again, ceaselessly, to their doom.
Daha sonra Salassi Kelt şehri haline gelir.That tract would later become the City of Alexandria.
Bölümler halinde yayınlanmıştır, beş bölüm ve bir de DLC'den oluşmaktadır.The chapters are organized into five sections and an epilogue.
Lüzinyan Sarayı, kraliyet sarayı haline dönüştürüldü.The house was then remodeled to become a royal palace.
Hemen bütün çevresiyle sürekli kavga halindeydi.He was constantly at war with the Dithmarschen.
1971'de müze haline getirilmiştir.It was founded as a museum in 1971.
Bunun üzerine II. Mahmud, Ahmed'i Halife Mustarşid'e vezir yapması için dayattı.Mahmud II then imposed Ahmad as al-Mustarshid's vizier.
Halıların büyük bir kısmı Hereke fabrikalarındaki tezgâhlarda imal edilmiştir.The majority of warehouses were located with the factories onsite.
Versailles Barış Antlaşması ile Koridor Polonya toprağı haline geldi.The Corridor had become a part of Poland after the Treaty of Versailles.
O bir Emevi prensi, kısaca halife oldu kardeşim ya Muaviye II idi.He was an Umayyad prince, a brother of Muawiyah II who was briefly caliph.
638 yılında, Halifelik yönetim alanını Kudüs’e kadar genişletti.In 638 CE the Islamic Caliphate extended its dominion to Jerusalem.
Sözlerini, kişisel fikirlerini ve ruh halini yansıtan karmaşık ve anlık ifadelerle oluşturmuştur.They express their ideas and feelings through common and powerful symbols.
"Dünya ne olursa olsun terörizmin her türlü suretine karşı birlik halinde olmalıdır." dedi.He said "We will stand against terrorism regardless of its reasons.
Bir keresinde efendisi ona, hristiyanlığa geçmesi halinde özgürlük vadetmişti.In the morning, he preached on living the Christian life.
Levy okuldaykenki halini floater olarak yani herkesle iyi geçinen biri olarak anlatıyor.She describes herself at school as being a "floater", someone who got along with everyone.
1357 yılında, korsanlar Halil'i Marmara kıyısında İzmit'te (antik Nikomedia) kaçırdılar.In 1357 they kidnapped Halil near İzmit (ancient Nikomedia) on the Marmara coast.
Nedeni belli olmayan tedirginlik hali olarak da açıklanabilir.Likewise, fire has yet to be discovered, due to similar irrelevant concerns.
Amerikan toplumunun karanlık yönlerinin abartılmış hali olarak çizilmiştir.Its views of American society were particularly dark.
Günümüzde, ulusal bir anıt olup, 1986'da UNESCO Dünya Mirası haline gelmiştir. ^It is now a national monument, and became a UNESCO World Heritage Site in 1986.
Evler tek tek ya da üçer evlik gruplar halindedir.Today, only three or four families are left.
Ardından birlikte Süfyan'ı yakalayıp Halife Mansur'a şikâyet ettiler.While they reached Mannargudi, they were attacked by Masilamani and Namachivaayam Pillai.
13'er takımlı Kırmızı ve Beyaz Grup olmak Üzere 2 grup halinde 26 takımla oynanır.6 teams will be split into 2 round-robin groups.
Kuruyunca az çok kalın ve yapışkan bir kabuk halini alır.When freshly brewed, it has a milder and creamier taste.
Bir general olarak sahip olduğu ünüyle zaman içinde Gnaeus Domitius Corbulo'nun rakibi haline geldi.His reputation as a general came to rival that of Gnaeus Domitius Corbulo.
Onun içi o doldurulmuş halini içime sindiremedim” der.I know that I could not think too highly of him."
Şu anda 16 tane madde hâli tanımlanır.There are currently 16 recognised subspecies.
Mayapán'ın çöküşünün ardından Yucatan Yarımadası rekabet halindeki 16 beyliğe bölünmüştür.After the war, Yucatán was divided into sixteen kuchkabals.
Mozaik parçaları, müze alanına taşınmadan önce, öbekler halinde atölyede birleştirildi.Many first-generation diesels remained in operation on the BAR until they were museum pieces.
Nakış işleme mesleği tüm dünyada başlı başına bir endüstri halini almıştır.Port Gamble established itself as an industrial power house globally.
O halis bir vatanseverdir, yalnız vatanı için yaşamaktadır.He is a middle-aged divorcé who lives on his own.
Magbuli ’ari, Boşnakça ve bir bütün halinde Güney Slav dillerinde ilk sözlüktür.The last reduction е > и is prevalent in the more Eastern dialects of the language.
Lillymon Tenamon'un en son halinden bir sonraki digimondur.The Palaus were to be Tennessee's next objective.
Bugün uzak yerlerden görülebilen büyük bir tepe halindedir.Their upper boundary is the present day ground surface.
2015 Royal Rumble etkinliğinde Kane ve Big Show takım hâlinde birkaç güreşçiyi eledi.At the 2015 Royal Rumble event, Kane and Show teamed up to eliminate several superstars.
Üçüncü bir tren, kazanın olduğu an paralel bir hat boyunca o sırada seyir halindeydi.A third train was able to come to a stop just in time.
(Seri halinde cesitli kitaplar.)And So Are You (liner notes).
Kadırgaların seyir halindeki gemileri çekmiş olmasına rağmen, orada yeterince kadırga yoktu.The crew ready the lifeboats, despite the fact that there are not enough of them.
LCAT eksikliği halinde bazı vücut dokularında aşırı esterleşmemiş kolesterol birikimi olur.A deficiency of LCAT causes accumulation of unesterified cholesterol in certain body tissues.
2011 Avrupa Eskrim Şampiyonası'nda takım halinde 2012'de ise bireysel olarak şampiyon olmuştur.At the European Championship 2014 in his own country, he was Vice-European champion.
Aslında Azerbaycan-Ermenistan savaşı hiçbir zaman dinlerarası çatışma halini almamıştır.Transport communications between Azerbaijan and Armenia never fully recovered.
Fransa-Türkiye maçı çok kötü ruh haliyle oynandı.The September tournament unfolded in a similarly poor fashion.
Işaretlemeler iki veya daha fazla fazın denge halinde bulundukları noktaları gösterir.The markings show points where two or more phases can co-exist in equilibrium.
Denizkulağı, bir deniz yumuşakçası (Haliotis).They find a "coagulated" sea.
Lin Moniang fırtınanın ortasında dualar ederek bir tür trans haline girer.A Temuan must stay quiet during thunderstorm.
Bir gelişmemiş hâli Nidoran♀'dır.Above her is an elaborate dais.
Bu parlamento I. Dünya Savaşı boyunca bu haliyle faaliyetlerde bulundu.They worked throughout World War I in this role.
Bu hobi zamanla onda tutku halini aldı.It seemed that his aggressiveness had turned against him this time.