Ancak Sarianidi, atın BMAB'deki varlığı hususunda bozkır bağlantısını göz ardı eder.[1]However, Sarianidi disregards the steppe connection for the presence of the horse in BMAC.[5]
Onlar için (azab hususunda) acele etme.Stell dich niemals (zum Gebet) in ihr auf!
Kalpleri yaratılış gayesine uygun hareket etme hususunda tenvir eder.Ihre Herzen wurden von Liebe erfüllt.
O’nunla uyarman ve insanlara nâsihat etmen hususunda sakın ola ki yüreğinde bir sıkıntı olmasın!Behüte deine Zunge vor Bösem und deine Lippen, daß sie nicht betrügen“.
Onlar için (azab hususunda) acele etme.Ne soyez point orgueilleux!
Kalpleri yaratılış gayesine uygun hareket etme hususunda tenvir eder.Leurs cœurs cessent de battre en même temps.
Kendisi hakkında Mürcie’den olduğu hususundaki ithamları reddetmektedir.Il soutient indirectement ceux de son diocèse.
Onlar için (azab hususunda) acele etme.No os extralimitéis en vuestra religión.
1974 yılındaki Yugoslavya Anayasası ile Kosova kendi kendisini yönetme hususunda birçok hak elde etmişti.Con la aprobación de la constitución yugoslava de 1974, Kosovo adquirió un autogobierno virtual.
Onlar için (azab hususunda) acele etme.Non discute qui di una resurrezione universale.
Şu müsaid zamanımızdan süratle istifade edilerek bu maksadın fiile konması hususunda himmetinizi rica ederim.Sono grato per questa opportunità di riconoscervi in questa preghiera....
Ailedeki Ölüm, Jason Todd'u uzun zamandır kayıp olan annesini bulması hususunda soru işaretlerinde bıraktı.In Batman: Una morte in famiglia, Jason Todd utilizzò il computer per scoprire l'identità di sua madre.
Onlar için (azab hususunda) acele etme.ЧЫНГЫЗ АЙТМАТОВДУН ЧЫГАРМАСЫ и рус.
Kalpleri yaratılış gayesine uygun hareket etme hususunda tenvir eder.Или же на их сердцах замки?»(Коран, 47:24).
Müzede yer alacak sanat eserlerinin nasıl sergileneceği hususunda tartışmalar yaşandı.جرت مناقشات فيما يتعلق بكيفية عرض الأعمال الفنية التي ستُعرض في المتحف.
Orkestranın son çaldığı şarkının ne olduğu hususunda çok fazla spekülasyon ortaya çıkmıştır.Tem havido muita especulação sobre qual foi a última música tocada pelo grupo.
1974 yılındaki Yugoslavya Anayasası ile Kosova kendi kendisini yönetme hususunda birçok hak elde etmişti.Com a aprovação da Constituição Iugoslava de 1974, o Kosovo obteve um virtual auto-governo.
Onlar için (azab hususunda) acele etme.Laat u nooit met deze verdorvenen in, het zal u slecht vergaan!”
Tarihçiler Mescid-i Aksa'yı ilk defa inşa edenin kim olduğu hususunda ihtilaf etmişlerdir.Bronnen spreken elkaar tegen voor wie het huis gebouwd werd.
NATO’nun Bosnalı Sırplara geri çekilmeleri hususunda ültimatomu.Hij kan zich niet verenigen met het CDA-standpunt over het terugzenden van Bosnische asielzoekers.
Onlar için (azab hususunda) acele etme.Qayamat Se Qayamat Tak w bazie IMDb (ang.)
Mahkemelerde şahitlik hususunda Müslümanlar ile gayrimüslimler arasında eşitlik esası kabul ediliyordu.I domstolarna har endast troende muslimska män tillåtits vittna.
Yazısı güzel ve bilhassa yazı istifi hususundaki çok yetenekliydi.Era foarte înțelept, și foarte lăudat pentru abilitatea sa de a scrie.
Devlet, zekât verip vermeme hususunda mükellefi serbest bırakmaz.Az állam a megtakarítás után nem nyújt támogatást.
Onlar için (azab hususunda) acele etme.Hør ikke på dem!""
Orkestranın son çaldığı şarkının ne olduğu hususunda çok fazla spekülasyon ortaya çıkmıştır.Det har også vært omdiskutert hvilke låter orkesteret spilte.
Onlar için (azab hususunda) acele etme.Maka,janganlah kamu menghakiminya.
İbni Suud Kuveyt topraklarının kendisine ait olduğu hususunda ısrarını sürdürdü.Ibn Saud khẳng định rằng lãnh thổ của Kuwait thuộc về mình.
Onlar için (azab hususunda) acele etme.慢(まん:慢心)を捨ててはならない。
Kalpleri yaratılış gayesine uygun hareket etme hususunda tenvir eder.遺教経には「常当摂心在心」とある。
O, altı yaşında iken babası şarkı hususunda onun yeteneğini fark etti ve on yaşında piyanoya başladı.父親は彼女が6歳の時に歌の才能に気付き、彼女は10歳でピアノを始めた 。
Mahkemelerde şahitlik hususunda Müslümanlar ile gayrimüslimler arasında eşitlik esası kabul ediliyordu.ムスリムになるためには、証人となるムスリムの前で信仰告白の手続きを取ることが必要である。
Rick, Hershel'in kararını yeniden gözden geçirmesi hususunda Hershell'e yalvarır.ケンシロウがユリアにふさわしい男かどうかを見極めるため、あの手この手でケンシロウの怒りを誘う。
Onlar için (azab hususunda) acele etme.因緣別離虛妄名滅。
Kalpleri yaratılış gayesine uygun hareket etme hususunda tenvir eder.這樣的重逢,挑起了他們心中塵封已久的心結。
1974 yılındaki Yugoslavya Anayasası ile Kosova kendi kendisini yönetme hususunda birçok hak elde etmişti.С приемането на новата югославска конституция през 1974 г. Косово получава фактическо самоуправление.
O, altı yaşında iken babası şarkı hususunda onun yeteneğini fark etti ve on yaşında piyanoya başladı.Нейният баща забелязва таланта ѝ за пеене, когато е на шест години.
Orkestranın son çaldığı şarkının ne olduğu hususunda çok fazla spekülasyon ortaya çıkmıştır.Tijekom vođenja orkestra proširio je repretoar koji je orkestar izvodio.
Lisan hususunda ilmî usule tamamiyle riayet edilemiyor; çünkü iyi bir masalcı bulamadım.Međutim, ne može izvesti čaroliju Patronusa jer nema dovoljno pozitivno sjećanje.
Askerî'nin Afyonkarahisar'a nasıl ve nereden geldiği hususunda kesin bir bilgi yoktur.Ni znano kje in kako je prišel v stik s salezijanci.
1974 yılındaki Yugoslavya Anayasası ile Kosova kendi kendisini yönetme hususunda birçok hak elde etmişti.Kartu su 1974 m. Jugoslavijos konstitucijos išleidimu, Kosovas gavo savivaldą.
11 Aralıkta, Silezya'nın teslimi hususunda Avusturya'ya bir ültimatom verdi.11. detsembril edastas ta Austriale ultimaatumi, nõudes Sileesia üleandmist.
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.Francamente, preciso que todos vocês pensem como podem ajudar a resolver este enorme problema.
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.Ho veramente bisogno di tutti voi per pensare a come possiamo risolvere questo grande problema.
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.사실 저는 여러분 모두가 이 심각한 문제를 해결하는데 어떤 도움이 될지를 생각하기 원합니다.
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.Naprawdę, szczerze, chcę, żebyście wszyscy pomyśleli jak możecie pomóc rozwiązać ten problem.
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.Offen gesagt, Sie alle müssen sich darüber Gedanken machen, wie Sie zur Lösung des Problems beitragen können.
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.Serios, am nevoie să vă gândiţi cum puteţi ajuta la rezolvarea acestei imense probleme.
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.Εννοώ, ειλικρινά, θέλω όλοι σας να σκεφτείτε πώς μπορείτε να βοηθήσετε να λύσουμε αυτό το τεράστιο πρόβλημα.
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.Да, нам действительно нужны вы все, чтобы подумать, чем вы можете помочь в решении этой серьезной проблемы.
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.אני מתכוון בכנות שאני צריך שכולכם תחשבו איך אתם יכולים לסייע כדי לפתור את הבעיה הענקית הזאת.
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.اعني انني بامانة اريدكم جميعا ان تفكرو كيف بامكانكم حل هذه المعضله الضخمة
Açıkçası hepinizden bu büyük sorunu çözmeye nasıl yardımcı olabileceğiniz hususunda kafa yormanızı istiyorum.この大きな問題を 解決する手助けができるか そして発明家や政策立案者
Ancak, uzman değerlendirmelerine göre, bu müdahalenin sağlanması hususunda farklılıklar bulunmaktadır.Asiantuntijoiden arvioiden mukaan toimenpiteiden tarjonnassa on kuitenkin eroja.
Ancak, uzman değerlendirmelerine göre, bu müdahalenin sağlanması hususunda farklılıklar bulunmaktadır.A szakértők megítélése szerint azonban e beavatkozás biztosításában vannak különbségek.
Ancak, uzman değerlendirmelerine göre, bu müdahalenin sağlanması hususunda farklılıklar bulunmaktadır.Contudo, segundo as classificações dos peritos, há diferenças na oferta desta intervenção.
Ancak, uzman değerlendirmelerine göre, bu müdahalenin sağlanması hususunda farklılıklar bulunmaktadır.Enligt expertuppskattningar finns det dock skillnader i hur denna behandling ges.
Ancak, uzman değerlendirmelerine göre, bu müdahalenin sağlanması hususunda farklılıklar bulunmaktadır.I henhold til ekspertvurderinger er der dog forskelle i leveringen af denne foranstaltning.
Ancak, uzman değerlendirmelerine göre, bu müdahalenin sağlanması hususunda farklılıklar bulunmaktadır.Podľa hodnotenia odborníkov však existujú rozdiely v poskytovaní takejto intervencie.
Ancak, uzman değerlendirmelerine göre, bu müdahalenin sağlanması hususunda farklılıklar bulunmaktadır.poskytování léčby tohoto typu ve věznicích (42).