Ana içeriğe geç
Sözlük

hususunda ile cümle

hususunda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
O bana ayıların kışı nasıl geçirdiği hususunda bölüm ve ayet verdi.He gave me chapter and verse on how bears pass the winter.
Onun ona çok kızgın olduğu hususunda bir görüşü vardı.He had a notion that she was very angry with him.
Radyo bir sel riski olduğu hususunda bizi uyarmıştı.The radio had warned us that there was a risk of flooding.
Eski arabayı ne yapacakları hususunda onunla anlaştı.She agreed with him on what to do with the old car.
insaniyet hususundaRegarding humankind...
Tom'un Mary'nin davranışı hakkında ne yapacağı hususunda hiç bir fikri yok.Tom has no idea what to do about Mary's behavior.
Tom'a ne olduğu hususunda herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea what happened to Tom?
Onun nereden geldiği hususunda hiçbir fikrim yoktu.I had no idea where it came from.
Ne hakkında konuştuğum hususunda hiçbir fikrim yok.I have no idea what I'm talking about.
Tom ev satın hususunda tereddüt ediyor.Tom is hesitating about buying the house.
Tom Mary'nin nerede olduğu hususunda hiçbir fikri olmadığını söylüyor.Tom says he has no idea where Mary is.
Tom'un neler olduğu hususunda hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea what was going on.
Onun nereye gittiği hususunda hiçbir fikrim yok.I have no idea where he went.
O, onu halledebileceği hususunda kendini ikna etmeye çalışıyor.He is trying to convince himself that he can handle it.
Alice'in Tom'un zaten Mary ile evli olduğu hususunda hiç bir fikri yoktu.Alice had no idea that Tom was already married to Mary.
Tom'un Mary'nin zaten evli olduğu hususunda hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea that Mary was already married.
Tom'un onu yapacağı hususunda hiçbir fikrim yoktu.I had no idea Tom would do that.
Tom'un Fransızca bildiği hususunda hiçbir fikrim yoktu.I had no idea Tom knew French.
Mary'nin çıkacağı hususunda hiçbir fikrim yoktu.I had no idea Tom would quit.
Onun kim olduğu hususunda hiçbir fikrim yoktu.I had no idea who he was.
O herhangi bir şey için zamanı olmadığı hususunda her zaman şikayet ediyor.He's always complaining that he doesn't have time for anything.
Onlar için (azab hususunda) acele etme.Do not therefore throw them away.'
Kalpleri yaratılış gayesine uygun hareket etme hususunda tenvir eder.They let their hearts run away with their heads.
Spartalılar hangi genç erkeklerin eğitime kabul edileceği hususunda çok seçiciydi.The Spartans were very selective in which young men they would permit to enroll.
İbni Suud Kuveyt topraklarının kendisine ait olduğu hususunda ısrarını sürdürdü.Ibn Saud insisted that Kuwait's territory belonged to him.
Orkestranın son çaldığı şarkının ne olduğu hususunda çok fazla spekülasyon ortaya çıkmıştır.There has been much speculation about what their last song was.
Çoklu hataların incelenmesi veya sistem düzeyindeki etkileri hususunda iyi değildir.It is not good at examining multiple failures or their effects at a system level.
Kendisi hakkında Mürcie’den olduğu hususundaki ithamları reddetmektedir.In it, he detailed his suspicions about Skoblin.
NATO’nun Bosnalı Sırplara geri çekilmeleri hususunda ültimatomu.As a result, the return of the Bosnians to the NDH was delayed.
Olan bitenlerdeki ince ayrıntılar hususunda konuşmaya devam ediyor olacağım, görüşmek üzere. .And we'll continue to learn the nuance of everything that's going on.
Sanırım bu aşamada korumanın... ...ne anlama geldiği hususunda... ...çok kesin fikirlerimiz oldu.So at this stage, I guess, we had very, very firm ideas on what conservation meant.
Büyük pazarlar hususunda konuşmak istiyorum.I want to talk about it from the perspective of capital markets.
Peder, ona katýlýyor musun? Cesetleri buraya atmak hususunda.Os camponeses encontram os cadáveres, e os trazem aqui, ao invés de enterrar.
Ayetlerimiz hususunda doğruluktan sapanlar bize gizli kalmazlar.Surely those who slander Our signs are not hidden from Us.
Yoksa (hakka engel olma hususunda) bir iş mi kararlaştırdılar?Have they settled upon a plan?
Böylece Allah, dünya ve ahiret hususunda düşünesiniz diye size ayetleri açıklar.So does God reveal His signs: You may haply reflect
Şüphe yok ki Allah, kafir olan kavme, doğru yola gitmek hususunda başarı vermez.God will preserve you from (the mischief of) men; for God does not guide those who do not believe.
Özürle suçu yok etmek hususunda olsun, yahut korkutma hususuna ait bulunsun.To end all argument or to warn.
Cahillerden olmaman hususunda seni uyarırım."I warn you not to be one of the ignorant."
Allah'ı anmak hususunda kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun!Alas for those whose hearts have been hardened to God's remembrance!
Hayır, onlar yeni bir yaratma hususunda şüphe içindedirler.And yet they are confused about a new creation.
Bununla beraber Allah sizi kendisinden korunmanız hususunda uyarır. Nihâyet gidiş Allah'adır.But God commands you to beware of Him, for to God you will journey in the end.
Kendilerine güven veya korku hususunda bir haber geldiğinde onu hemen yayıverirler.And when any tidings of peace or war come to them they spread the news around.
Artık Allah'ın zikri hususunda kalpleri katılaşmış olanların vay haline!Alas for those whose hearts have been hardened to God's remembrance!
Din hususunda onlara apaçık deliller verdik.And gave them a clear exposition of Our laws.
Sonra (Ey Muhammed) seni din hususunda apaçık bir şeriat sahibi kıldık.We have put you on the right way in the matter (of divine law).
Yazıklar olsun, kalpleri Allah’ı anmak hususunda katılaşmış olanlara!Alas for those whose hearts have been hardened to God's remembrance!
Çünkü Allah'tan gelecek herhangi bir cezayı önleme hususunda, onlar sana hiçbir fayda veremezler.They will not avail you in the least against God.
Nihayet kardeşini öldürme hususunda nefsine uydu da öldürdü onu ve ziyankarlardan oluverdi.So his soul incited him to kill his brother – he therefore killed him, and was therefore ruined.
Onlardan sadakaların (taksimi) hususunda seni ayıplayanlar da vardır.And of them are some who traduce thee in respect of alms.
Sabretmek ve namaz kılmak hususunda Allah'tan yardım dileyin.And seek help through patience and prayer.
Bağışla onları, yarlıganmalarını dile onların, iş hususunda danış onlarla.So pardon them, and ask forgiveness for them, and consult them in the conduct of affairs.
Onlar aleyhine kötülük ve düşmanlık hususunda dayanışmaya giriyorsunuz.And if they come to you as captives, you ransom them, although it was forbidden to you.
O'nun huzurunda bulunanlar, O'na ibadet hususunda kibirlenmezler ve yorulmazlar.Those near Him are not too proud to worship Him, nor do they waver.
Bununla beraber Allah sizi kendisinden korunmanız hususunda uyarır.God warns you to beware of Him.
Ancak meşrû sözler dışında, onlarla gizlice buluşma hususunda sözleşmeyin!But do not meet them secretly, unless you have something proper to say.
Eğer (savaş için) sözleşmiş olsaydınız, sözleştiğiniz vakit hususunda ihtilafa düşerdiniz.Had you made a mutual appointment to meet in encounter, you would have declined.
Hakkında bilgin olmayan şeyi benden isteme. Cahillerden olmaman hususunda seni uyarırım."Indeed, I advise you, lest you be among the ignorant."
Muhakkak siz, mallarınız ve canlarınız hususunda imtihan olunacaksınız.You will surely be tested in your possessions and in yourselves.
Onunla (insanları) uyarman ve inananlara öğüt (vermen) hususunda göğsünde bir sıkıntı olmasın.You should not hesitate to convey its warning and its good advice to the believers.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hususunda ile cümle - hususunda kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App