Uyum süreci planına, sizin ülkeye uyum sağlamanızda yardımcı olacak hususlar yazılacaktır.I integrationsplanen antecknas åtgärder som främjar din integration.
Uyum süreci planına, sizin ülkeye uyum sağlamanızda yardımcı olacak hususlar yazılacaktır.Kotoutumissuunnitelmaan kirjoitetaan niitä asioita, jotka auttavat sinua kotoutumaan.
Uyum süreci planına, sizin ülkeye uyum sağlamanızda yardımcı olacak hususlar yazılacaktır.Le plan d'intégration décrit les mesures qui favorisent votre intégration.
Uyum süreci planına, sizin ülkeye uyum sağlamanızda yardımcı olacak hususlar yazılacaktır.В план интеграции включаются аспекты, способствующие вашей интеграции в Финляндии.
Uyum süreci planına, sizin ülkeye uyum sağlamanızda yardımcı olacak hususlar yazılacaktır.تـُدون في خطة التوطين تلك الأشياء التي تساعدك على التوطين.
Uyum süreci planına, sizin ülkeye uyum sağlamanızda yardımcı olacak hususlar yazılacaktır.社会融入计划内容包括帮助您融入社会的具体事务,例如学习芬兰语、其它学习内容或工作实习等。您可在劳动和经济发展办公室,即TE-办公室(
Uyuşturucu politikası 2008 yılında önemli bir husus teşkil edecektir.A drogpolitika 2008ban bizonyosan kiválasztott téma lesz.
Uyuşturucu politikası 2008 yılında önemli bir husus teşkil edecektir.Der Drogenpolitik kommt im Jahr 2008 zwangsläufig eine wichtige Rolle zu.
Uyuşturucu politikası 2008 yılında önemli bir husus teşkil edecektir.Drugsbeleid zal in 2008 ongetwijfeld een belangrijk onderwerp worden.
Uyuşturucu politikası 2008 yılında önemli bir husus teşkil edecektir.Huumepolitiikka kuuluu vuoden 2008 tärkeisiin aiheisiin.
Uyuşturucu politikası 2008 yılında önemli bir husus teşkil edecektir.La política antidroga constituirá un tema importante durante 2008.
Uyuşturucu politikası 2008 yılında önemli bir husus teşkil edecektir.La politique antidrogue devrait revêtir une importance toute particulière en 2008.
Uyuşturucu politikası 2008 yılında önemli bir husus teşkil edecektir.Narkotikapolitik bliver et vigtigt spørgsmål i 2008.
Uyuşturucu politikası 2008 yılında önemli bir husus teşkil edecektir.Narkotikapolitik kommer att bli en viktig fråga under 2008.
Uyuşturucu politikası 2008 yılında önemli bir husus teşkil edecektir.Politica în domeniul drogurilor va constitui un aspect important în 2008.
Uyuşturucu politikası 2008 yılında önemli bir husus teşkil edecektir.Politika na področju drog je v letu 2008 pomembno vprašanje.
Uyuşturucu politikası 2008 yılında önemli bir husus teşkil edecektir.Protidrogová politika má byť v roku 2008 dôležitou témou.
Uyuşturucu politikası 2008 yılında önemli bir husus teşkil edecektir.Protidrogová politika se má v roce 2008 stát významným tématem.
Uyuşturucu politikası 2008 yılında önemli bir husus teşkil edecektir.Η p i ολ ι τικ ή για τα ναρκωτικά έχει αναχθεί σε 1 ε ί ζ ο ν ζ ή τη 1 α για το 2008.
Uyuşturucu politikası 2008 yılında önemli bir husus teşkil edecektir.Политиката в областта на наркотиците е определена като важен проблем за 2008г.
Uyuşturucu sorunları bir dizi başka sosyal ve sağlık hususuyla içiçe geçmiştir.A kábítószer-problémákhoz további sokrétű társadalmi és egészségügyi kérdések társulnak.
Uyuşturucu sorunları bir dizi başka sosyal ve sağlık hususuyla içiçe geçmiştir.Huumeongelmat kietoutuvat moniin muihin sosiaalisiin ja terveydellisiin kysymyksiin.
Uyuşturucu sorunları bir dizi başka sosyal ve sağlık hususuyla içiçe geçmiştir.I problemi provocati dalle droghe si intrecciano con una serie di altre problematiche sociali e sanitarie.
Uyuşturucu sorunları bir dizi başka sosyal ve sağlık hususuyla içiçe geçmiştir.Narkotikaproblem är förknippade med många andra samhälls- och hälsoproblem.
Uyuşturucu sorunları bir dizi başka sosyal ve sağlık hususuyla içiçe geçmiştir.Narkotikaproblemer hænger tæt sammen med en række andre sociale og sundhedsmæssige spørgsmål.
Uyuşturucu sorunları bir dizi başka sosyal ve sağlık hususuyla içiçe geçmiştir.Na tento účel sa nedávno prijalo niekoľko opatrení v rámci európskej diskusie o drogách.
Uyuşturucu sorunları bir dizi başka sosyal ve sağlık hususuyla içiçe geçmiştir.Problemele legate de droguri se îmbină cu o serie de alte probleme sociale și de sănătate.
Uyuşturucu sorunları bir dizi başka sosyal ve sağlık hususuyla içiçe geçmiştir.Težave, ki jih povzročajo droge, so prepletene z vrsto drugih socialnih in zdravstvenih vprašanj.
Uyuşturucu sorunları bir dizi başka sosyal ve sağlık hususuyla içiçe geçmiştir.Α υ ξ αν ό * εν η αναγνώριση τη ì σ η * ασία ì του διαλόγου * ε την κοινωνία των p i ολ ι τ ώ ν
Uyuşturucu sorunları bir dizi başka sosyal ve sağlık hususuyla içiçe geçmiştir.Проблемите с наркотиците са преплетени с редица други социални и здравни въпроси.
Uyuşturucu tedavisinde kalite teminatı hususunda kılavuz ilkeler önemli bir araç haline gelmektedir.Deze diensten worden vaak verleend door laagdrempelige instellingen.
Uyuşturucu tedavisinde kalite teminatı hususunda kılavuz ilkeler önemli bir araç haline gelmektedir.Dôležitým nástrojom pri zabezpečovaní kvality protidrogovej liečby sa stávajú usmernenia.
Uyuşturucu tedavisinde kalite teminatı hususunda kılavuz ilkeler önemli bir araç haline gelmektedir.Portal de buenas prácticas del OEDT: http://www.emcdda.europa.eu/best-practice/treatment
Uyuşturucu tedavisinde kalite teminatı hususunda kılavuz ilkeler önemli bir araç haline gelmektedir.Retningslinjer bliver et stadigt vigtigere redskab for kvalitetssikring af stofbehandling.
Uyuşturucu tedavisinde kalite teminatı hususunda kılavuz ilkeler önemli bir araç haline gelmektedir.Riktlinjer håller på att bli ett viktigt verktyg för kvalitetssäkringen av missbruksbehandling.
Uyuşturucu tedavisinde kalite teminatı hususunda kılavuz ilkeler önemli bir araç haline gelmektedir.Smernice postajajo pomemben pripomoček pri zagotavljanju kakovosti zdravljenja odvisnosti od drog.
Uyuşturucu tedavisinde kalite teminatı hususunda kılavuz ilkeler önemli bir araç haline gelmektedir.Suuntaviivoista on tulossa tärkeä väline huumehoidon laadunvalvonnassa.
Uyuşturucuya Bağlı Suçun Tanımlanması: Politika HususlarıA kábítószerrel összefüggő bűnözés meghatározása: politikai szempontok
Uyuşturucuya Bağlı Suçun Tanımlanması: Politika HususlarıDefiniowanie przestępstw związanych z narkotykami: wnioski co do przyszłej polityki
Uyuşturucuya Bağlı Suçun Tanımlanması: Politika HususlarıDefinování trestné činnosti související s drogami
Uyuşturucuya Bağlı Suçun Tanımlanması: Politika HususlarıOpredelitev kriminala, povezanega z drogami: politični premisleki
Uyuşturucuya Bağlı Suçun Tanımlanması: Politika HususlarıПредставяне на определение за престъпленията, свързани с наркотици — съображения на политиката
Üzerinde yeniden düşünmemiz gereken birinci husus, esasen, zaman konusudur.20 évig tart, hogy egy doktorival rendelkezőt állítsanak elő.
Üzerinde yeniden düşünmemiz gereken birinci husus, esasen, zaman konusudur.Die erste Herausforderung ist, diese Zeitfrage grundsätzlich zu überdenken.
Üzerinde yeniden düşünmemiz gereken birinci husus, esasen, zaman konusudur.El primer desafío es replantear, fundamentalmente, el tema del tiempo.
Üzerinde yeniden düşünmemiz gereken birinci husus, esasen, zaman konusudur.기반 시설 제공,
Üzerinde yeniden düşünmemiz gereken birinci husus, esasen, zaman konusudur.La prima sfida è ripensare, fondamentalmente, il problema del tempo.
Üzerinde yeniden düşünmemiz gereken birinci husus, esasen, zaman konusudur.Le premier défi est de repenser, fondamentalement, le problème du temps.
Üzerinde yeniden düşünmemiz gereken birinci husus, esasen, zaman konusudur.Trvá to 20 let vyprodukovat někoho s PhD.
Üzerinde yeniden düşünmemiz gereken birinci husus, esasen, zaman konusudur.Первая задача - это глубоко пересмотреть фактор времени.
Üzerinde yeniden düşünmemiz gereken birinci husus, esasen, zaman konusudur.Първото предизвикателство е да премислим, фундаментално, въпросът с времето.
Üzerinde yeniden düşünmemiz gereken birinci husus, esasen, zaman konusudur.מתן תשתיות,
Üzerinde yeniden düşünmemiz gereken birinci husus, esasen, zaman konusudur.ا لتحدي الا ول هو اعادة ا لتفكير ، من كافة جوانب
Üzerinde yeniden düşünmemiz gereken birinci husus, esasen, zaman konusudur.規則を通した上での国家の有体・無体資産の管理、
Ve bu fakültenin yazılım mühendisliği ile alakalı konuştuması önemli bir husustu.I po prostu niemożliwością było zrobić to w klasie. I weź tego ucz.
Ve bu fakültenin yazılım mühendisliği ile alakalı konuştuması önemli bir husustu.وكان من المهم أن يتحدث المحاضرون في الجامعات عن هندسة البرمجيات
Ve bu fakültenin yazılım mühendisliği ile alakalı konuştuması önemli bir husustu.私たち大学教員がソフトウェア工学語る上では必要不可欠ですが、プログラミングを
Ve bu konuda iki hususu dikkate alın:Bedenken Sie dabei zwei Sachen.
Ve bu konuda iki hususu dikkate alın:Gardez à l'esprit qu'il y a deux choses.
Ve bu konuda iki hususu dikkate alın:여기서 두가지 사항을 염두에 두어야 합니다.