Ana içeriğe geç
Sözlük

husus ile cümle

husus kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu bulgular ayrıca, dikkatle göz önüne alınması gereken etik hususlara işaret eder.Rovněž vyvolávají řadu závažných etických otázek, které je třeba pečlivě zvážit.
Bu bulgular ayrıca, dikkatle göz önüne alınması gereken etik hususlara işaret eder.Súčasný vývoj neurobiológie nám umožňuje lepšie pochopiť tento proces.
Bu çalışma alanı üç hususu kapsamaktadır:Профилактика
Bu, çok önemli aşamada tüm programlar için görünürlüğün korunması önemli bir husus olacaktır.Acest lucru va fi important pentru a menţine vizibilitatea tuturor programelor în acest stadiu crucial.
Bu, çok önemli aşamada tüm programlar için görünürlüğün korunması önemli bir husus olacaktır.Bude důležité, aby byla v této kritické etapě zachována viditelnost všech programů.
Bu, çok önemli aşamada tüm programlar için görünürlüğün korunması önemli bir husus olacaktır.Bude to dôležité pre udržanie prehľadnosti všetkých programov v tomto kritickom štádiu.
Bu, çok önemli aşamada tüm programlar için görünürlüğün korunması önemli bir husus olacaktır.Det vil være vigtigt at opretholde alle programmernes synlighed på dette afgørende tidspunkt.
Bu, çok önemli aşamada tüm programlar için görünürlüğün korunması önemli bir husus olacaktır.É primordial garantir a visibilidade de todos os programas nesta fase crucial.
Bu, çok önemli aşamada tüm programlar için görünürlüğün korunması önemli bir husus olacaktır.Il conviendra de garantir la visibilité de tous ces programmes lors de cette phase cruciale
Bu, çok önemli aşamada tüm programlar için görünürlüğün korunması önemli bir husus olacaktır.Op dit cruciale moment is het buitengewoon belangrijk om van alle programma’s de zichtbaarheid te bewaren.
Bu, çok önemli aşamada tüm programlar için görünürlüğün korunması önemli bir husus olacaktır.Sarà importante mantenere la visibilità di tutti i programmi in questa fase cruciale.
Bu, çok önemli aşamada tüm programlar için görünürlüğün korunması önemli bir husus olacaktır.Tässä ratkaisevassa vaiheessa on tärkeää, että kaikki ohjelmat saavat huomiota.
Bu, çok önemli aşamada tüm programlar için görünürlüğün korunması önemli bir husus olacaktır.Under detta avgörande skede är det viktigt att alla program hela tiden håller en hög profil.
Bu, çok önemli aşamada tüm programlar için görünürlüğün korunması önemli bir husus olacaktır.V tej glavni fazi bo za vse programe pomembno, da se ohrani njihova prepoznavnost.
Bu, çok önemli aşamada tüm programlar için görünürlüğün korunması önemli bir husus olacaktır.Ważne jest, aby zapewnić przejrzystość wszystkich programów na tym ważnym etapie.
Bu figürlerde çok dikkatimi çeken bir diğer husus, kumaşların kıvrımları.Kiedy przyglądamy się postaciom, godna uwagi wydaje się ułożona w fałdy draperia.
Bu figürlerde çok dikkatimi çeken bir diğer husus, kumaşların kıvrımları.la aceste figuri este felul in care au fost tratate faldurile.
Bu figürlerde çok dikkatimi çeken bir diğer husus, kumaşların kıvrımları.Ma il particolare più notevole delle figure è il drappeggio.
Bu figürlerde çok dikkatimi çeken bir diğer husus, kumaşların kıvrımları.Pero lo que hace estas figuras remarcable es como las cortinas se emplean.
Bu figürlerde çok dikkatimi çeken bir diğer husus, kumaşların kıvrımları.Но това, което е толкова забележително за тези фигури, е изображението на драперията.
Bu figürlerde çok dikkatimi çeken bir diğer husus, kumaşların kıvrımları.Но что особенно примечательно в этих фигурах - это то, как выполнена драпировка.
Bu figürlerde çok dikkatimi çeken bir diğer husus, kumaşların kıvrımları.Особливістю цих фігур є обробка драпіровки.
Bu husus 2008 korunmasız gençler hakkındaki seçili konuda vurgulanmıştır.Asiaa käsitellään vuoden 2008 erityiskysymyksessä, joka koskee riskialttiita nuoria.
Bu husus 2008 korunmasız gençler hakkındaki seçili konuda vurgulanmıştır.Den här frågan belyses i temakapitlet 2008 om utsatta ungdomar.
Bu husus 2008 korunmasız gençler hakkındaki seçili konuda vurgulanmıştır.Dit onderwerp wordt belicht in het selected issue uit 2008 over kwetsbare groepen.
Bu husus 2008 korunmasız gençler hakkındaki seçili konuda vurgulanmıştır.Este tema se destaca en la cuestión particular sobre jóvenes vulnerables de 2008.
Bu husus 2008 korunmasız gençler hakkındaki seçili konuda vurgulanmıştır.Rapportannuel2008:ÉtatduphénomènedeladrogueenEurope
Bu husus 2008 korunmasız gençler hakkındaki seçili konuda vurgulanmıştır.Výročnízprávazarok2008:StavdrogovéproblematikyvEvropě
Bu husus ağın kuruluş aşamasında çözülmeye çalışılabilir.Ce point peut être abordé lors de la mise en place du réseau.
Bu husus ağın kuruluş aşamasında çözülmeye çalışılabilir.Puede que algunas estén interesadas en cooperar, y otras se muestren reacias.
Bu husus aşağıdakileri içerir:Pour réaliser cet objectif, plusieurs actions s’imposent:
Bu husus aşağıdakileri içerir:Это включает:
Bu husus aşağıdaki örnekte gösterildiği gibi bir reform veya değerlendirme temeli sağlayabilir.Lahko pa pomeni tudi evalvacijo na novo vpeljanih reform, kar kažejo primeri v nadaljevanju.
Bu husus aşağıdaki örnekte gösterildiği gibi bir reform veya değerlendirme temeli sağlayabilir.Leur objectif est de piloter l’ensemble du système de formation initiale des enseignants.
Bu husus böylelikle UUIM ve ortakları için yeni bir projeye dönüşebilir.Dans ce cas, l’observatoire et ses partenaires ont à gérer un nouveau projet.
Bu husus böylelikle UUIM ve ortakları için yeni bir projeye dönüşebilir.Su consecución se convertirá en un nuevo proyecto para el OND y sus socios.
Bu hususi slayt için 15.000 seks işçisiyle görüşme yaptım.저는 실제로 성적 근로자들과 얘기를 나누는데요, 이 특정 슬라이드를 위해 15,000명과 얘기를 했습니다.
Bu hususi slayt için 15.000 seks işçisiyle görüşme yaptım.15000人のセックスワーカーと話しました 彼らによれば 1時間当たり
Bu hususi slayt için 15.000 seks işçisiyle görüşme yaptım.Am vorbit cu cei din industria sexuală, cu 15.000 dintre ei, pentru acest slide.
Bu hususi slayt için 15.000 seks işçisiyle görüşme yaptım.Hable con trabajadoras sexuales, 15.000 de ellas para esta diapositiva en particular.
Bu hususi slayt için 15.000 seks işçisiyle görüşme yaptım.Ich spreche mit Sexarbeitern, 15.000 von ihnen, was die Daten auf dieser Folie betrifft.
Bu hususi slayt için 15.000 seks işçisiyle görüşme yaptım.Ik sprak met prostituees, 15.000 stuks voor dit specifieke plaatje
Bu hususi slayt için 15.000 seks işçisiyle görüşme yaptım.Io parlo con chi si prostituisce e, in particolare, i dati di questa slide si riferiscono a 15.000 di loro.
Bu hususi slayt için 15.000 seks işçisiyle görüşme yaptım.Jag har pratat med sexarbetare, 15 000 faktiskt för just detta diagrammet.
Bu hususi slayt için 15.000 seks işçisiyle görüşme yaptım.J'ai parlé à des travailleurs du sexe, 15 000 d'entre eux pour cette diapo.
Bu hususi slayt için 15.000 seks işçisiyle görüşme yaptım.Mluvila jsem s 15.000 sexuálními pracovníky přímo o tomhle slidu.
Bu hususi slayt için 15.000 seks işçisiyle görüşme yaptım.Rozmawiałam z 15000 ludzi z seksbiznesu w Indonezji, dla tego konkretnego slajdu.
Bu hususi slayt için 15.000 seks işçisiyle görüşme yaptım.Saya bicara dengan para pekerja seksual, sebanyak 15.000 orang dalam slide ini.
Bu hususi slayt için 15.000 seks işçisiyle görüşme yaptım.Szoktam beszélni szexmunkásokkal, közülük 15 000-ről szól ez a kis dia.
Bu hususi slayt için 15.000 seks işçisiyle görüşme yaptım.Tôi nói về người bán dâm, 15000 người bọn họ trong cái slide này.
Bu hususi slayt için 15.000 seks işçisiyle görüşme yaptım.Μίλησα με επαγγελματίες του σεξ, 15.000 γι' αυτή τη συγκεκριμένη διαφάνεια.
Bu hususi slayt için 15.000 seks işçisiyle görüşme yaptım.Аз говоря със секс работници, 15,000 по-точно за този слайд само.
Bu hususi slayt için 15.000 seks işçisiyle görüşme yaptım.Я поговорила с проститутками - с 15 тысячами из них для этого конкретного слайда.
Bu hususi slayt için 15.000 seks işçisiyle görüşme yaptım.אני מדברת עם עובדי תעשית המין, 15000 מהם כפי שרואים בשקופית זאת,
Bu hususi slayt için 15.000 seks işçisiyle görüşme yaptım.ومن ثم تحدثنا الى 15000 عامل في الجنس فقط لاجل هذه الشريحة المعروضة امامكم ..
Bu hususlar atık su analizi hakkındaki yeni EMCDDA yayınında ele alınmaktadır (EMCDDA, 2008b).Aceste probleme sunt abordate în noua publicaţie a OEDT privind analiza apelor reziduale (OEDT, 2008b).
Bu hususlar atık su analizi hakkındaki yeni EMCDDA yayınında ele alınmaktadır (EMCDDA, 2008b).Asioita käsitellään uudessa EMCDDA:n julkaisussa, joka koskee jätevesianalyysia (EMCDDA, 2008b).
Bu hususlar atık su analizi hakkındaki yeni EMCDDA yayınında ele alınmaktadır (EMCDDA, 2008b).Disse spørgsmål behandles i den nye publikation fra EONN om spildevandsanalyse (EONN, 2008b).
Bu hususlar atık su analizi hakkındaki yeni EMCDDA yayınında ele alınmaktadır (EMCDDA, 2008b).Estas questões são abordadas na nova publicação do OEDT sobre a análise de águas residuais (OEDT, 2008b).
Bu hususlar atık su analizi hakkındaki yeni EMCDDA yayınında ele alınmaktadır (EMCDDA, 2008b).Ezekkel a kérdésekkel az EMCDDA új, a szennyvizek elemzéséről szóló kiadványa foglalkozik (EMCDDA, 2008b).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod