Sonra yüzünü onun açık hurma koydu ve çekildi.Potom si položil otvorenou dlaňou cez tvár a stiahol to.
Sonra yüzünü onun açık hurma koydu ve çekildi.Puis il mit sa main ouverte sur son visage et l'a retiré.
Sonra yüzünü onun açık hurma koydu ve çekildi.Sau đó, ông đặt lòng bàn tay mở của mình trên khuôn mặt của mình và rút nó.
Sonra yüzünü onun açık hurma koydu ve çekildi.Sedan satte han sitt öppna handflata över ansiktet och drog tillbaka det.
Sonra yüzünü onun açık hurma koydu ve çekildi.Sitten hän laittoi avoimen kämmenen hänen kasvoilleen ja veti sen.
Sonra yüzünü onun açık hurma koydu ve çekildi.Τότε έβαλε ανοιχτή παλάμη του πάνω από το πρόσωπό του και την απέσυρε.
Sonra yüzünü onun açık hurma koydu ve çekildi.Затем он положил его открытой ладонью по его лицу и снял его.
Sonra yüzünü onun açık hurma koydu ve çekildi.Потім він поклав його відкритою долонею по його обличчю і зняв його.
Sonra yüzünü onun açık hurma koydu ve çekildi.Тогава той сложи отворената длан върху лицето му и го оттегли.
Sonra yüzünü onun açık hurma koydu ve çekildi.ثم وضع كفه انه فتح على وجهه وانسحب ذلك.
Sonra yüzünü onun açık hurma koydu ve çekildi.彼の顔の中心には黒い空洞となった。
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.A földtõl fogva az ajtó felsõ részéig Kérubok és pálmafaragások valának készítve a falon.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Da terra fino sopra la porta erano disposti cherubini e palme sulle pareti del santuario
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Dela pămînt pînă deasupra uşii, erau heruvimi şi finici, şi tot aşa şi pe zidul Templului.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Desde o chão até acima da entrada estavam entalhados querubins e palmeiras, como também pela parede do templo.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Fra Gulv til Vinduer var der fremstillet Keruber og Palmer på det Helliges Væg.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Fra jorden til ovenfor døren var det gjort kjeruber og palmer, på templets* vegg. / {* det Helliges.}
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Från marken ända upp över ingången funnos keruber och palmer framställda, så ock på tempelsalens väggar.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.땅에서부터 문통 위에까지 그룹들과 종려나무들을 새겼으니 성전벽이 다 그러하더라
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.maasta alkaen ja aina oviaukkojen yläpuolelle oli tehty kerubeja ja palmuja, samoin temppelisalin seinälle.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.mulai dari lantai sampai ke bagian atas pintu
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Od tal do vrh vrat so bili narejeni kerubimi in palme: taka je bila templjeva stena.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Od země až do vrchu dveří cherubínové a palmy zdělány byly i na zdi chrámu.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Od zeme až hore nad dvere boli porobení cherubi a palmy, a to na stene chrámu.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Od ziemi aż do wierzchu drzwi byli Cherubinowie i palmy wyryte, taże i na ścianie kościelnej.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Từ đất đến trên cửa , có những chê - ru-bin và những cây kè chạm , trên tường đền thờ cũng vậy .
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Từ đất đến trên cửa, có những chê-ru-bin và những cây kè chạm, trên tường đền thờ cũng vậy.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Απο του εδαφους εως επανωθεν της θυρας ησαν ειργασμενα χερουβειμ και φοινικες και εις τον τοιχον του ναου.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.От пода до над вратата бяха изработени херувими и палми; такава беше стената на храма.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.От пола до верха дверей сделаны были херувимы и пальмы, также и по стене храма.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.מהארץ עד מעל הפתח הכרובים והתמרים עשוים וקיר ההיכל׃
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.من الارض الى ما فوق المدخل عمل كروبيم ونخيل وعلى حائط الهيكل.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.從 地 至 門 以 上 、 都 有 惹 韁 皎 和 棕 樹 . 殿 牆 就 是 這 樣
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.從地 至門 以上 、 都 有 惹韁皎 和 棕樹 . 殿牆 就 是 這樣
Uyku uçuşu! Naneşekeri renkli ve hurma renkli çoraplar. Statik elektrik gerilimi oluşturuyorlar.Sã zbor în somn! ªerbetul de mentã ºi ºosetele de curmal japonez... ... creeazã o tensiune electricã staticã.
Ve hurmayı alırdık, ve eve gelirdik.Dan kami membeli kurma, dan kami pulang.
Ve hurmayı alırdık, ve eve gelirdik.E così compravamo i datteri e andavamo a casa.
Ve hurmayı alırdık, ve eve gelirdik.Então comprávamos as tâmaras e íamos para casa.
Ve hurmayı alırdık, ve eve gelirdik.Et donc nous achetions les dates et nous rentrions à la maison.
Ve hurmayı alırdık, ve eve gelirdik.그리고 우리는 그 대추야자 열매를 사서 집으로 돌아왔습니다.
Ve hurmayı alırdık, ve eve gelirdik.Kúpili sme tie ďatle a šli sme domov.
Ve hurmayı alırdık, ve eve gelirdik.Kupowaliśmy więc ten owoc.
Ve hurmayı alırdık, ve eve gelirdik.Och så köpte vi dadlarna och åkte hem.
Ve hurmayı alırdık, ve eve gelirdik.Şi aşa cumpăram curmalele şi mergeam acasă.
Ve hurmayı alırdık, ve eve gelirdik.Szóval megvettük a datolyát, és hazamentünk.
Ve hurmayı alırdık, ve eve gelirdik.Tak jsme si ty datle koupili a šli jsme domů.
Ve hurmayı alırdık, ve eve gelirdik.Und so kauften wir dann die Dattel und gingen nach Hause.
Ve hurmayı alırdık, ve eve gelirdik.Và chúng tôi mua chà là, và đi về nhà.
Ve hurmayı alırdık, ve eve gelirdik.We kochten de dadel en gingen naar huis.
Ve hurmayı alırdık, ve eve gelirdik.Κι έτσι, αγοράζαμε το δαμάσκηνο, πηγαίναμε σπίτι.
Ve hurmayı alırdık, ve eve gelirdik.И мы покупали финики, и шли домой.
Ve hurmayı alırdık, ve eve gelirdik.И така купувахме фурмите и се прибирахме вкъщи.
Ve hurmayı alırdık, ve eve gelirdik.אז היינו קונים את התמרים, והיינו הולכים הביתה.
Ve hurmayı alırdık, ve eve gelirdik.وكان والدي يشتري البلح .. ويذهب الى المنزل ..
Ve hurmayı alırdık, ve eve gelirdik.実際に本棚から地図帳を出して