hristiyan ile cümle

hristiyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Wendlerin çoğunluğu pagan dininden Hristiyanlığa dönüşmedi.A conversão foi provavelmente não do paganismo ao cristianismo.
Anne babası Hristiyandı.Ambos os seus pais eram cristãos.
Kendisini Hristiyanları ve Hristiyanlığı yok etmeye adamıştı.Ele quase destrói o cristão.
Hristiyanlıkta ise bu kitaplar teker teker ele alınır.Para alguns segmentos cristãos, os livros também são considerados apócrifos.
I. Kosova Savaşı'nda Hristiyan ordusu büyük bir mağlubiyete uğratıldı.Os sérvios sofreram derrota na Batalha do Kosovo.
Kim vede karısı Hristiyan kiliselerine girdi ve birer Presbiteryen oldular.Mas a sua avó a convenceu de ir à igreja, e ela tornou-se cristã.
Birçok Hristiyan, İsa’nın hem insan hem ilâhî özellik taşıdığına, Tanrı'nın oğlu olduğuna inanmaktadırlar.Muitos cristãos acreditam que Jesus foi ao mesmo tempo humano e o Filho de Deus.
Bir keresinde efendisi ona, hristiyanlığa geçmesi halinde özgürlük vadetmişti.Prometeu-lhe dar a liberdade se ela consentisse em abandonar o cristianismo.
Bu sırada Avar topraklarında Hristiyanlık yayılmaya başlamıştır.A partir daí Christiane afundaria cada vez mais no vício.
Bazı Dürzi köyleri küçük Hristiyan nüfuslarına sahiptir .Existem pequenas comunidades estrangeiras de cristãos.
Haç tasarımı Hristiyanlığı temsil etmektedir.A cruz simboliza o Cristianismo.
Daha sonra Meryem tövbe ederek Hristiyanlığı benimser ve bir azize olur.No fim, Maria o reencontra e o perdoa.
Bu müddet geçince Hristiyanların Yahudilere hiçbir borcu olmadığı kabul edilecekti.Entretanto, naquela época, as pessoas da Judeia não aceitaram as pregações de Cristo.
Japonya'da yaklaşık iki yüz elli bin Hristiyan bulunmaktadır.Estima-se que no seu auge tenha chegado a haver cerca de 300 mil cristãos no Japão.
MS 1. yüzyılda kurulmuştur ve MS 301'de bir devlet dini haline gelen Hristiyanlığın ilk mezhebi olmuştur.Historicamente foi a primeira nação a adotar o cristianismo como religião de Estado em 301.
Böylece Hristiyan istilacıların iki tarafının arası daha da açıldı.Ao mesmo tempo, tem vindo a crescer o segmento dos cristãos protestantes.
Edward bu sırada çok sofu bir Hristiyan olmuştu.Em torno deste tempo, ele também se tornou um cristão comprometido.
1981-1982 yılları arasında Avrupalı Hristiyan Demokratlar Birliği Başkanlığı görevini yürütmüştür.Entre 1981 e 1982 foi igualmente Presidente da União Europeia das Democracias Cristãs.
O anda Lamb of God isminde bir grup görür ve onların Hristiyan bir grup olduğu düşünür.O nome da banda significa Cordeiro de Deus o que leva muitos a crer que são uma banda cristã.
Moretz ailesini "aşırı derecede Hristiyan" olarak tanımlamaktadır.Ela descreveu a família como "muito cristã".
Tek tanrılı dinler (Musevilik, Hristiyanlık, İslam) tarafından mukaddes kabul edilir.Em cada canto um deus protetor faz a proeção (Ísis, Néftis, Sélquis e Neite).
Buna ilaveten seride birçok Hristiyanlık ögesi bulunmaktadır.Além dos citados acima, ainda há outros credos cristãos.
Bir balığı andıran sembol, ilk Hristiyanlar tarafından kullanılan gizli bir semboldü.Segundo ela, era o símbolo usado pelos primeiros cristãos.
Azizler Günü, Hristiyanlıkta bilinen ve bilinmeyen tüm azizlerin anıldığı kutsal gün.Dia de Todos os Santos é uma festa celebrada em honra de todos os santos e mártires, conhecidos ou não.
Evrenin (Büyük) Mimarı, Tanrı kavramı olarak Hristiyanlıkta birçok kez kendine yer bulmuştur.O conceito de Deus como o Grande Arquiteto do Universo tem sido empregado muitas vezes no cristianismo.
Hristiyanlar köyü terk etmiştir.Os cristãos cercam a cidade.
Cündişapur Üniversitesi dünyanın her yanından özellikle de Hristiyan bilim adamları toplanmıştır.Estes são geralmente redes de investigadores cristãos de todos os continentes.
Kasaba kurulduğundan bu yana Hristiyan etkinlikleri ile bilinmektedir.Depois da conquista as populações locais foram cristianizadas.
1000 yılı civarında Hristiyan misyonerler Norveç'te Hristiyanlığı yaymaya başladılar.Um século depois, os missionários cristãos começaram a chegar no Iêmen.
1994'te Hristiyan Sosyal Halk Partisi'nden milletvekili seçilmiştir.Em 1994 foi eleito deputado estadual pelo Partido Social Cristão (PSC).
Nüfusun yaklaşık %81'i Ortodoks Hristiyan'dır.Inclui cerca de 90% de cristãos ortodoxos.
Hristiyan Demokrat Birliği üyesidir.É integrante da Internacional Democrata Cristã.
Haçlı Seferleri döneminde Hristiyanları Müslümanlara karşı kışkırttılar.Apesar disso, os maiores massacres foram de cristãos contra muçulmanos.
Eskiden Hristiyanlara aitti.Antes fazia parte de Santos.
Hristiyanlık ve İslam, dine inanan vatandaşlar arasında en fazla sayıda taraftarı olan dinleriydi.O cristianismo e o islamismo estavam lutando pela maioria dos crentes.
Ancak ahalisi sırf Hristiyan olan yerlerde üyelerin tamamı Hristiyan olacaktı.Tudo isso já ocorria numa época em que os cristãos eram somente uma minoria marginalizada.
Bu uygulama zamanla, bir yaşayış biçimi olarak, Hristiyanlığın bünyesinde yerleşti.Esta prática sobreviveu por muito tempo após o processo de cristianização.
Azmi Bişara, hristiyan bir anne babanın çocuğu olarak yetişmiştir.Pablo: irmão mais velho de Tomás,a quem cria como filho,pois os pais viajaram.
Yedinci Gün Baptistleri yedinci gün Sebt’ini tutan Baptist Hristiyanlardır.Os Batistas do Sétimo Dia são batistas que guardam o sábado, o sétimo dia da semana, como dia santo ao Senhor.
Mahallenin eski bir Hristiyan köyü olduğu düşünülmektedir.O edifício parece ser a nova comunidade cristã.
Hristiyanlığın özünde; Noel Paskalya Yortusu olmak üzere iki ana festival vardır.Dois outros grandes feriados cristãos são a Páscoa e o Domingo da Trindade.
2001 nüfus sayımına göre nüfusun % 93.2 si Hristiyandır.No total, 93,2% da população eram cristãos.
Hristiyan düşmanlığı azalsa da Roma'da hala devam ediyordu.Mas o racismo está acabando atualmente em Níger.
12 yaşında bir Hristiyan okuluna geçti.Ele frequentou uma escola católica até os 12 anos.
Hristiyanlar, İsa'ya ve azizlere dua ederek günahların affını isterler.Os Corações de Jesus e Maria têm sobre vós desígnios de misericórdia.
Hristiyanlık da yaygın olan dinler arasındadır.Religões afro-cristãs também são bem difundidas.
Hem Hristiyan hem Yahudiler bu kişilere tornadizo (dönek) diyordu.Esses primeiros judeus cristãos eram chamados de nazarenos.
Diğerleri Hristiyan olduklarını inkâr etmişlerdir.Ik vroeg hen, of ze christen zijn.
Babası bir rahip ve güçlü kişisel inançları olan bir Hristiyandı.Zijn vader was een priester met een sterk persoonlijk geloof.
Zamanın Hristiyan tarihçilerine göre bu ilahi bir takdirdi.Christelijke historici van die tijd zagen het als een goddelijk ingrijpen.
İzmir'deki nüfusun %55'i Hristiyan, %38'i Müslüman ve %7'si Museviydi.Van de totale bevolking in İzmir was 55% christelijk, 38% moslim en 7% jood.
Çeşitli Hristiyan geleneklerine göre Thaddeus Edessa'da doğmuş bir Yahudi idi.Volgens een oude christelijke traditie was Theofilus een jood uit Alexandrië.
Erken Hristiyan MimarisiVroegchristelijke bouwkunst
Kendisini Hristiyan kültürüne bağlı bir ateist olarak tanımlar.Hij beschrijft zichzelf als een culturele christen en een christelijke atheïst.
Anne babası Hristiyandı.Sebastiaans ouders waren christenen.
Köy halkının tamamı Hristiyandır.De gehele christelijke bevolking wordt omgebracht.
Atinalı Aristides ya da Marcianus Aristeides, 2. yüzyılda yaşamış ilk Hristiyan apolojistlerindendir.Aristides van Athene of Marcianus Aristides, een christelijke apologeet uit de 2e eeuw n.Chr.
Hristiyanlıkta Nasıralı İsa olarak da bilinir.Hij is in het christendom bekend als Zacharias.
Bu bağıntı onların Hristiyanlığı kabul etmesinde rol oynadı.Reden voor deze keuze was zijn bekering tot het Christendom.
Müslüman bir kızın hristiyan bir erkekle evlenmesi ne toplumsal ,ne de yasal olarak mümkündür.Een christelijke of joodse man mag geen moslimvrouw huwen.
İlgili Sayfalar