hristiyan ile cümle
hristiyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ardından Hristiyanlara ve daha az seviyede Yahudilere eziyet etti.Perseguitò poi i cristiani e, seppur di meno, gli ebrei.
Bir kişi böylece bir inancı ifade ettiğinde, o artık bir Hristiyan olmuştur.Quando qualcuno prende questo impegno di fede, diventa cristiano.
Hristiyanlık İspanya'ya ilk yüzyılda geldi ve ikinci yüzyılda şehirlerde oldukça yaygınlaştı.Il Cristianesimo fu introdotto in Spagna nel I secolo e divenne popolare, nelle città, nel II secolo.
Belgrad kuşatması "Hristiyanlığın kaderini belirlemiştir".Si dice che l'assedio di Belgrado decise la sorte della cristianità.
Ayrıca önemli miktarda Hristiyan bir azınlık vardır.Vi è poi una piccola minoranza di cristiani.
İsrail’de 117.000 civarında Hristiyan vardır .I cristiani in Israele sono circa 161.000.
Öte yandan Hristiyanların kayıpları çok yüksekti.Malgrado la vittoria, le perdite cristiane furono alte.
Ancak ahalisi sırf Hristiyan olan yerlerde üyelerin tamamı Hristiyan olacaktı.Naturalmente questo può valere solo in quei luoghi dove esiste il cristianesimo.
Kudüs (Jerusalem) adı şehre geri getirildi ve bir Hristiyan şehri oldu.Il nome di Gerusalemme venne ripristinato in Aelia Capitolina e divenne una città cristiana.
18 yaşında Hristiyanlığı seçti.Ha deciso di convertirsi al cristianesimo a 18 anni.
Hristiyan incillerinin sunduğu vaad budur.”Questa è e deve essere la fede di tutti i cristiani…».
Hristiyan Araplar, İsrail’deki en çok eğimli kesimi oluşturmaktadır.Gli arabi cristiani sono uno dei gruppi più istruiti in Israele.
Kısa bir süre sonra Julian savaşta ölünce, Hristiyanlar tekrar imparatorluğun başına geçti.Poco dopo, Giuliano fu ucciso in battaglia e i cristiani riaffermarono il proprio controllo sull'impero.
İslam ve Hristiyanlık.Islam e cristianesimo.
John ve Basil hiçbir yerli Hristiyan'ın Zengi'nin tarafına geçmemesini sağladı.Giovanni e Basilio assicurarono che nessuno dei cristiani avrebbe disertato in favore di Zangi.
Haç tasarımı Hristiyanlığı temsil etmektedir.La croce simboleggia la Cristianità.
Grubun beş üyesi de Hristiyan'dır.Tutti e cinque i membri della band sono di fede cristiana.
Bunun Latin Amerika'daki temsilcisi ise Amerika Hristiyan Demokrat Organizasyonu'dur.Il corrispettivo latino-americano è l'Organizzazione Cristiano Democratica d'America.
1926 yılında Kemal Canbolat, bir Hristiyan okuluna girdi ve ilk eğitimini 1928 yılında tamamladı.Nel 1926, Kamal Jumblatt entra in una scuola cristiana, dove completa gli studi elementari nel 1928.
Bundan Hristiyanlar yarar sağladılar.Essa è venerata dai cristiani.
Estonya bayramları çoğunlukla Batı Hristiyan takvimi ve Protestan geleneklerine dayalıdır.Le festività finlandesi sono simili alle tradizioni del calendario cristiano occidentale e protestante.
Bazı Türkler zorla Hristiyanlaştırıldı.Alcuni membri sono stati convertiti forzatamente dall'islam al cristianesimo.
Bari Emirliği, Hristiyan komşularıyla ilişkiye girecek kadar uzun sürdü.L'Emirato di Bari non visse abbastanza a lungo per entrare in relazioni con i suoi vicini cristiani.
1982 yılında ilk defa Hristiyan Demokrat Enternasyonali olarak yeniden adlandırıldı.Nel 1982 viene rinominata Internazionale Democratica Cristiana.
Musevilik, Hristiyanlık, İslam.Buddismo, cristianesimo, islamismo.
1633 - Poznań'daki Yahudilere şehirdeki Yahudi çeyreğine Hristiyanların girme yasağı hakkı tanındı.1633 ebrei di Poznań ricevono il privilegio di proibire ai cristiani di entrare nella loro città.
Avrupa'da son bin beş yüz yıl boyunca en çok mensubu olan din Hristiyanlıktır.L'Europa è per me il più nobile processo politico degli ultimi 1000 anni".
Hristiyan Birlik (ChristianUnion - CU) ise daha merkezde yer alan tutumuyla öne çıkmaktadır.Per Kristek è fondamentale vivere l’attimo presente.
AB yurttaşlarının %72'si Hristiyan ve %2'si Müslüman.Il 72% dei cittadini dell'UE sono cristiani, mentre il 2% sono musulmani.
Irvine, bir Hristiyandır.Levi è un cristiano.
Nietzsche kitapta Hristiyanlığa çok sert eleştirilerde bulunmaktadır.Cristianesimo Il cristianesimo assume in Nietzsche un valore assolutamente negativo.
Bunun sonuçlarından biri de Hristiyanlığın yayılması oldu.Il risultato fu che l'avanzata cristiana si fermò.
Fakat Ermeniler büyük oranda Hristiyan olarak kaldılar.Gli Armeni rimasero, nonostante tutto, per la maggior parte cristiani.
Batı Hristiyanlığındaki vicar generalin eşdeğeridir.La posizione equivalente nelle chiese dell'Occidente Cristiano è il vicario generale.
Hristiyan mezhepleri, üçe ayrılmaktadır.Ciascuna delle forze cristiane si sentì tradita dall'altra.
Annesi Hristiyan, babası Müslüman'dır.Suo padre è musulmano, sua madre cristiana.
1994'te Hristiyan Sosyal Halk Partisi'nden milletvekili seçilmiştir.Nel 1994 fu eletto alla Camera in quota Cristiano Sociali.
1975 - Beyrut'ta Hristiyan ve Müslümanlar arasında iç savaş başladı.Nel 1958 Beirut viene scossa da una prima guerra civile tra cristiani e musulmani.
Buna ilaveten seride birçok Hristiyanlık ögesi bulunmaktadır.Su questo dato sono concordi tutte le confessioni cristiane.
Birçok Hristiyan kilisesi tapınılan varlıkların sanatsal üretimlerine icâzet vermektedir.La maggioranza della chiese cristiane permette la creazione artistica di oggetti di culto.
Anne babası Hristiyandı.I suoi genitori erano cristiani fondamentalisti.
Belge şunları söyler: "Nazizm kökenlerini Hristiyanlıktan alan bir görüngü değildir.Secondo il Commissario europeo: " La politica agricola europea non è un dominio riservato ai soli agricoltori.
Hristiyanlıkta tüm dualar âmin ile bitirilir.Ogni seduta comincia e finisce con preghiere cristiane.
Christmann, 1578'de Hristiyanlık'a geçmeden önce Yahudi'ydi.Nato ebreo, si convertì al cristianesimo calvinista prima del 1578.
Yahudilikteki mesih anlayışı, Hristiyanlıktan çok farklı özelliklere sahiptir.Il concetto ebraico del Messia differisce sostanzialmente da quello cristiano.
Hristiyan Demokrat Birliği Şili Hristiyan Demokratik Partisi İsviçre Hristiyan Demokratik Halk PartisiDemocratici Cristiani Finlandesi Partito Popolare Cristiano Democratico Partito Cristiano Democratico Croato
İsyana destek veren Hristiyan ahaliden birçok kişi vatana ihanet suçundan idam edildi.Molti dei criminali arrestati hanno giurato vendetta contro di loro.
Hristiyanlıkta da kıssa kullanımı yaygındır.Anche a Camerino il Cristianesimo si diffuse gradualmente.
Hristiyanlar haç ve çan ilave ederek yerküresini tekrar yerleştirdiler.I cristiani sostituirono la sfera con una croce e una campana.
Avusturya'da Hristiyanlık egemen dindir.La Cristianità avvero l'Europa.
Gazan ve kardeşi Olcaytu'da, vaftiz edilmiş ve Hristiyan olarak yetişmişti.Ghāzān fu battezzato e crebbe da cristiano, al pari di suo fratello Oljeitu.
Bu sebeple Hristiyanlarca da hac yeri olarak kabul edilmektedir.E non sorprende, perciò, trovarvi anche dei cristiani.
Mihail'in büyükbabaları Yahudi olarak doğmuşlar ama Hristiyanlıga dönmüşlerdi.Benché di origini ebraiche, i nonni di Jonas si erano convertiti al Cristianesimo.
Haçlı Seferleri döneminde Hristiyanları Müslümanlara karşı kışkırttılar.In risposta, gruppi di cristiani effettuarono rappresaglie contro i musulmani.
Vytautas Katolik töreniyle vaftiz oldu ve Hristiyan oldu.Accettò il battesimo e divenne cristiano.
Halka ile birleştirilmiş haçların Hristiyanlık öncesinden gelen birçok türü bulunur.Ci sono numerose rappresentazioni di croci con un cerchio anche prima del Cristianesimo.
Ekümenik konsil, Hristiyan kiliselerin bir araya geldiği toplantılar.Organismo pastorale di animazione, a servizio delle comunità cristiane.
Şehir, Erken Hristiyanlık döneminde Hristiyan topluluğunun önemli bir yerleşim yeriydi.La città ospitò una comunità cristiana già in epoca precostantiniana.
Çünkü; Hristiyanlık ona göre kabul edilemezdi.Tuttavia il credo di Calcedonia non venne accettato da tutti i cristiani.
2006 nüfus sayımına göre halkın %55,6'sı kendisini Hristiyan olarak tanımlamaktadır.Il 53,6% della popolazione dello Stato si definisce cristiana.