hristiyan ile cümle
hristiyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yahudiler, Hristiyanlar ve Müslümanlar ikinci şehirde yaşarlar.Les Juifs, les Chrétiens et les Musulmans vivent dans la seconde ville.
Ardından Hristiyanlara ve daha az seviyede Yahudilere eziyet etti.Il persécuta ensuite les chrétiens et, dans une bien moindre mesure, les Juifs.
Libanius'un anlattığna göre Julianus kendi askerleri arasındaki bir Hristiyan tarafından öldürülmüştü.Libanius affirme que Julien fut assassiné par un chrétien, l'un de ses propres soldats.
Hristiyanlığın Polonya'da yayılması yüzyıllar sürse de sonunda başarıya ulaşmıştır.La propagation du christianisme en Pologne prit des siècles pour s'achever.
Malta'da bulunan Hristiyanlar da Tanrı'ya Malta dilinde Alla der.Les catholiques de Malte appellent Dieu Alla en maltais.
Başkentte Hristiyanlığın en büyük mekânı 2001'de yapıldı.Le plus grand lieu de culte chrétien de la capitale a été achevé en 2001.
Bir kişi böylece bir inancı ifade ettiğinde, o artık bir Hristiyan olmuştur.Quand quelqu'un fait cet engagement de foi, il devient chrétien.
Japonya'daki son Hristiyan etkinliği, 1637'deki Shimabara İsyanı'nı oldu.La dernière réaction d'envergure des chrétiens japonais est la rébellion de Shimabara en 1637.
Christmann, 1578'de Hristiyanlık'a geçmeden önce Yahudi'ydi.D'origine juive, Christmann, s'est converti avant 1578 au christianisme.
Buna ilaveten seride birçok Hristiyanlık ögesi bulunmaktadır.Il contient de ce fait beaucoup d'éléments christianisés.
Hristiyanlık öncesi Kelt kavimlerinin herhangi bir yazılı tarihi yoktu.Les Gaels de l'époque pré-chrétienne n'avaient pas encore de littérature écrite.
Tıpla uğraşan bu rahip, Yahudi, Hristiyan ve Müslüman mahallelerinde iyi tanınıyordu.Ce moine pratiquait la médecine et était bien connu des milieux juif, chrétien et musulman.
Hristiyan din adamları "bir insandan çok şeytana benzeyen bu makinaya" karşı çıkarlar.Les ecclésiastiques s'opposent à cet engin qui « ressemble plus à un diable qu'à un humain ».
1926 yılında Kemal Canbolat, bir Hristiyan okuluna girdi ve ilk eğitimini 1928 yılında tamamladı.En 1926, Kamal Joumblatt entre dans une école chrétienne où il achève ses études élémentaires en 1928.
Muhalefet ve genelde Hristiyanlardan oluşan rakipleri, silahlı milisler oluşturdular.L'opposition, et leurs adversaires principalement chrétiens ont constitué des milices armées.
Eski İnananlar kendilerine onlar ise kendilerine Ortodoks Hristiyanlar demeye devam ettiler.Et, en effet, les believers n'ont pas tardé à proclamer la survie de leur idole.
Nanbanji or Nanbandera (南蛮寺); Kyoto'daki ilk Hristiyan kilisesidir.Nanban-ji (南蛮寺) est la première église chrétienne de Kyōto.
Suriye'de Yahudiler isyan edip, Hristiyanları linç ettiler.Dans certaines régions syriennes, les juifs se révoltent et lynchent des chrétiens.
Müslüman bir kızın hristiyan bir erkekle evlenmesi ne toplumsal ,ne de yasal olarak mümkündür.Une femme musulmane ne peut pas épouser un chrétien.
Yahudilikteki mesih anlayışı, Hristiyanlıktan çok farklı özelliklere sahiptir.La notion de Messie dans le judaïsme diffère substantiellement de l'idée chrétienne.
Bu sırada Avar topraklarında Hristiyanlık yayılmaya başlamıştır.C'est à cette période que la situation de chrétiens en Terre sainte s'aggrave.
Yerel Hristiyan grup, Yuhanna tarafından yazılan Apokalips kitabında geçen Yedi Kiliseden birini kapsar.À l’époque chrétienne, elle est l’une des sept Églises d'Asie citées par le livre de l’Apocalypse.
2001 verilerine göre halkın %72'si kendini hristiyan olarak tanımlamaktadır.En somme, près de 97 % de la population se sont identifiées elle-mêmes comme chrétien.
Diğer Hristiyanların çoğu katledildi ve esir alındı.Nombre de chrétiens furent pris et massacrés.
Öğrencilere, Hristiyanlığı temsil eden bir bayrağın nasıl görüneceğini soran bir konuşma yaptı.Dans une interview elle avait demandé pourquoi le logo ressemblait à un drapeau.
Mahallenin çoğunluk kısmı Müslüman, bir kısmı da Süryani Hristiyandır.La plupart des habitants sont musulmans mais une partie est chrétienne.
Hristiyanlık, onun döneminde hızla yayılmıştır.Mais, Christian réapparaît vite dans sa vie.
Hristiyan arkadaşlarım gibi Müslüman arkadaşlarım da beni dinlerine döndürmeye çalışmışlardır.Mes amis chrétiens ont été aussi entreprenants pour me convertir que mes amis musulmans.
Bir hristiyan diğerini köle olarak alamazdı.Une femme libre ne pouvait épouser un esclave.
Hristiyan incillerinin sunduğu vaad budur.”Et c'est bien là ce que doit se proposer tout chrétien ! ».
Hristiyanlığa karşıydı ve ateşli bir Yahudi düşmanıydı.Il aimait la justice et était un fervent chrétien.
Böylece ülkenin İspanyollaşma ve Hristiyanlaşma süreci başlamış oldu.Ils vont désormais entrer en résistance à la colonisation espagnole et chrétienne.
Bu dönemden sonraki mütevali halifeler Hristiyanlığı hoşgörüp, Ermenilere büyük oranda özerklik vermiştir.Dès lors, les califes successifs tolèrent le christianisme et offrent une large autonomie aux Arméniens.
Vata ayaklanması Macaristan'daki Hristiyan etkisinin kırılmasına yönelik son çaba olarak değerlendirilebilir.La révolte de Vata marqua la dernière principale tentative de stopper la loi chrétienne en Hongrie.
Hristiyanlar azınlıktadır.Les chrétiens sont aujourd'hui minoritaires.
Hristiyan Demokrat Birliği üyesidir.Il appartient à l´Union Chrétienne Démocrate.
Hristiyanlığa karşı yazdığı eleştirel metin ile tanınmaktadır.Profondément anti-chrétien, il écrira beaucoup contre le christianisme.
Ayrıca ülkede Hristiyanlığın Yehova'nın Şahitleri koluna mensup insanlar da vardır.En non-chrétien, il y a les témoins de Jeohva.
Bu dinlere Hristiyanlık örnek olarak verilebilir.Ce cycle peut être qualifié de chrétien.
Obama çifti Protestan Hristiyandır ve United Church of Christ mezhebine üyedirler.Elle est affiliée à l'American Baptist Churches USA et à l'United Church of Christ.
Ermeni Hristiyanlığında Ermeni Apostolikler ve Ermeni Katolikler de aynı kavramı kullanır.L'Église apostolique arménienne et l'Église catholique arménienne utilisent le même terme.
Birçok işgalci Germen kabilesi çoktan Hristiyanlaşmıştı, yine de birçoğu Aryanizm'in takipçisiydi.La plupart des tribus germaines étaient déjà christianisées, quoiqu'en majeure partie arienne.
Bu uygulama Roma İmparatorluğu'nda da Hristiyanlığın ilk dönemlerinde sürdü.Elle aurait vécu à Rome, aux premiers temps du christianisme.
“Hristiyan Sultan Mara ve “Magdalalı Meryem Türkiye ve Sırbistan’da çevrildi.Mara, la Sultane chrétienne et Marie Madeleine publiés aussi en Turquie et en Serbie.
Bu bildiriye göre Hristiyanlar günahlarından arınabilmek için kiliselere bağışta bulunmalıydı.Il a rappelé que l'Église doit savoir demander pardon pour ses fautes.
Moretz ailesini "aşırı derecede Hristiyan" olarak tanımlamaktadır.Elle décrit sa famille comme étant « très chrétienne ».
Onlar da hemen Hristiyanlaştı.Mais clément tout à coup.
İlk üniversitelerin çoğu Hristiyan kökenliydi.Beaucoup des premiers baassistes étaient également chrétiens.
Hristiyanlık tarihi, İsa ile havarilerinden bu yana Hristiyanlık dininin tarihidir.Histoire des Juifs, depuis Jesus-Christ jusqu'à présent.
Hristiyan dünyâsında, İsa'nın yaşamına dair ana kaynaklar Yeni Ahit'teki dört kanonik incildir.Les principales sources sur la vie de Jésus de Nazareth sont les quatre évangiles canoniques.
Şehrin bugünkü durumuna gelmesinde, şu anda azınlık olsalar da Hristiyan Levantenlerin önemi yadsınamaz.C'était et c'est encore, bien qu'actuellement peu exposé le cœur de la mystique chrétienne.
Musevilik, Hristiyanlık, İslam.Judaïsme, christianisme, islam.
Çeşitli konferanslarda Hristiyanlığı sorgulamış, birçok ünlü Hristiyan din adamıyla tartışmalar yapmıştır.Il y prêcha avec grand succès et y disputa avec des représentants des confessions chrétiennes concurrentes.
Cehennem kavramı Hristiyan misyonerler tarafından tanıtılmıştır.Esprit de la destinée il a été identifié au Diable par les missionnaires catholiques.
Bu Hristiyan nüfusun çoğunluğu yurt dışından gelen göçmenlerdir.L'augmentation est largement due à l'immigration de catholiques venus de l'étranger.
İslam ve Hristiyanlık.Islam et christianisme.
Mouvement républicain populaire(MRP)) Hristiyan Demokrat merkezci eski bir Fransız siyasi partisidir.Le Mouvement de libération du peuple (MLP) est un ancien parti politique français.
Jürilerinin hepsinin Hristiyan olduğu ses getiren bu davada 1913'te beraat etti.Il est acquitté en 1913 par un jury entièrement composé de chrétiens, après un procès à sensation.
Dindar Hristiyanlar cuma günleri tuttukları oruçlarında neredeyse hiçbir şey yemezler. ^Un certain nombre d'Églises chrétiennes préconisent de ne pas manger de viande ni de laitages le vendredi.
Hristiyan çevreye ait metinler.Les discours chrétiens sur l'au-delà.