Howard zeka standartlarının belli bir seviyede olmasını savunan bir adam.Howardilla on tiettyjä intellektuaalisia standardeja.
Howard zeka standartlarının belli bir seviyede olmasını savunan bir adam.Howard is een man met een zeker aantal intellectuele principes.
Howard zeka standartlarının belli bir seviyede olmasını savunan bir adam.Howard ist ein Mann mit einem gewissen intellektuellen Standard.
Howard zeka standartlarının belli bir seviyede olmasını savunan bir adam.Howard je muž určitého stupně intelektuálních standartů
Howard zeka standartlarının belli bir seviyede olmasını savunan bir adam.Howard là một người có những tiêu chuẩn trí tuệ nhất định.
Howard zeka standartlarının belli bir seviyede olmasını savunan bir adam.Howard má svoje intelektuálne štandardy.
Howard zeka standartlarının belli bir seviyede olmasını savunan bir adam.Howard, navsezadnje, ima določene standarde.
Howard zeka standartlarının belli bir seviyede olmasını savunan bir adam.I suoi standard intellettuali sono alti.
Howard zeka standartlarının belli bir seviyede olmasını savunan bir adam.그는 일정한 지적 기준을 가진 사람이니까요.
Howard zeka standartlarının belli bir seviyede olmasını savunan bir adam.On ma swoje intelektualne zasady i to mu nie wystarczało.
Howard zeka standartlarının belli bir seviyede olmasını savunan bir adam.Ο Χάουαρντ είναι ένας άνθρωπος με κάποιο συγκεκριμένο διανοητικό επίπεδο.
Howard zeka standartlarının belli bir seviyede olmasını savunan bir adam.Говард — человек определённых интеллектуальных стандартов.
Howard zeka standartlarının belli bir seviyede olmasını savunan bir adam.Говард - чоловік із певними інтелектуальними стандартами.
Howard zeka standartlarının belli bir seviyede olmasını savunan bir adam.Хауард е човек, който следва определени интелектуални стандарти.
Howard zeka standartlarının belli bir seviyede olmasını savunan bir adam.הווארד הוא אדם עם רמה כלשהי של סטנדרטים אינטקלטואלים.
Howard zeka standartlarının belli bir seviyede olmasını savunan bir adam.هاورد هو رجل ذو قدر عال من المعايير العلمية.
Howard zeka standartlarının belli bir seviyede olmasını savunan bir adam.こんな結果では満足出来ませんでした
İki vaka arasında tek bir fakr var: Heidi kelimesi yerine Howard kelimesi yazılmış.Para um dos grupos mudou uma palavra: substituiu Heidi por Howard.
İki vaka arasında tek bir fakr var: Heidi kelimesi yerine Howard kelimesi yazılmış.Άλλαξε μόνο μια λέξη: το Χάιντι σε Χάουαρντ.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.Alors c'est la première chose qu'a faite Howard.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.Así que esto es lo primero que Howard hizo.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.Das war also das erste, was Howard tat.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.Dat is het eerste dat Howard deed.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.Deci ăsta e primul lucru pe care l-a făcut Howard.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.Đó là điều đầu tiên mà Howard đã làm.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.Ecco la prima cosa che Howard fece. La seconda cosa fu farci comprendere
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.Ez volt tehát az első dolog, amit Howard elért.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.Jadi itulah hal utama yang Howard sumbangkan.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.Joten se on ykkösasia, minkä Howard teki.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.이게 하워드가 이룬 첫번째 업적입니다.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.(Risos) Portanto, essa foi a primeira coisa que Howard fez.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.Så det är den första saken Howard gjorde.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.Tak to je věc číslo jedna, kterou Howard udělal.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.Takže to je prvá vec, čo Howard spravil.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.To je prva stvar, ki je uspela Howardu.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.To pierwsza lekcja Howarda.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.Αυτό είναι λοιπόν το πρώτο πράγμα που έκανε ο Χάουαρντ.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.Итак, это первая вещь, которую сделал Говард.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.Това е първото нещо, което Хауард направи.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti."Я хочу слабку каву з молоком". Тож це була перша річ, яку зробив Говард.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.אז זה הדבר הראשון שהווארד עשה.
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.إذن هذا هو الشئ الأول الذي قام به هاورد .
İşte bu Howard'ın yaptığı bir numaralı işti.ハワードの2番目の業績ですが
İşte Howard'ın yaptığı bu.Asta a făcut Howard.
İşte Howard'ın yaptığı bu. Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.모두 하워드가 한 일입니다. 미국인들에게 준 선물이죠.
İşte Howard'ın yaptığı bu. Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.To dar Howarda dla Ameryki.
İşte Howard'ın yaptığı bu. Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.והכל תודות להווארד. זו המתנה של הווארד לציבור האמריקאי.
İşte Howard'ın yaptığı bu. Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.هذا هو إنجاز هاورد . هذه هي هدية هاورد للشعب الأمريكى.
İşte Howard'ın yaptığı bu. Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.どうしてこれが重要なのでしょう?
İşte Howard'ın yaptığı bu.Das macht Howard.
İşte Howard'ın yaptığı bu.Dat is Howards werk.
İşte Howard'ın yaptığı bu.Det är Howards verk.
İşte Howard'ın yaptığı bu.Đó là điều Howard đang làm.
İşte Howard'ın yaptığı bu.É assim que Howard faz as coisas.
İşte Howard'ın yaptığı bu.Esto es lo que Howard logró.
İşte Howard'ın yaptığı bu.Itu yang Howard lakukan.
İşte Howard'ın yaptığı bu.Questo fu l'apporto di Howard.
İşte Howard'ın yaptığı bu.(Rires) C'est grâce à Howard.
İşte Howard'ın yaptığı bu.Se on Howardin ansiota.
İşte Howard'ın yaptığı bu.(Smích) To je výsledek Howardovy práce.