Bu zamana kadar horozun başka bir işleve de sahip olduğunu fark edememiştim.Ella tampoco conocía nada diferente del bunker hasta entonces.
15 Haziran tarihinde Dattus, bir maymun, horoz ve yılanla bir çuvala konulup denize atıldı.15 июня Даттуса зашили в мешок с петухом, обезьяной и змеёй и бросили в море.
Pazar sabahı horoz koşusu olur.Есть один рейс из Карьяа по воскресеньям утром.
1937 yılından sonra ise hem Kanık hem de Anday ve Horozcu yeni tarzda şiirlerini yayınlamaya başladılar.وبعد عام 1937 بدأ كلاً من قانيق وأنضاي وهوروزجو في نشر أشعارهم بهذا الأسلوب الجديد.
15 Haziran tarihinde Dattus, bir maymun, horoz ve yılanla bir çuvala konulup denize atıldı.ألقي القبض عليه وبتاريخ 15 يونيو 1021 وضع في كيس مع قرد وديك وأفعى وألقي في البحر.
Pazar sabahı horoz koşusu olur.وسوق يوم الاثنين صباحاً .
Sabahları horoz ve diğer kuşlar beni uyandırıyor.يوقظني الديك وطيور أخرى في الصباح.
Sabah horoz sesiyle uyanırlar.Acorda todos de manhã com o seu cocoricó.
Pazar sabahı horoz koşusu olur.Iríamos domingo de manhã.
Yeni tüyleri siyah olanlar tavuk, renkli olanlar horozdur.Os seus oferecimentos são porcos pretos e os galos pretos depenados vivos.
Türkiye'de Denizli horozları ile ünlüdür ve kentin simgelerinden biridir.Atualmente ele é considerado um ponto turístico de Naviraí e faz parte das tradições da cidade.
Amblemi bir futbol topuna tünemiş horozdur.Na Copa, o país apresentou um futebol decepcionante.
Sabah horoz sesiyle uyanırlar.Heel vroeg in de ochtend worden ze gewekt door het geluid van de zaagmolen.
6 millik uçuşta balonun sepetine bir horoz, bir ördek ve bir koyun koymuşlardır.In de luchtballon zaten een eend, een haan en een schaap.
İlk karikatürleri Çarşaf ve Horoz gibi dergilerde yayınlandı.Haar eerste kortverhalen verschenen in tijdschriften als De Brakke Hond en Revolver.
Root: Bir horozdur.Ditch: een greppel.
Bir çöplükte iki horoz ötmez.Er kan er maar één de baas zijn.
Bir çöplükte iki horoz ötmez.Er dienen geen twee hanen op één erf.
Kazanana horoz veya para verilir.Jak jesteś kozak, to wygrywasz.
Şirketin ismi ve logosu, Fransa'nın ulusal sembollerinden biri olan Gal horozundan gelmektedir.Nazwa przedsiębiorstwa pochodzi od koguta galijskiego, narodowego symbolu Francji.
Sabah horoz sesiyle uyanırlar.Na rano słyszą dźwięk sań.
Sabah horoz sesiyle uyanırlar.Відчувають наближення ранку грайливі ведмежата.
Pazar sabahı horoz koşusu olur.Коровай пекли зранку в суботу.
Pazar sabahı horoz koşusu olur.Od neděle se jezdí jinak.
Denizli horozu, Denizli iline özgü, yerel horoz ırkıdır.Zapomenutý aviatik, řikovický rodák Metoděj Vlach.
Onlar kapışacakken horozlar ötmeye başlar, Güneş doğmaktadır, uzaklardan boru sesleri duyulur.Cum trag clopotele, începe vântul, se vede după cum se plimbă crengile copacilor.
Horoz Dövüşü ABD ve birçok Avrupa ülkesinde yasa dışı olarak yapılmaktadır.Furnizarea de bani în schimbul unui vot este ilegală în multe țări, precum Statele Unite.
1980li yıllara gelindiğinde formalarda kırmızı renkli horozdan oluşan arma kullanılmaya başlanmıştır.În primele patruzeci de zile de la nașterea copilului, se folosea ca element de protecție culoare roșie.
Biraz sonra sahne aydinlanir ama Kralice ve Horoz kaybolmuslardir.În partea nordică s-ar vedea ceva, dar tentativele de cățărare sunt ratate.
Şehrin birkaç noktasında horoz heykeli bulunur.A városban nagyon sok helyen található disznót ábrázoló szobor.
Horoz ise yararlı bir alarm sistemi gibiydi.Az üvegtörés-érzékelő egy a riasztórendszereknél használatos eszköz.
Root: Bir horozdur.Blast: Röykkiö ihraa.
Basilisk genellikle bir yılan bazen de başı horoz kuyruğu yılan şeklinde tarif edilir.Ningišzida kuvataan usein käärmeenä tai ihmispäisenä käärmeenä.
Horozibiği türleriyle beraber T. fruticosum, Nijerya'nın en fazla ithal edilen yapraklı sebzesidir.Ved siden af Celosia-arter er Talinum fruticosum én af de vigtigste grønsager i Nigeria.
Her sabah horoz öterek; bana, artık gitmem gerektiğini söyler.Một ngày kia, Mật-lặc-nhật-ba báo cho Sư hay rằng đã tới lúc phải rời thầy ra đi.
15 Haziran tarihinde Dattus, bir maymun, horoz ve yılanla bir çuvala konulup denize atıldı.1021年6月15日にダットは捕虜となり大袋の中にサルや雄鶏やヘビと一緒に入れられて海に放棄された。
Sabah horoz sesiyle uyanırlar.朝、起床の太鼓が鳴る。
Sabah horoz sesiyle uyanırlar.常被早坂吐嘈。
Türkiye'de Denizli horozları ile ünlüdür ve kentin simgelerinden biridir.Тя е сред туристическите атракции на града и неин символ.
Kelime, İngilizce cocktail yani horoz kuyruğu sözünden gelir.Riječ koktel (cocktail) doslovno znači pijetlov rep.
Sabah horoz sesiyle uyanırlar.Rano se priključio Ilirskom pokretu.
Horoz Dövüşü, iki horoz arasındaki kavgaya dayanan bir çeşit spor türü.Borba pasa je krvavi sport koji se organizira između dva psa u cilju zabave.
Her sabah horoz öterek; bana, artık gitmem gerektiğini söyler.Hovorí to, že stúpame, hovorí to, že stúpame.
Jean Pierre Vincent Albay ve Horoz (Şeytan) Yön.William Wilson Allen - angleški podčastnik in nosilec Viktorijinega križca (?)
15 Haziran tarihinde Dattus, bir maymun, horoz ve yılanla bir çuvala konulup denize atıldı.Ta püüti kinni ja pandi 15. juunil 1021 koos ahvi, kuke ja maoga kotti ning visati merre.
Pazar sabahı horoz koşusu olur.Pühapäeval toimub põhisõit.
Ben, çiftlikte horozlarla beraber uyandığım her sabah, bu soruya "evet" cevabını veriyorum.Io dico sì! ogni giorno che mi sveglio con i Galli presso l'azienda agricola.
Ben, çiftlikte horozlarla beraber uyandığım her sabah, bu soruya "evet" cevabını veriyorum.Powiem tak! codziennie budzę z kogutami na farmie.
Böylece sabah olur ve horoz öter, 'Ü ürü üüüü'.A nő pedig a fürdőben dalol:
Böylece sabah olur ve horoz öter, 'Ü ürü üüüü'.Donc, le matin arrive et le coq se met à chanter
Böylece sabah olur ve horoz öter, 'Ü ürü üüüü'.(gelach) Dus de morgen komt.
Böylece sabah olur ve horoz öter, 'Ü ürü üüüü'.llega, el gallo está cantando,
Böylece sabah olur ve horoz öter, 'Ü ürü üüüü'.Наступает утро. Кукарекают петухи.
Bu adeta bir denizaltı horozu.Acesta este un fel de cocoş subacvatic.
Bu adeta bir denizaltı horozu.C'est comme un coq sous-marin.
Bu adeta bir denizaltı horozu.Das hier ist eine Art Unterwasser-Hahn.
Bu adeta bir denizaltı horozu.Het lijkt wel een onderwaterhaan.
Bu adeta bir denizaltı horozu.바다속 수탉같은 녀석이죠
Bu adeta bir denizaltı horozu.Nó như 1 con gà trống dưới biển
Bu adeta bir denizaltı horozu.Ő itt úgy néz ki, mint egy vízalatti kakas.