hocası ile cümle

hocası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Fatih Terim, dönemin Galatasaray hocası.Rotoialos, formação da época gaulesa.
Dolores Umbridge'u canlandıran Imelda Staunton yeni Karanlık Sanatlara Karşı Savunma hocası.Dolores Umbridge é a nova professora de Defesa Contra as Artes das Trevas.
O, hepimizin hocasıdır."Ik wil ieders priester zijn."
Bu arada hocasının kızı ile evlendi.Hij huwde de dochter van zijn meester.
Montel Vontavious Porter Sheffield'ın akıl hocasıydı ancak onun yerine William Regal akıl hocası oldu.Oorspronkelijk was Montel Vontavious Porter zijn mentor, maar hij werd vervangen door William Regal.
Ardından bankacı ve tenis hocası olarak eğitim aldı.Vervolgens werd hij gymnastiekleraar en oefenmeester van een tennisclub.
Altan Erkekli ilk hocası oldu.Hij werd zijn eerste leerling.
Profesörlerin hocası anlamına da gelmektedir.De aanspreektitel van docenten is professor.
Birçok üniversite hocası işten çıkarıldı öğrencilerin çoğu kovuldu.De meeste leerkrachten namen ontslag toen de eisen werden afgewezen.
Celâleddîn, hocasını unutamadı.Onvermijdelijk haalde hij het niveau niet van zijn leermeester.
Ancak hocası buna itiraz eder.De hoogleraar ontkent het bestaan ervan.
İlk hocası ise babasıydı.Zijn voorganger was zijn vader.
Zaten pek saygı duymadığı hocası tarafından azarlanır.Daarenboven is ze tot zijn spijt niet bijster geletterd.
İşlerinde en büyük desteği, hocası Celâleddîn Hindî’den görmekteydi.Het geeft aan hoe vakgenoten hem als een der grootsten beschouwden.
Ünlü olarak bildiğimiz , Franz Liszt, Schubert'in hocasıydı.Heinrich Ignaz Franz Biber was de bekendste leerling van Schmelzer.
Hocası Matt Hardy oldu.Dyrktorem akademii jest Matt Hale.
Hikmet Karaman, Kayseri Erciyesspor'dan hocası.Dobry wykładowca, wytrawny pedagog.
Kılıç kullanmakta ustalaşmıştır (Kitap 3 Bölüm 4 Sokka'nın Hocası).Był bardzo oddany prowadzeniu formacji zakonnej jezuitów (instruktor III probacji, magister nowicjatu).
Eğitmenlerinden Barthelme, daha sonra onun akıl hocası ve yakın dostu oldu.Została jego lektorką, a następnie współpracowniczką.
Felsefe Hocasıdır.Absolwent filozofii.
Hocası Alberto Julio Enrique Silva'dır.Alberto Giuliatto jest wychowankiem Treviso.
Hocası Timuçin Tanarslan kendisini icazete layık gördü.Jest to zgodne z tym, co uważała szkoła tiantai.
Ardından bankacı ve tenis hocası olarak eğitim aldı.Pracowała jako nauczycielka wychowania fizycznego i instruktorka tenisa.
62 yılında Nero'nun akıl hocası Burrus öldü.År 62 dog Neros rådgivare Burrus.
Zaten pek saygı duymadığı hocası tarafından azarlanır.Han blir även också utsatt för spratt av de han nervärderar.
Hocası Yeserizade Kazasker Mustafa Efendi’nin adını aldı.Han stil påminde om läraren, Kodálys.
Ancak hocasının sözü onu bir kat daha şaşırttı.Större betydelse hade emellertid hans lärareverksamhet.
Vallaury aynı zamanda mektebin il mimarlık hocası olarak görevlendirilmiştir.POSK är också representerat i alla stiftsfullmäktige.
O, hepimizin hocasıdır."«Всі ми — діти проф.
Bu arada hocasının kızı ile evlendi.Пізніше оженився на доньці свого вчителя.
Profesörlerin hocası anlamına da gelmektedir.Як вважає проф.
İlk hocası ise babasıydı.Першим вчителем був його батько.
İlk hocası Ressam Şeref Akdik'tir.Перша вчителька — Віра Гордієнко.
Çok yönlü yetenekleri olan, yaratıcı bir sanatkârdı vede iyi bir pilot hocasıydı.Як педагог відзначався чудовими лекторськими здібностями, був дуже добрим керівником дипломних проектів.
Hocası, şehzadenin kırk gün boyunca konuşmamasını ister ve ortadan kaybolur.В обласному центрі чотири роки не прописували, рекомендували протягом 24 годин залишити місто.
Şehzade hocasına büyük bir sevgi besliyor, saygıda kusur etmiyordu.Закохана в начальника, страждає без взаємності.
Fakat hocasını bu zor günlerinde saklamakta kararlıdır.Вона піклується про нього, намагаючись уберегти його у цей жахливий час.
Kılıç kullanmakta ustalaşmıştır (Kitap 3 Bölüm 4 Sokka'nın Hocası).«The Painted Lady») Розділ 4 «Учитель Сокки» (англ.
Onu ve kardeşini, yurttaki müzik hocası keşfetti.Jeho otec, místní učitel a sbormistr, mu předal základní hudební znalosti.
Tarihçi, üniversite hocası, doçent.Výtvarník, výtvarný kurátor, vysokoškolský pedagog.
43 yaşındaki eski izci hocası saldırgan, bir kurşun da kendine sıkarak yaşamına son verdi.Střílel 64letý muž, oznámila policie. iROZHLAS.
İkinci hocası Kenzî Aziz Şenol oldu.Dalším hostem je sakristián od svatého Víta.
İlk hocası ise babasıydı.Prvním učitelem v tomto oboru byl jeho otec.
US Palaiseau çalıştırıcısı, Henry'nin gelecekteki akıl hocası Jean-Marie Panza, onu yakından izlemeye aldı.Antrenorul lui US Palaiseau Jean-Marie Panza, mentorul lui Henry, l-a urmat acolo.
Amiral Jao'nun da hocasıdır.Aceasta a fost cea de-a doua victorie a amiralului Yi.
Siyah kuşak 3.dan Taekwondo hocasıdır.Viszmitananda 3. danos taekwondo-oktató.
Bu arada hocasının kızı ile evlendi.Később elvette a professzor lányát feleségül.
Hocası Matt Hardy oldu.Bátyja a szintén pankrátor Matt Hardy.
Ancak hocasının sözü onu bir kat daha şaşırttı.A diák mostohaapja túlélte az ütközést.
İlk hocası ise babasıydı.Az első áldozata az édesapja volt.
Dachau'da Höss'ün akıl hocası Theodor Eicke idi.Ottani mentora Theodor Eicke volt.
Vasnetsov, Gezginler akımının lideri İvan Kramskoy ile arkadaş oldu, onu hocası olarak saydı.Vasnetsov ystävystyi heidän johtajansa Ivan Kramskoin kanssa, jota hän sanoi opettajakseen.
Windaus ayrıca, 1939 yılında Nobel Kimya Ödülü kazanan Adolf Butenandt'un doktora hocasıdır.Hän oli Nobelin kemianpalkinnon saajan Adolf Butenandtin lääkärineuvonantaja.
Birçok üniversite hocası işten çıkarıldı öğrencilerin çoğu kovuldu.Ylemmät kouluasteet lopetettiin ja monet hengissä olevat koulutetut teloitettiin.
43 yaşındaki eski izci hocası saldırgan, bir kurşun da kendine sıkarak yaşamına son verdi.Tutkimuksissa selvisi että 43-vuotias Koivukoski oli ampunut itsensä.
Aynı zamanda John Maynard Keynes'in hocası olarak da bilinmektedir.Hänet tunnetaan myös Lady Keynesinä, ekonomisti John Maynard Keynesin vaimona.
Eğitmenlerinden Barthelme, daha sonra onun akıl hocası ve yakın dostu oldu.Tästä tulikin hänen innoittajansa luonnontutkimiseen ja myöhemmin hyvä ystävä.
Vasnetsov, Gezginler akımının lideri İvan Kramskoy ile arkadaş oldu, onu hocası olarak saydı.Ο Βασνετσόφ έγινε φίλος με τον αρχηγό τους Ιβάν Κραμσκόι, και τον αποκαλούσε δάσκαλο.
Bu kolejdeki danışman hocası Hegelci siyasi filozof Zbigniew Pelczynski idi.Ο προσωπικός του καθηγητής ήταν ο Χεγκελικός πολιτικός φιλόσοφος Zbigniew Pelczynski.
İlk hocası ise babasıydı.Πρώτος δάσκαλός του ήταν ο ίδιος του ο πατέρας.
İlgili Sayfalar