hocası ile cümle

hocası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Şarkıda üflemeli çalgılar hocasının kızına olan aşkını anlatmaktadır.Τραγουδούν λυπητερά τραγούδια που αναφέρονται στο φευγιό της νύφης από την οικογένειά της.
Fakat hangi medreseye, ne zaman gittiği ve kimlerin hocası olduğu bilinmemektedir.Δεν υπάρχει καταγραφή ως προς το πού έλαβε την εκπαίδευσή του ή με ποιους Δασκάλους σπούδασε.
Zekâsı ve çalışkanlığı sayesinde hocası Şevki Efendi’nin dikkatini çekti.Με την ομορφιά και την εξυπνάδα της καταφέρε να προσελκύσει την προσοχή και έγινε Χασεκί του Ηγεμόνα Μουσταφά.
Celâleddîn, hocasını unutamadı.Νε μπίβα μπρε αναφώνησε ο δάσκαλος.
Ünlü olarak bildiğimiz , Franz Liszt, Schubert'in hocasıydı.Ο φαν Μάντερ, όπως προαναφέρθηκε ήταν ο δάσκαλος του Φρανς Χαλς.
Seyfettin Asal çok usta bir kemancı ve çok iyi bir keman hocası idi.Ήταν άνδρας μεγάλης μόρφωσης και άριστος μουσικός.
Tarihçi, üniversite hocası, doçent.Απόστολος Δασκαλάκης, καθηγητής πανεπιστημίου.
US Palaiseau çalıştırıcısı, Henry'nin gelecekteki akıl hocası Jean-Marie Panza, onu yakından izlemeye aldı.US Palaiseaus træner Jean-Marie Panza, Henrys senere mentor, fulgte ham dertil.
Katie Bell Cuthbert Binns – Hayalet, Sihir Tarihi dersinin hocası.Cuthbert Binns – Læreren i Magiens Historie.
Kendisinin 900 civarında hocasının bulunduğu söylenir.Det siges, at han havde tusinder af studenter.
Celâleddîn, hocasını unutamadı.Derhos forsømte han ikke det teologiske studium.
akıl hocası 2013Mentor 2013
Vasnetsov, Gezginler akımının lideri İvan Kramskoy ile arkadaş oldu, onu hocası olarak saydı.Vasnetsov hadde utviklet vennskap med lederen av Peredvizjniki, Ivan Kramskoj, og omtalte han som sin lærer.
O, hepimizin hocasıdır."«Lærlingen blir sjefen».
Profesörlerin hocası anlamına da gelmektedir.Lærerutdannerens profesjonsforståelse.
Raffaello'nun en önemli hocasıdır.Han ble Haalkes viktigste lærer.
Fakat, Necip Fazıl Kısakürek'in manevî hocası olarak bilinen Abdülhakîm Arvâsî ile aynı kişi değildir.Gode gjerninger er ikke menneskets egne, men synlige tegn på at Guds nåde er virksom.
Celâleddîn, hocasını unutamadı.Professoratet fikk han derimot ikke igjen.
Bu arada hocasının kızı ile evlendi.Deretter gifter hans far seg med enkens datter.
Hocası, şehzadenin kırk gün boyunca konuşmamasını ister ve ortadan kaybolur.Erobringen varte ikke lenge, gruppen forlot byen etter fire timer, hvorfor er ikke kjent.
İşlerinde en büyük desteği, hocası Celâleddîn Hindî’den görmekteydi.Som regel er han da sammen med Super-Langbein som dennes (mer intelligente) hjelper.
Onu ve kardeşini, yurttaki müzik hocası keşfetti.Han fikk i likhet med sine brødre musikkundervisning av faren.
O, hepimizin hocasıdır.""Pendidik adalah kita, semua murid semua guru."
Mira'nın piyano dersi aldığı hocası Tan Mira'ya aşıktır ancak Mira bundan habersizdir.Kebetulan guru Mira senang akan sandiwara, maka Ny.
Ancak hocasının sözü onu bir kat daha şaşırttı.Maka hati murid-murid-Nya itupun sedih sekali.
Amiral Jao'nun da hocasıdır.Judulnya adalah Laksamana Jang.
Zaten pek saygı duymadığı hocası tarafından azarlanır.Di sekolah pun ia berani menghadapi guru yang dianggapnya tak baik.
62 yılında Nero'nun akıl hocası Burrus öldü.Vào năm 62, cố vấn của Nero, Burrus, qua đời.
Bu durum karşısında hocası, ondan çok etkilenmiş ve durumdan çok memnun olduğunu belirtmiştir.Bất ngờ hơn, bà cậu đã hoàn toàn hạnh phúc khi nghe điều này.
Katie Bell Cuthbert Binns – Hayalet, Sihir Tarihi dersinin hocası.Giáo sư Cuthbert Binns dạy môn Lịch sử Pháp thuật.
Burada ise A Millî Takım hocası Fatih Terim'in beğenisini kazandı.Tất nhiên lớp 3A của thầy Negi thì chuẩn bị lễ hội theo cách riêng của họ.
Hikmet Karaman, Kayseri Erciyesspor'dan hocası.Mẹ là giáo viên, thành thạo dương cầm.
Raffaello'nun en önemli hocasıdır.Raffaello là học trò nổi tiếng nhất của ông.
Nero'un eski akıl hocası Genç Seneca komplocularla planı konultuğunu kabul etmesi üzerine intihara zorlandı.Cựu cố vấn của Nero, Seneca bị ép buộc tự sát sau khi Seneca đã tham gia bày mưu tạo phản.
Hocası Matt Hardy oldu.Anh là em trai của Matt Hardy.
1950 yılında, hocası Otto Diels ile birlikte Nobel Kimya Ödülü'nü kazandı.1950年、師のオットー・ディールスとともにノーベル化学賞を受賞した。
Ancak hocasının sözü onu bir kat daha şaşırttı.講師の面子もあまり代わり映えがしなくなっていた。
Annesi modern dans hocasıydı.母親は現役のダンス講師。
Baba ve atalarını izleyerek ilmiye mesleğine girdi; müderris (medrese hocası) diploması aldı.直後に父と小樽へと向かい、そこで姉妹から今際の際での話を聞かされた。
Tarihçi, üniversite hocası, doçent.大正大学教授、学長。
Buffy'nin hem akıl hocası hem de ona bir baba gibi olmuştur.ヒューゴにとっては師であり父親のような存在であった。
Celâleddîn, hocasını unutamadı.しかもその間に少しも彼は講学を廃しなかった。
Aang'in ateş bükme hocası olmuştur.織田信長の火縄銃の師匠であった。
Zaten pek saygı duymadığı hocası tarafından azarlanır.何かと理不尽でダメな師匠の下で苦労している。
Felsefe Hocasıdır.哲学専攻。
O da hocası gibi Halvetiyye tarikatına mensuptur.学校長と同じくいじめを隠蔽しようとする。
Binlerce hukukçunun hocasıdır.金沢大学講師。
İlk hocası ise babasıydı.最初の被害者は彼の父親であった。
Kılıç kullanmakta ustalaşmıştır (Kitap 3 Bölüm 4 Sokka'nın Hocası).「スイス」の副題を持つ(第3楽章トリオの表題)。
Teknik resim hocası da bir cevap verir.写真技術者見習いとなる。
Profesörlerin hocası anlamına da gelmektedir.教師の項を参照。
Hocası Pr.女教師。
Hocası ona geleceği için mantıklı ve yararlı öğütler verir.教員が適切な指導・助言を行う必要がある。
Ebî Süleyman onun en önemli hocasıdır.マグダフは彼の一番の弟子だった。
Ancak hocası buna itiraz eder.但老師對此並無深究之意。
Hocası Matt Hardy oldu.導師是哈利溪。
Amcası Abdullah Şemdinî’nin de hocası olan Nakşî şeyhi Hâlid Bağdadî’ye talebe oldu.公子御戎的后裔以其字子边为氏,立边氏,他的孙子边卬曾为宋国大司徒。
Şiire başlamasında hocası Surûrî'nin etkisi büyüktür.同時,將太的壽司師傅生涯正艱苦地開始了。
US Palaiseau çalıştırıcısı, Henry'nin gelecekteki akıl hocası Jean-Marie Panza, onu yakından izlemeye aldı.US帕拉素的教練让-馬里·彭沙(Jean-Marie Panza),亦是亨利的恩師,跟隨他一起轉會。
Orada zamanının pek çok ünlü hocasından ders aldı.在那里他可以听到不少顶尖级教授的演讲。
İlgili Sayfalar