hoşlanmaz ile cümle

hoşlanmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu ağaçlar soğuktan hoşlanmaz.Der Baum darf nicht gefällt werden.
Antonius bundan hoşlanmaz ve çok kızar.Anna sieht es und ist empört.
Fakat uşak bu benzetmeden hoşlanmaz.Die Hausdame sieht diese Entwicklung nicht gerne.
Rahatsız edilmekten hoşlanmaz.Elle n'aime pas être déplacée.
Alkolden hiç hoşlanmaz.Je n'aime pas boire d'alcool.
İlk tanıştıklarında Korra'dan hiç hoşlanmaz.Au début, elle n'appréciera pas Kaoru.
Kimseyle çok yakınlaşmaktan hoşlanmaz.On n'aime pas trop traiter avec eux.
Susan ve Ross birbirlerinden hoşlanmazlar ve bunu belli etmekten çekinmezler.Rachel et lui ne semblent pas être d'accord sur ce qu'ils doivent chanter.
Gölgeden hoşlanmaz.Il affectionne l'ombre.
Don Pasquale bu değişikliklerden hem hoşlanmaz sinirlenir hem de korkar.(Dortlu:Son tradito, son tradito).Don Pasquale est horrifié et furieux (quatuor : Son tradito, son tradito).
Cody başlangıçta gemide yaşamaktan hoşlanmaz.Hanno n'aurait tout d'abord pas voulu monter sur le navire.
Kedilerden hiç hoşlanmaz, fakat farelere sempati duyar.Il n'aime pas Link mais apprécie Fay.
Fizikten ve matematikten pek hoşlanmaz.Il aime les mathématiques et la magie.
Dondurmadan ve çikolatadan hoşlanmaz.Il aime les glaces au chocolat, ainsi que le sport.
Sünger Bob'dan hiç hoşlanmaz.Carlo est par contre le contraire de Bob.
Tom bu tür filmden hoşlanmaz.A Tom no le gusta este tipo de películas.
Annem benim TV izlememden hoşlanmaz.A mi madre no le gusta que vea la tele.
O ondan hoşlanmaz.A ella no le gusta.
Antonius bundan hoşlanmaz ve çok kızar.Antonio no aprueba esto, y se enfurece.
Maceralar sırasında diğerlerine göre daha fazla korkar ve diğerleri kadar macera yaşamaktan hoşlanmaz.Es la más asustadiza y no disfruta de las aventuras tanto como los otros.
Dondurmadan ve çikolatadan hoşlanmaz.Le gustaban mucho las nueces con helado de chocolate.
Sigaradan hiç hoşlanmazdı.Ej.: No me gusta fumar.
Fizikten ve matematikten pek hoşlanmaz.Matemáticas y Física.
Kendisine temas edilmesinden hoşlanmaz.No le gusta el contacto físico.
İnsanlar ona hayır dediğinde Tom bundan hoşlanmaz.A Tom non piace che le persone gli dicano di no.
Bu sebeple İngiltere Amerika'dan hiç hoşlanmaz.Non fu entusiasta dell'Inghilterra.
Sürekli çirkinliğiyle alay eden halkın içine karışmaktan hiç hoşlanmaz.No!», esclamata ogni volta che vuole negare un favore a qualcuno.
İnsanların saf olmasından hiç hoşlanmaz.La gente non ama le persone in gamba".
Dondurmadan ve çikolatadan hoşlanmaz.Adora il gelato e la soda.
Alkolden hiç hoşlanmaz.Non hanno bisogno di bere.
Rigby'den hoşlanmaktadır ama Rigby ondan hiç hoşlanmaz.È innamorata di Rigby, nonostante questo non la consideri tanto.
Reggie Mantle'dan hiç hoşlanmaz.Non sopporta assolutamente Ralph.
Nemli havadan, soğuk rüzgardan hoşlanmaz.Giallo: Adora gli ambienti freddi gelidi.
Ayrıca ismi konusunda çok hassastır ve ismiyle dalga geçilmesinden hiç hoşlanmaz.Ha una cotta per Soso e non le importa di essere presa in giro da lei.
Astrid'den hoşlanır ama Astrid ondan hiç hoşlanmaz.Le rivela di non averla dimenticata, ma Astrid lo respinge.
Birçok çocuk ıspanak yemekten hoşlanmaz.Многим детям не нравится есть шпинат.
Ali emrivakiden hoşlanmaz.Али не любит, когда его ставят перед свершившимся фактом.
Dağlarda veya denizlerde dolaşmaktan pek hoşlanmazlar.В горах или дождевых лесах он не встречается.
Bernard’dan hiç hoşlanmaz.Барбаре это не понравилось.
Gölgeden hoşlanmaz.Любит тень.
Ayaz ondan hiç hoşlanmaz.С тех пор Звонн его так же не любит.
Cody başlangıçta gemide yaşamaktan hoşlanmaz.Хемулю совершенно не нравится его первое в жизни мореплавание.
İngilizler ise bu durumdan hoşlanmaz.А это англичане любят.
Soğuktan hoşlanmaz, ılıman iklimde yaşamak ister.Холоден с Маком, но в глубине души любит его.
Kimseyle çok yakınlaşmaktan hoşlanmaz.Не очень любит других Противостоящих.
İngilizler ise bu durumdan hoşlanmaz."وأنا لا أحب الفرنسية كثيرًا بالمناسبة".
Alkolden hiç hoşlanmaz.لا يؤخذ مع خمور.
Titanlar bundan zevk alır fakat tanrılar hoşlanmazlar.الفاكهة يغذي فقط آلهة، وإن كان.
Tom beyzbol seyretmekten hoşlanmaz.توم لا يحب مشاهدة البيسبول
Poe eserlerinde özgünlüğün peşinde koşar ve atasözlerinden pek hoşlanmazdı.Poe perseguiu a originalidade de suas obras, e não gostava de provérbios.
Titanlar bundan zevk alır fakat tanrılar hoşlanmazlar.Se dizes o que é injusto, os deuses te odiarão.
Alkolden hiç hoşlanmaz.Ela não contem álcool.
Filozoflar kendilerine söylemlerin kanıtlayıcı olduğunun söylenmesinden pek hoşlanmazlar.Alguns filósofos defendem a ideia de que algo faz as afirmações verdadeiras serem verdadeiras.
Heston bu durumdan hiç hoşlanmaz.Owens não está contente com isso.
Bond başta bu durumdan pek hoşlanmaz.Bond is hier in eerste instantie niet gelukkig mee.
Sıcaktan hiç hoşlanmazlar.Ze houden niet van warmte.
Bu ağaçlar soğuktan hoşlanmaz.De planten hebben inderdaad een hekel aan koude.
Nemli havadan, soğuk rüzgardan hoşlanmaz.De meeste schorpioenen houden niet van een koud klimaat.
Fizikten ve matematikten pek hoşlanmaz.Hij was gefascineerd van natuur- en wiskunde.
Kimseyle çok yakınlaşmaktan hoşlanmaz.Hij is niet zo geliefd bij het gezin.

İlgili Sayfalar