hoşlanmaya ile cümle
hoşlanmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom gördüğünden hoşlanmayabilir.Tom may not like what he sees.
Tom onu yapmaktan hoşlanmayacak.Tom won't like doing that.
Ben küçükken futboldan hoşlanmayan caddedeki birkaç çocuktan biriydim.When I was small I was one of the few boys on the street who didn't like soccer.
Tom burada yaşamaktan hoşlanmayacak.Tom won't like living here.
Tom'un söylediği şarkı türlerinden hoşlanmayacağını biliyordum.I knew you wouldn't like the kind of songs that Tom sings.
Tom'un çaldığı müzik türünden hoşlanmayacağınızı biliyordum.I knew you wouldn't like the kind of music Tom plays.
Boston'da bundan hoşlanmayacağını biliyordum.I knew you wouldn't like it in Boston.
Senin Chuck's Bar and Grill'deki yiyeceklerden hoşlanmayacağını biliyordum.I knew you wouldn't like the food at Chuck's Bar and Grill.
Tom'un olacaklardan hoşlanmayacağına oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom won't like what's going to happen.
Onu yapmaktan hoşlanmayabilirsin.You might not like doing that.
Bundan hoşlanmayabilirsin.You might not like it.
Ben bundan hoşlanmayabilirim.I might not like it.
Tom'un ondan hoşlanmayacağından oldukça eminim.I'm fairly certain that Tom won't like that.
Tom'un bundan hoşlanmayacağından eminim.I'm sure Tom won't like that.
Tom'un Mary'nin yaptığı güveçten hoşlanmayacağını biliyorum.I know that Tom won't like the stew that Mary made.
Tom'un burada ondan hoşlanmayacağını biliyorum.I know that Tom won't like it here.
Tom'dan hoşlanmayan tek kişi olduğumu sanıyordum.I thought I was the only one who didn't like Tom.
Bunu Tom'la yapmaktan hoşlanmayacağımı düşünüyordum.I think I wouldn't enjoy doing that with Tom.
Sanırım bunu yapmaktan hoşlanmayacağım.I think I won't enjoy doing that.
Sanırım burada olmaktan hoşlanmayacağım.I think I won't like being here.
Tom'un onu yapmaktan hoşlanmayacağını düşünüyordum.I thought Tom wouldn't enjoy doing that.
Tom'un bunu yapmaktan hoşlanmayacağını düşündüm.I thought Tom wouldn't like doing that.
Tom'un onu yapmaktan hoşlanmayacağını düşünüyorum.I think Tom wouldn't like doing that.
Tom muhtemelen bunu yapmaktan hoşlanmayacaktır.Tom won't likely enjoy doing that.
Tom, bunu kendi başına yapmaktan hoşlanmayacağını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought he wouldn't enjoy doing that by himself.
Tom bunu yapmamızdan hoşlanmayacak.Tom won't like our doing that.
Tom, Mary'nin bunu yapmaktan hoşlanmayacağını düşünüyor.Tom thinks Mary won't like to do that.
Tom, Mary'nin bunu yapmaktan hoşlanmayacağını söylüyor.Tom says Mary won't enjoy doing that.
Bunu yapmaktan hoşlanmayacağını biliyordum.I knew you wouldn't like doing that.
Partiden hoşlanmayacağını biliyordum.I knew you wouldn't enjoy the party.
Tom, Mary ile aletsiz dalışa gitmekten hoşlanmayacağını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought he wouldn't enjoy going skin diving with Mary.
Tom benden hoşlanmayacak diye korktum.I'm scared Tom won't like me.
Tom burada bundan hoşlanmayacak.Tom won't like it here.
Tom'un Boston'dan hoşlanıp hoşlanmayacağını merak ediyorum.I wonder whether or not Tom will like Boston.
Tom emekli edilmekten hoşlanmayacak.Tom won't like being retired.
Bundan hoşlanmayacaksın, değil mi?You aren't going to like that, are you?
Bundan hoşlanmayacaksın diye korktum.I was afraid you wouldn't like that.
Bazıları bu değişimden hoşlanmayacak.Some people won't like this change.
Bundan hoşlanmayacağından emindim.I was sure you wouldn't like it.
Bu fikirden hoşlanmayan Burton "Benim filmim Top Gun kadar ticari değil" dedi.Burton protested the ideas, citing "my movies aren't commercial like Top Gun."
Arkadaş olurlar ama CB ondan hoşlanmaya başlar.They enjoy their trip, while Capri searches for him.
Hatta death metalden hoşlanmayan insanlara bile kendini dinletebilen bir albümdür.It's just a kick-ass album that people won't even know to expect.
Meg, Neil'den hiçbir zaman hoşlanmadığını ve hoşlanmayacağını söyler.Mig's father promises that he loves Mig and will never leave her.
Karşı cinsten hoşlanmayan insanlara... anormal diyorlar, ama onlar öyle doğmuşlar. Öyle doğmuşlar.- People that like the same gender are depicted as abnormal, but they were born that way.
Tabii ki, bunlardan hoşlanmayan insanlar var ve bunu çok şaşırtıcı bulanlar var.Of course, there are people who dislike this stuff and people who find it very surprising.
Ve tahminim bunu bizden hoşlanmayan kimseler yapıyorlar.And I suspect, by someone who actively dislikes us.
Seung Jo'nun bundan hoşlanmayacağını düşünmüyor musun?Don't you think Seung Jo will dislike it?
Eğer bu böyle devam edersin, Ha Ni senden daha da hoşlanmayacaktır Bong Joon Gu.If you keep it up, she'll dislike you more and more, Bong Joon Gu.
Benden hoşlanmaya ne zaman başladın?When did you start Iiking me?
Hatta, bu ışığın böyle yavaşça sönmesinden hoşlanmayan hiç birine rastlamadım.In fact, I've never found anybody that doesn't like the light that goes out slowly.
- Bay P'den ne zaman hoşlanmaya başladınız?- When did you start liking Mr. P?
Bundan hoşlanmayacaksınız.You will not like it.
Liel, "İsrail bundan hoşlanmayacaktır, ama Ankara bunu pek dert edecek gibi görünmüyor." dedi."Israel will not like it, but it does not seem like that will bother Ankara too much," said Liel.
Vezirden hoşlanmayan Ruzbahan, onu doğrudan İmran'a saldırmaya ikna etti.Ruzbahan, who disliked the vizier, convinced him to directly attack 'Imran.
Haberlerde Newton'lar kahramanlar olarak övülür ve George, Beethoven'dan yeniden hoşlanmaya başlar.The Newtons are praised as heroes by the news and George takes a new liking to Beethoven.
Bu sırada Atul, Anjali'den hoşlanmaya başlar ve Sapna bir hastayla evlenir.Meanwhile, Atul started liking Anjali and Sapna marries a patient.
Bence izleyicilerin 'Şimdi senden hoşlanmaya başladım.Die anderen Witwen beginnen, sie zu mögen.
Bu sırada Lucas da, Nathan'ın kız arkadaşı Peyton Sawyer'dan hoşlanmaya başlar ve bunu Nathan fark eder.De plus, Lucas est attiré par Peyton Sawyer, la petite amie de Nathan.
O bundan hoşlanmayacak.No le va a gustar.
Bundan hoşlanmayacağından emindim.Estaba seguro de que no te iba a gustar.
İlgili Sayfalar