hoşlanmaya ile cümle

hoşlanmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Ispanaktan hoşlanmayan insanlar var.There are people who don't like spinach.
Fred Jane'den hoşlanmaya başladı ve onunla çıkmaya başladı.Fred took a liking to Jane and started dating her.
Her nedense o kızdan hoşlanmaya başladım.Somehow I have taken a fancy to that girl.
Fakat babam bundan hoşlanmayacak.But Dad won't like it.
Partiden hoşlanmayan kimse yoktu.There was no one who did not enjoy the party.
George'un bu fikirden hoşlanıp hoşlanmayacağından emin değilim.I'm not sure if George will take to this idea.
Para verme fikrinden hoşlanmayan insanlar için, bir hediye sertifikası iyi bir fikirdir.For people who dislike the idea of giving money, a gift certificate is a good idea.
Ken'den yavaş yavaş hoşlanmaya başlıyorum.I am beginning to like Ken little by little.
Kırsal yaşamdan hoşlanmaya başladı.He has begun to enjoy country life.
Onun tavrından hoşlanmayabilir.She may not like his attitude.
O, hemen ondan hoşlanmaya başladı.She began to like him right away.
Sana söylemem gereken bir şey var ve bundan hoşlanmayacağını biliyorum.There's something I need to tell you, and I know you're not going to like it.
Ondan hiç hoşlanmadım ve de asla hoşlanmayacağım.I have never liked her and I never will.
Önce bu biradan hoşlanmayabilirsin. Bu sonradan kazanılan bir tat.You might not like this beer at first. It's an acquired taste.
Fred Jane'den hoşlanmaya başladı ve onlar birbiriyle görüşmeye başladı.Fred took a liking to Jane and they started seeing each other.
Tom ne yaparsa yapsın, Mary'nin ondan hoşlanmayacağı sonucuna vardı.Tom came to the conclusion that no matter what he did, Mary wouldn't like it.
Tom birkaç günden sonra koşudan gerçekten hoşlanmaya başladı.Tom began to really enjoy jogging after a few days.
Tom Mary'den gittikçe hoşlanmaya başladı.Tom began to like Mary more and more.
Bu hikaye yetişkinler içindir, bu yüzden çocuklar bundan hoşlanmayacak.This story is for adults, so children won't enjoy it.
Çikolatadan hoşlanmayan biriyle hiç karşılaşmadım.I've never met anyone who doesn't like chocolate.
Bundan hoşlanmaya başlıyorum.I'm starting to enjoy it.
Bundan hiç hoşlanmayacak.He won't like this.
Benden hoşlanmayan çok insan var.There are many people who don't like me.
Tom ondan hoşlanmayacak.Tom won't like that.
Tom'un önerimden hoşlanmayacağına dair oldukça iyi bir fikrim vardı.I had a pretty good idea Tom wouldn't like my suggestion.
Ondan hoşlanmayacağından kuşkuluyum.I suspect that you won't like it.
Ne yaparsan yap biri bundan hoşlanmayacak.No matter what you do, somebody won't like it.
Senden hoşlanmaya başlıyorum.I'm starting to like you.
İlk başta işimden hoşlanmadım ama artık ondan hoşlanmaya başlıyorum.At first I didn't like my job, but I'm beginning to enjoy it now.
Benden hoşlanmayacağını düşünmüştüm.I thought you wouldn't like me.
Senden hoşlanmıyorum ve asla hoşlanmayacağım.I don't like you and I never will.
Bundan hoşlanmayacaksın.You're not going to like it.
Tom'dan hoşlanmayan insanlar var.There are people who don't like Tom.
Tom bundan hiç hoşlanmayacak.Tom isn't going to like this one bit.
Tom Mary'nin John'un hediyesinden hoşlanmayacağını biliyordu.Tom knew Mary wouldn't like John's gift.
Tom bundan hoşlanmayacak.Tom is not going to like it.
Mary bundan hoşlanmayacak.Mary is not going to like it.
Ondan hoşlanmayacağımı söyledin.You said I wouldn't enjoy it.
Ebeveynlerimin Tom'dan hoşlanmayacağından gerçekten endişeliyim.I'm really worried that my parents aren't going to like Tom.
Tom bundan hiç hoşlanmayabilir.Tom may not like this at all.
Söylemek üzere olduğum şeyden hoşlanmayacaksın.You're not going to like what I'm about to say.
Birlikte yaşamaktan hoşlanmayabiliriz ama birlikte ölmek bir şeyi çözmeyecek.We may not enjoy living together, but dying together isn't going to solve anything.
Gerçekten bundan hoşlanmaya başlıyorum.I'm really beginning to enjoy this.
Tom'un sana aldığı hediyeden hoşlanmayacağına dair içimde bir his var.I have a feeling you're not going to like the gift Tom got you.
Bundan hoşlanmayacağına eminim.I'm sure you won't enjoy it.
Onun partisine gelmezsek Tom bundan hoşlanmayabilir.Tom might not like it if we didn't come to his party.
Tom muhtemelen o filmden hoşlanmayacağımı düşünüyordu.Tom probably thought I wouldn't like that movie.
Dan hemen Linda'dan hoşlanmaya başladı.Dan immediately took a liking to Linda.
Ondan hoşlanmayacağımı sana ne düşündürüyor?What makes you think I wouldn't enjoy that?
Tom'un bu fikirden hoşlanıp hoşlanmayacağından emin değilim.I'm not sure if Tom will like this idea.
Tom'un buradan hoşlanmayacağı hiç aklıma gelmedi.It never occurred to me that Tom wouldn't like it here.
Tom'un partiden hoşlanmayacağını biliyordum.I knew that Tom wouldn't enjoy the party.
O bundan hoşlanmayacak.He won't like that.
Buradan hoşlanmayacaksın diye endişe ediyordum.I was worried you wouldn't like it here.
Tom'un bu filmden hoşlanmayacağını düşünüyorum.I think Tom wouldn't enjoy this movie.
Tom bundan Boston'da hoşlanmayacak.Tom won't like it in Boston.
Tom'dan hoşlanmayan tek kişi ben değilim.I'm not the only one who doesn't like Tom.
Tom ondan hoşlanmayabilir.Tom might not like that.
Sizin köpek Tom'dan oldukça hoşlanmaya başladı gibi görünüyor.It seems that your dog has taken quite a liking to Tom.
Tom'un bundan hoşlanmayacağına eminim.I'm sure Tom wouldn't like it.
İlgili Sayfalar