hoşlanmaya ile cümle
hoşlanmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Bu durmdan hoşlanmayan Donizetti Napoli'yi terk edip Paris'e yerleşti.Se sabe realmente que la madre de Napoleón no había querido desplazarse en París para la ceremonia.
Bu fikirden hoşlanmayan Burton "Benim filmim Top Gun kadar ticari değil" dedi.Burton contestò l'idea, dicendo "i miei film non sono tipo alla Top Gun".
Bu fikirden hoşlanmayan Burton "Benim filmim Top Gun kadar ticari değil" dedi.Бёртон был против этого, сославшись на: «Мои фильмы не коммерческие, как Лучший стрелок».
Bence izleyicilerin 'Şimdi senden hoşlanmaya başladım.Зрителям так понравилось, что они начали аплодировать.
İkinci sezonda Max'ten hoşlanmaya başlar.В течение сезона Джек увлекается двумя женщинами.
"Cin filmlerinden hoşlanmayanlar bile sevecek".Тем, кто любил те старые гладиаторские фильмы" понравится.
Kendini şöyle nitelendirir: Çirkin, kaba, kibarlıktan hiç hoşlanmayan bir öğrenciydim.""يتحدثون عن فتىً كان طالبًا في سالامنكا، ذا عبقرية فذّة، بيد أنه لم يكن مهذّباً.
İkinci sezonda Max'ten hoşlanmaya başlar.Sophie: Jake começa a gostar de Sophie na quarta temporada.
1995'te grubun çizgisinden hoşlanmayan Chris Barnes gruptan ayrılıp Six Feet Under'ı kurdu.Em 2005, Chris Barnes vocalista de Cannibal Corpse e Six Feet Under juntou-se à banda.
Bir yandan da Ángela, Bosco'dan hoşlanmaya başlamıştır.Por outro lado, Augusta gostou verdadeiramente do marido no início da união.
Kendini şöyle nitelendirir: Çirkin, kaba, kibarlıktan hiç hoşlanmayan bir öğrenciydim.Hij wordt vooral omschreven als een plat, onbeschoft, onbeleefd en ongemanierd persoon.
Arkadaş olurlar ama CB ondan hoşlanmaya başlar.Maar Boo gaat hem aardig vinden en ze worden vrienden.
1995'te grubun çizgisinden hoşlanmayan Chris Barnes gruptan ayrılıp Six Feet Under'ı kurdu.W 1995 roku z zespołu odszedł Chris Barnes, który skoncentrował się na wstępach w Six Feet Under.
Bence izleyicilerin 'Şimdi senden hoşlanmaya başladım.Глядачам так сподобалося, що вони почали аплодувати.
İkinci sezonda Max'ten hoşlanmaya başlar.Pada musim kedua, dia juga tertarik pada Max.
İkinci sezonda Max'ten hoşlanmaya başlar.Trong mùa thứ hai, cậu là cũng thích Max.
İlk yazılan taslaklardan hoşlanmayan Dick, yeniden yazılan senaryodan memnun oldu.しかし、ディックは彼が書きあげた脚本を気に入らず、何度も改稿がなされた。
İkinci sezonda Max'ten hoşlanmaya başlar.但是第二季的時候他喜歡上梅拉妮。
İkinci sezonda Max'ten hoşlanmaya başlar.בסוף העונה השנייה השלים עם מקס.
Bir yandan da Ángela, Bosco'dan hoşlanmaya başlamıştır.Първата е, че той ненавижда Париж.
Bu fikirden hoşlanmayan Burton "Benim filmim Top Gun kadar ticari değil" dedi.Burton je protestirao protiv takve ideje, rekavši "moji filmovi nisu kao Top Gun".
Bence izleyicilerin 'Şimdi senden hoşlanmaya başladım.Gledalci so jo imeli radi.
- Bay P'den ne zaman hoşlanmaya başladınız?- Mióta kedveli P urat? - Szomjas is...
- Bay P'den ne zaman hoşlanmaya başladınız?Από πότε είναι τόσο καλό το δέρμα σου; Διψάω κιόλας.
- Bay P'den ne zaman hoşlanmaya başladınız?منذ متى وبشرتك جميلة؟ اشعر بالعطش ايضا
Benden hoşlanmaya ne zaman başladın?¿Desde cuándo te gusto?
Benden hoşlanmaya ne zaman başladın?절 언제부터 좋아하신 건가요?
Benden hoşlanmaya ne zaman başladın?Quando começou a gostar de mim?
Benden hoşlanmaya ne zaman başladın?Sejak kapan kau mulai menyukaiku ?
Benden hoşlanmaya ne zaman başladın?І давно я вам подобаюся?
Benden hoşlanmaya ne zaman başladın?متى بدأ إعجابك بي؟
Böyle bir çocuğa yenilmekten hoşlanmayabilirim...Certo. Potrei esitare ad attaccare un bambino così...
Böyle bir çocuğa yenilmekten hoşlanmayabilirim...Claro, posso hesitar ao atacar um miúdo assim...
Böyle bir çocuğa yenilmekten hoşlanmayabilirim...Jag kanske tvekar för att du är ett barn...
Böyle bir çocuğa yenilmekten hoşlanmayabilirim...Jeg tøver måske, fordi du er et barn ...
Böyle bir çocuğa yenilmekten hoşlanmayabilirim...Mógłbym się zawahać przed uderzeniem dzieciaka.
Böyle bir çocuğa yenilmekten hoşlanmayabilirim...Sí, uno dudaría antes de atacar a un niño como tú...
Böyle bir çocuğa yenilmekten hoşlanmayabilirim...Voisin epäröidä käydä lapsen kimppuun...
Böyle bir çocuğa yenilmekten hoşlanmayabilirim...Μπορεί και να διστάσω να λιώσω ένα μικρό παιδί.
Böyle bir çocuğa yenilmekten hoşlanmayabilirim...Да, я ещё подумаю, прежде чем наброситься на ребёнка...
Bundan hoşlanmayacaksınız.Anda tidak akan menyukainya.
Bundan hoşlanmayacaksınız.Ez nem fog tetszeni.
Bundan hoşlanmayacaksınız.Jullie zullen het niet leuk vinden.
Bundan hoşlanmayacaksınız.여러분은 이렇게 된 것을 좋아하지 않을 것입니다.
Bundan hoşlanmayacaksınız.Nebude sa vám to páčiť.
Bundan hoşlanmayacaksınız.Nebude se vám to líbit.
Bundan hoşlanmayacaksınız.Nie spodoba wam się to.
Bundan hoşlanmayacaksınız.Ni kommer inte att gilla det.
Bundan hoşlanmayacaksınız.No les va a gustar.
Bundan hoşlanmayacaksınız.Non vi piacerà.
Bundan hoşlanmayacaksınız.N-o să vă placă.
Bundan hoşlanmayacaksınız. Ve teknoloji, Tanrı ile olan ilişkimizi bile değiştirdi.Und - Sie werden das nicht gerne hören - die Technologie hat sogar unsere Beziehung zu Gott verändert.
Bundan hoşlanmayacaksınız.Vocês não vão gostar.
Bundan hoşlanmayacaksınız.Vous n'aimerez pas ça.
Bundan hoşlanmayacaksınız.Δεν θα σας αρέσει.
Bundan hoşlanmayacaksınız.На него няма да му хареса.
Bundan hoşlanmayacaksınız.אתם לא תאהבו את זה.
Bundan hoşlanmayacaksınız.لن تعجبكم.
Bundan hoşlanmayacaksınız.テクノロジーは
Cristina'dan gittikçe daha çok hoşlanmaya başladım.Afeiçoei-me muito à Cristina.
İlgili Sayfalar