hoşlanmam ile cümle

hoşlanmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Evde yabancı insanın olmasından pek hoşlanmam.Я не люблю чужих людей в доме.
Aleksandr bu kitaptan pek hoşlanmamasına rağmen okumayı inatla sürdürüyor.Саша упрямо продолжает читать книгу, которая ему не нравится.
Ga ke rate___. - ___'dan hoşlanmam.Г. Регистана) из к/ф «Любит-не любит» — исп.
Fakat Papa bundan hoşlanmamiıştı.Батюшка не любил рассказывать об этом времени.
Yaratıcıları dahi kendisinden hoşlanmamaktadır.Любит существ ещё меньше себя.
Kontrol edilmekten hoşlanmam.لا أحب أن أكون محكوما
Godwin ile Wollstonecraft ilk tanıştıklarında birbirlerinden pek hoşlanmamışlardı.A primeira vez que Godwin e Wollstonecraft se encontraram, ficaram mutuamente desapontados.
Fakat Papa bundan hoşlanmamiıştı.Deus não gosta disto!".
Macar Kralı II. Andras bundan hoşlanmamışt.A companhia do sogro, D. Fernando II, não lhe agradava.
Rachel'ın sevgilisi Ross'tan hoşlanmamaktadır.Daarbij heeft Leahs vader een hekel aan Ross.
Rachel'ın sevgilisi Ross'tan hoşlanmamaktadır.Rachel nie przepada za Julie, nową dziewczyną Rossa.
Ukala insanlardan hoşlanmam.Nie lubię ludzi zarozumiałych.
Diğer köpeklerden hoşlanmama eğilimi vardır; hatta Chihuahualar kendi ırklarını diğerlerinden ayırabilir.Chihuahuan är också känd för att föredra hundar av sin egen ras framför främmande.
Fakat Papa bundan hoşlanmamiıştı.Paul tyckte inte om den.
Rachel'ın sevgilisi Ross'tan hoşlanmamaktadır.Han var även hemligt kär i Rachel och gillade därför inte Ross.
Bu durumdan Portekizliler hoşlanmamaktaydılar.Португальцям це не подобалося.
Gillian'ın çocukları Bob'dan hoşlanmamaktadır.Але це не подобається батькам Джейд.
Gillian'ın çocukları Bob'dan hoşlanmamaktadır.Nemá rád babičky přítele Boba.
Ga ke rate___. - ___'dan hoşlanmam.CONTRA: "Îmi plac provocările"”. fcdinamo.ro.
Ben konuşulmaktan hoşlanmam.Nu-mi place să fiu vorbit.
Hata yapmaktan hoşlanmam.Nu îmi place să greșesc.
Beklemekten hoşlanmam.Nu îmi place să aștept.
Kontrol edilmekten hoşlanmam.Nu-mi place să fiu controlat.
Erken sabah toplantılardan hoşlanmam.Nu îmi plac întâlnirile matinale.
Yargılanmaktan hoşlanmam.Nu-mi place să fiu judecat.
Katı bir mizaca sahiptir ve Harry Potter'dan hiç hoşlanmamaktadır.Fél a magasságtól, s nem szereti Stella dudáját.
Fakat Papa bundan hoşlanmamiıştı.Isää tämä ei miellyttänyt.
Bu durumdan Portekizliler hoşlanmamaktaydılar.Espanjalaisia tämä ei miellyttänyt.
Fakat Jon Bon Jovi bu fikirden hiç hoşlanmamıştı.Άλλωστε και ο ίδιος ο Μπον Σκοτ δεν θα το ήθελε να συμβεί με αυτό τον τρόπο.
Katı bir mizaca sahiptir ve Harry Potter'dan hiç hoşlanmamaktadır.Han kan godt lide at samle populære mennesker omkring sig og er derfor meget interesseret i Harry Potter.
Beklemekten hoşlanmam.Jeg kan ikke lide at vente.
Yaratıcıları dahi kendisinden hoşlanmamaktadır.Ibu mertuanya pun tidak menyukainya.
Ga ke rate___. - ___'dan hoşlanmam.Rời khỏi nó = To'ro Tôi thích... = Ra ko so'ko...
Macar Kralı II. Andras bundan hoşlanmamışt.Sinh thời, tiên vương Friedrich II Đại Đế vốn đã chẳng ưa gì đứa cháu này.
Bu durumdan Portekizliler hoşlanmamaktaydılar.どうやら日本人が嫌いだったらしい。
Bu kavim halkı ise yerleştirildikleri bölgeden hoşlanmamışlardi.荊楚の民でこれを喜ばない者はいなかった。
Ga ke rate___. - ___'dan hoşlanmam.「私はこれはすかん(=私はこれは好きではない)」 どべ・どんべ - 最下位。
Godwin ile Wollstonecraft ilk tanıştıklarında birbirlerinden pek hoşlanmamışlardı.在戈德温与沃斯通克拉夫特的第一次见面中,他们对对方都感到十分失望。
Bu kavim halkı ise yerleştirildikleri bölgeden hoşlanmamışlardi.그러나 김구는 안중근의 가족을 데려오지 못했다며 안공근을 질타하고 꾸중하였다.
Bu durumdan Portekizliler hoşlanmamaktaydılar."나는 일본인들을 원치 않았다.
Fakat Papa bundan hoşlanmamiıştı.האפיפיור אוהב אותך כך.
Kilolu orta yaşlı kısa boylu okul müdüresi, çaylaklardan pek hoşlanmamaktadır.עודד שחר (עודד פז): הבן האמצעי במשפחת שחר, לא אוהב ללמוד.
Erkeklere özenmekte ve bir kız olmaktan hoşlanmamaktadır.אבל זה לא מספיק כדי לגרום לנו לאהוב אישה.
Diğer köpeklerden hoşlanmama eğilimi vardır; hatta Chihuahualar kendi ırklarını diğerlerinden ayırabilir.כלבי הצ'יוואווה נוטים להעדיף את חברתם של כלבי צ'יוואווה אחרים על פני גזעים אחרים.
Godwin ile Wollstonecraft ilk tanıştıklarında birbirlerinden pek hoşlanmamışlardı.Годуин и Уолстънкрафт са разочаровани от първата си среща.
Fakat Papa bundan hoşlanmamiıştı.A papež tega ni storil.
A: Bu durumda değişkliklerden hoşlanmamalıyız.Из-за всего этого мы не должны любить перемены.
Ama daha da önemlisi, halkın asillere karşı ayaklandıran bu nosyondan hoşlanmamışlardı.Ale hlavně se jim nelíbila představa lidu povstávajícího proti monarchii.
Ama daha da önemlisi, halkın asillere karşı ayaklandıran bu nosyondan hoşlanmamışlardı.Ale jeszcze bardziej istotne było to, że nie podobała im się idea buntu ludzi przeciw monarchii.
Ama daha da önemlisi, halkın asillere karşı ayaklandıran bu nosyondan hoşlanmamışlardı.Dar, si mai profund, nici unul nu agrea ideea aceasta de popor care se rascoala impotriva regilor
Ama daha da önemlisi, halkın asillere karşı ayaklandıran bu nosyondan hoşlanmamışlardı.그렇지만 더 깊게 들어가면 그들은 사람들이 왕족에 반대하여 봉기하는 그런 개념이 마음에 안 들었던 것입니다
Ama daha da önemlisi, halkın asillere karşı ayaklandıran bu nosyondan hoşlanmamışlardı.Mas ainda mais, eles não gostavam desta noção de pessoas se rebelando contra a realeza.
Ama daha da önemlisi, halkın asillere karşı ayaklandıran bu nosyondan hoşlanmamışlardı.Ma soprattutto, a loro non piaceva quest'idea del popolo che insorgeva contro i reali.
Ama daha da önemlisi, halkın asillere karşı ayaklandıran bu nosyondan hoşlanmamışlardı.Но по-скоро никак не им харесва идеята хората да въстават срещу монарха.
Ama daha da önemlisi, halkın asillere karşı ayaklandıran bu nosyondan hoşlanmamışlardı.Що більш важливо, вони не любили думку про людей, що підіймалися проти королівської сім'ї.
Ama daha da önemlisi, halkın asillere karşı ayaklandıran bu nosyondan hoşlanmamışlardı.و لكن بشكل أعمق ، فإنهم لم يعجبوا بفكرة أن يثور الشعب ضد الطبقة الحاكمة / الملكية.
Ama daha da önemlisi, halkın asillere karşı ayaklandıran bu nosyondan hoşlanmamışlardı.反抗が気に食わなかったんだ。 それは、自分たちの国民に、国家の在り方について
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.Detesto desperdícios, especialmente paredes.
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.Detesto el derroche, en especial de las paredes.
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.Ich hasse Verschwendung, speziell Wände.

İlgili Sayfalar