hoşlanmam ile cümle

hoşlanmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.Ik haat verspilling, speciaal bij muren.
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.Jag hatar slöseri, speciellt väggar.
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.Je déteste gaspiller, en particulier les murs.
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.저는 낭비를 싫어합니다. 특히 벽을요.
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.Nesnáším plýtvání, zejména zdmi.
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.Nienawidzę marnotrastwa, zwłaszcza ścian.
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.Odio gli sprechi, soprattutto sulle pareti.
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.Saya tidak suka pemborosan, terutama dindingnya.
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.Tôi ghét cái gì uổng phí, đặc biệt là những bức tường.
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.Urăsc risipa, mai ales pereții.
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.Utálom a pazarlást, pláne a falaknál.
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.Απεχθάνομαι την σπατάλη, ειδικά στους τοίχους.
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.Мразя отпадъци, особено стени.
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.Ненавижу пустые траты, особенно стены.
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.אני שונא בזבוז, בעיקר קירות.
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.أكره الإهدار، خاصة الجدران.
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.もしスペースが空いているなら、棚を付けましょう、実際私はそうしました。
Bu durumda değişkliklerden hoşlanmamalıyız.In dieser Form sollten wir Veränderungen nicht mögen.
Bu durumda değişkliklerden hoşlanmamalıyız.Myśląc w ten sposób nie powinniśmy lubić zmian.
Bu durumda değişkliklerden hoşlanmamalıyız.V tomhle by se nám změny líbit neměly.
Bu durumda değişkliklerden hoşlanmamalıyız.Με αυτήν την έννοια δεν θα έπρεπε να μας αρέσουν οι αλλαγές.
Burada hesaplamam lazım ama hesaplamaktan hoşlanmam.Acum trebuie să calculez, dar de fapt nu îmi place să calculez.
Burada hesaplamam lazım ama hesaplamaktan hoşlanmam.Aquí tengo que calcular, pero en realidad no quiero calcular.
Burada hesaplamam lazım ama hesaplamaktan hoşlanmam.Hier moet ik rekenen, maar ik hou niet van rekenen.
Burada hesaplamam lazım ama hesaplamaktan hoşlanmam.Hier muss ich rechnen, aber eigentlich rechne ich nicht gerne.
Burada hesaplamam lazım ama hesaplamaktan hoşlanmam.Ici j'ai à calculer, mais en fait je n'aime pas calculer.
Burada hesaplamam lazım ama hesaplamaktan hoşlanmam.저는 계산기를 가지고있습니다. 별로 좋아하진 않아요
Burada hesaplamam lazım ama hesaplamaktan hoşlanmam.Nu behöver jag räkna, men jag tycker faktiskt inte om att räkna.
Burada hesaplamam lazım ama hesaplamaktan hoşlanmam.Qui dovrei fare dei calcoli, ma in realtà a me non piace fare calcoli.
Burada hesaplamam lazım ama hesaplamaktan hoşlanmam.Tässä minun pitää laskea, mutten oikeastaan pidä laskemisesta.
Burada hesaplamam lazım ama hesaplamaktan hoşlanmam.Tutaj muszę liczyć, ale nie lubię liczyć.
Burada hesaplamam lazım ama hesaplamaktan hoşlanmam.Здесь мне придется посчитать, но честно говоря, я не очень это люблю.
Burada hesaplamam lazım ama hesaplamaktan hoşlanmam.Тук трябва да изчислявам, но всъщност не обичам да изчислявам.
Burada hesaplamam lazım ama hesaplamaktan hoşlanmam.כאן אני צריך לחשב, אבל בעצם אני לא אוהב לחשב.
Burada hesaplamam lazım ama hesaplamaktan hoşlanmam.يجب ان اقوم بالحساب,في الواقع لا احب القيام بالحساب.
Burada hesaplamam lazım ama hesaplamaktan hoşlanmam.右脳で直接やるんです
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.Alcuni dei più grandi matematici del periodo di Cantor erano irritati da questa cosa.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.Cantor korának nagy matematikusai ellenszenvvel fogadták ezt az dolgot.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.Certains des plus grands mathématiciens de l'époque de Cantor furent très contrariés par tout ça.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.Một số nhà toán học vĩ đại nhất thời Cantor đã rất bực mình về điều này.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.Unii matematicieni contemporani cu Cantor nu erau de acord.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.Великих математиков-современников Кантора ужасно расстраивало такое положение дел.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.Деякі найвидатніші математики часів Кантора були дуже засмучені через це.
Cantor'un zamanındaki büyük matematikçilerin çoğu bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.بعض عمالقة الرياضيات في زمن كانتور
Fakat bundan hoşlanmamıştım.Dar nu-mi plăcea.
Fakat bundan hoşlanmamıştım.De nem szerettem.
Fakat bundan hoşlanmamıştım.Mais je n'aimais pas ça.
Fakat bundan hoşlanmamıştım.Ma non mi piaceva.
Fakat bundan hoşlanmamıştım.Men jeg kunne ikke lide det.
Fakat bundan hoşlanmamıştım.Pero no me gustaba.
Fakat bundan hoşlanmamıştım.Tapi saya tidak menyukainya.
Fakat bundan hoşlanmamıştım. Ve bununla aynı fikirde değildim.Aber ich war damit ganz und gar nicht einverstanden.
Fakat bundan hoşlanmamıştım. Ve bununla aynı fikirde değildim.Ale nemal som to rád a ani som s tým nesúhlasil.
Fakat bundan hoşlanmamıştım. Ve bununla aynı fikirde değildim.Jednak nigdy tego nie akceptowałem.
Fakat bundan hoşlanmamıştım. Ve bununla aynı fikirde değildim.하지만 저는 그것을 좋아하지는 않았습니다. 그것에 동의하지 않았어요.
Fakat bundan hoşlanmamıştım. Ve bununla aynı fikirde değildim.אבל לא אהבתי את זה. ולא הסכמתי עם זה.
Fakat bundan hoşlanmamıştım. Ve bununla aynı fikirde değildim.بالرغم من انني لم أحب ذلك. ولم اتفق معه.
Fakat bundan hoşlanmamıştım. Ve bununla aynı fikirde değildim.望むような良い教師になれて生徒に慕ってもらえるような
Fakat bundan hoşlanmamıştım.Αλλά δεν μου άρεσε.
Fakat bundan hoşlanmamıştım.Но не ми харесваше.

İlgili Sayfalar