hoşlanmadı ile cümle

hoşlanmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ama bundan hoşlanmadım çünkü eğitim çok zayıftı.Dies gefiel mir jedoch nicht - ich erhielt nicht genügend Einweisung.
Ama bundan hoşlanmadım çünkü eğitim çok zayıftı.Ik vond dit niks vanwege de matige begeleiding die ik kreeg.
Ama bundan hoşlanmadım çünkü eğitim çok zayıftı.그렇지만 전 그것을 통해서 배우는게 많지 않다고 느꼈어요
Ama bundan hoşlanmadım çünkü eğitim çok zayıftı.Ma non mi piaceva ricevere un'istruzione mediocre.
Ama bundan hoşlanmadım çünkü eğitim çok zayıftı.Nhưng tôi không thích cách họ giáo dục -- tôi học được rất ít.
Ama bundan hoşlanmadım çünkü eğitim çok zayıftı.Pero no me gustó la formación que recibí, fue insuficiente.
Ama bundan hoşlanmadım çünkü eğitim çok zayıftı.Но мне не нравилось образование, которое я получил. Этого было недостаточно.
Ama bundan hoşlanmadım çünkü eğitim çok zayıftı.Но, не ми хареса начина по който ме подготвяха.
Ama bundan hoşlanmadım çünkü eğitim çok zayıftı.אך לא אהבתי את ההדרכה הדלה שקיבלתי.
Ama bundan hoşlanmadım çünkü eğitim çok zayıftı.لكن مستوى التعليم الذي كنت اتلقاه لم يرق لي لضعفه
Ama bundan hoşlanmadım çünkü eğitim çok zayıftı.そこで、訓練センターと研究センターで働きたいと思いました
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.Aber die Erwachsenen mochten meine Idee nicht.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.Ale dorosłym nie spodobał się mój pomysł.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.Ale žádnému z dospělých se ten nápad nelíbil.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.Ale žiadnemu dospelákovi sa môj nápad nepáčil.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.A nobenemu od odraslih moja ideja ni bila všeč.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.Dar niciun adult nu agrea ideea.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.De egy felnőttnek se tetszett az ötlet.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.Geen enkele volwassene hield van mijn idee.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.하지만 어떤 어른도 좋아하지 않았어요.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.Ma a nessun adulto piaceva quell'idea.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.Mais aucun adulte n'a aimé cette idée.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.Men inga vuxna gillade idén.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.Mutta aikuiset eivät pitäneet ideasta.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.Nenhum adulto acreditou que era a sério.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.Nhưng người lớn không thích ý tưởng đó.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.Pero a ningún adulto le agradaba la idea.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.Tapi tidak ada satu orang dewasa pun yang menyukai ide saya.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.Αλλά σε κανένα ενήλικα δεν άρεσε η ιδέα.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.Але жодному дорослому не подобалась ця ідея.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.Но никому из взрослых не нравилась моя идея.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.Но нито един възрастен не хареса идеята.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.אבל אף מבוגר לא אהב את הרעיון.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.ولكن لم يحب البالغين الفكرة.
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.但係,無一個大人接受我嘅諗法
Ama hiçbir yetişkin bu fikirden hoşlanmadı.誰も私が真剣であることを信じませんでした
Ama tahmin edebileceğiniz gibi yönetim bu adamın iktidara çok yakın olmasından pek hoşlanmadı.그렇지만 당신은 동시에 상상할 수 있을 겁니다 프랑스 총재 정부는 이 남자가 권좌에 너무 가까이서 서성이는 꼴이 마음에 들지 않았다는 것을 말입니다
Ama tahmin edebileceğiniz gibi yönetim bu adamın iktidara çok yakın olmasından pek hoşlanmadı.Директорії не дуже подобалось, що він наблизився так близько до осередку влади.
Ama tahmin edebileceğiniz gibi yönetim bu adamın iktidara çok yakın olmasından pek hoşlanmadı.Но същевременно на Директорията не й се хресвало този тип да се навърта толкова близо до управлението.
Ama tahmin edebileceğiniz gibi yönetim bu adamın iktidara çok yakın olmasından pek hoşlanmadı.ولكن يمكنك أن تتخيل في نفس الوقت، أن المجلس لم يحبذ أن يظل هذا الشخص مشهور وبالقرب من كراكز القوة كثيراً.
Ama tahmin edebileceğiniz gibi yönetim bu adamın iktidara çok yakın olmasından pek hoşlanmadı.権力の座に近づきつつある、この青年のことをこころよく 思っていなかった。 彼は、どう見ても野心にあふれていた。
Belkide onu hakkımız gibi görüyorduk... ...ve belki de o bundan çok fazla hoşlanmadı.Być może jej nie doceniliśmy, i może jej się to zbytnio nie spodobało.
Belkide onu hakkımız gibi görüyorduk... ...ve belki de o bundan çok fazla hoşlanmadı.Có lẽ chúng tôi đã xem nhẹ nó, và có thể nó không thích như thế.
Belkide onu hakkımız gibi görüyorduk... ...ve belki de o bundan çok fazla hoşlanmadı.Forse la davamo per scontata, e forse a lei non piaceva molto.
Belkide onu hakkımız gibi görüyorduk... ...ve belki de o bundan çok fazla hoşlanmadı.우리는 당연하다 생각했지만 아이는 싫었을지도 모르죠.
Belkide onu hakkımız gibi görüyorduk... ...ve belki de o bundan çok fazla hoşlanmadı.Misschien namen we haar voor lief en misschien vond ze dat niet zo leuk.
Belkide onu hakkımız gibi görüyorduk... ...ve belki de o bundan çok fazla hoşlanmadı.Möglicherweise haben wir sie für selbstverständlich angesehen und vielleicht mochte sie das nicht so sehr.
Belkide onu hakkımız gibi görüyorduk... ...ve belki de o bundan çok fazla hoşlanmadı.Možno sme ju pokladali za samozrejmosť, čo sa jej až tak nepáčilo.
Belkide onu hakkımız gibi görüyorduk... ...ve belki de o bundan çok fazla hoşlanmadı.Nous prenions peut-être sa présence pour acquise, et elle n'aimait peut-être pas beaucoup ça.
Belkide onu hakkımız gibi görüyorduk... ...ve belki de o bundan çok fazla hoşlanmadı.Poate că o acceptam cum era fără să mai cercetăm, şi poate că ei nu-i plăcea asta atât de mult.
Belkide onu hakkımız gibi görüyorduk... ...ve belki de o bundan çok fazla hoşlanmadı.Quizá estábamos dándola por sentado y tal vez a ella eso no le gustaba mucho.
Belkide onu hakkımız gibi görüyorduk... ...ve belki de o bundan çok fazla hoşlanmadı.Talán egy kicsit magától értetődőnek vettük, és talán ez nem annyira tetszett neki.
Belkide onu hakkımız gibi görüyorduk... ...ve belki de o bundan çok fazla hoşlanmadı.Talvez a tenhamos tomado como certa, talvez ela não tenha gostado muito disso.
Belkide onu hakkımız gibi görüyorduk... ...ve belki de o bundan çok fazla hoşlanmadı.Την θεωρούσαμε ίσως δεδομένη, και μάλλον αυτό δεν της άρεσε πολύ.
Belkide onu hakkımız gibi görüyorduk... ...ve belki de o bundan çok fazla hoşlanmadı.Вероятно я вземахме за даденост, и може би на нея това не й харесваше много.
Belkide onu hakkımız gibi görüyorduk... ...ve belki de o bundan çok fazla hoşlanmadı.Возможно, мы полностью принимали её, а ей это не особо нравилось.
Belkide onu hakkımız gibi görüyorduk... ...ve belki de o bundan çok fazla hoşlanmadı.Мабуть, ми недооцінювали її, і, можливо, це їй не надто сильно подобалося.
Belkide onu hakkımız gibi görüyorduk... ...ve belki de o bundan çok fazla hoşlanmadı.ככל הנראה לקחנו אותה כמובן מאליו ואולי היא לא אהבה את זה כל כך.
Belkide onu hakkımız gibi görüyorduk... ...ve belki de o bundan çok fazla hoşlanmadı.واحيانا نعتبر وجودها امرٌ مفروغ منه .. وربما لم تحب هي هذا كثيراً ..
Belkide onu hakkımız gibi görüyorduk... ...ve belki de o bundan çok fazla hoşlanmadı.ヒョウには気に食わなかったかもしれません 私たち夫婦は

İlgili Sayfalar