hoşlanmadı ile cümle

hoşlanmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ben genelde karikatürlerden hoşlanmadığımdan, pek çoğunun komik olduğunu düşünmüyorum, onları garip buluyorum.A me di solito non piacciono le vignette Molti non le trovo divertenti, le trovo strane.
Ben genelde karikatürlerden hoşlanmadığımdan, pek çoğunun komik olduğunu düşünmüyorum, onları garip buluyorum.Bom, geralmente não gosto de cartoons, não acho que a maioria deles tenha piada, acho-os estranhos.
Ben genelde karikatürlerden hoşlanmadığımdan, pek çoğunun komik olduğunu düşünmüyorum, onları garip buluyorum.Ik hou niet zo van cartoons. De meeste vind ik niet grappig, eerder bizar.
Ben genelde karikatürlerden hoşlanmadığımdan, pek çoğunun komik olduğunu düşünmüyorum, onları garip buluyorum.În general, nu-mi plac caricaturile, multe nu mi se par amuzante. Le găsesc ciudate.
Ben genelde karikatürlerden hoşlanmadığımdan, pek çoğunun komik olduğunu düşünmüyorum, onları garip buluyorum.저는 만화를 좋아하는 편이 아닙니다. 전 대부분 만화들이 재밌지 않고 이상하다고
Ben genelde karikatürlerden hoşlanmadığımdan, pek çoğunun komik olduğunu düşünmüyorum, onları garip buluyorum.No me suelen gustar las tiras cómicas, la mayoría no me parecen graciosas, me resultan extrañas.
Ben genelde karikatürlerden hoşlanmadığımdan, pek çoğunun komik olduğunu düşünmüyorum, onları garip buluyorum.Zazwyczaj nie lubię komiksów, większość z nich nie jest śmieszna, ale dziwna.
Ben genelde karikatürlerden hoşlanmadığımdan, pek çoğunun komik olduğunu düşünmüyorum, onları garip buluyorum.Συνήθως δε μου αρέσουν οι γελοιογραφίες, δεν βρίσκω τις περισσότερες αστείες, ...αλλά περίεργες.
Ben genelde karikatürlerden hoşlanmadığımdan, pek çoğunun komik olduğunu düşünmüyorum, onları garip buluyorum.По принцип не харесвам анимациите, не мисля, че повечето от тях са смешни, мисля, че са странни.
Ben genelde karikatürlerden hoşlanmadığımdan, pek çoğunun komik olduğunu düşünmüyorum, onları garip buluyorum.Я не очень люблю карикатуры. Большинство из них кажутся мне не смешными, а странными.
Ben genelde karikatürlerden hoşlanmadığımdan, pek çoğunun komik olduğunu düşünmüyorum, onları garip buluyorum.בדרך כלל אינני אוהבת קריקטורות רבות מהן לא מצחיקות אותי,
Ben genelde karikatürlerden hoşlanmadığımdan, pek çoğunun komik olduğunu düşünmüyorum, onları garip buluyorum.في العادة لا أحب الرسوم الكاريكاتورية، لا أعتقد أن العديد منها مضحك،
Ben genelde karikatürlerden hoşlanmadığımdan, pek çoğunun komik olduğunu düşünmüyorum, onları garip buluyorum.面白いって思うものも 少ないし 変なのも多いと思うのですが このニューヨーカーの漫画は気に入っています
Beynin bölünmüş olması konusu artık nörobilimcilerin konuşmaktan hoşlanmadıkları bir konu.60年代、70年代には人気のあるトピックだった。
Beynin bölünmüş olması konusu artık nörobilimcilerin konuşmaktan hoşlanmadıkları bir konu.Divizarea creierului este un lucru despre care neuro-savanţilor nu le mai place să vorbească.
Beynin bölünmüş olması konusu artık nörobilimcilerin konuşmaktan hoşlanmadıkları bir konu.뇌의 구조는 신경과학자들이 더이상 얘기하고 싶어하지 않는 것이다.
Beynin bölünmüş olması konusu artık nörobilimcilerin konuşmaktan hoşlanmadıkları bir konu.La division du cerveau est une chose dont les neuro-scientifiques n'aiment plus trop parler
Beynin bölünmüş olması konusu artık nörobilimcilerin konuşmaktan hoşlanmadıkları bir konu.La suddivisione del cervello e' una cosa di cui i neuroscienziati non vogliono piu' sentir parlare
Beynin bölünmüş olması konusu artık nörobilimcilerin konuşmaktan hoşlanmadıkları bir konu.Neurowissenschaftler sprechen nicht mehr gerne über die Hirnteilung.
Beynin bölünmüş olması konusu artık nörobilimcilerin konuşmaktan hoşlanmadıkları bir konu.Opdelingen af hjernen er noget som neurologer bare ikke taler om mere
Beynin bölünmüş olması konusu artık nörobilimcilerin konuşmaktan hoşlanmadıkları bir konu.Pembagian otak adalah suatu yang bagi ahli neuro tidak suka untuk diperbincangkan
Beynin bölünmüş olması konusu artık nörobilimcilerin konuşmaktan hoşlanmadıkları bir konu.Phân chia bộ não là cái gì đó về khoa học thần kinh
Beynin bölünmüş olması konusu artık nörobilimcilerin konuşmaktan hoşlanmadıkları bir konu.Podział mózgu to temat, o którym neurobiolodzy już po prostu nie chcą mówić.
Beynin bölünmüş olması konusu artık nörobilimcilerin konuşmaktan hoşlanmadıkları bir konu.Η διαίρεση του εγκεφάλου είναι κάτι για το οποίο οι νευροεπιστήμονες δεν θέλουν να μιλάνε πια
Beynin bölünmüş olması konusu artık nörobilimcilerin konuşmaktan hoşlanmadıkları bir konu.Разделение головного мозга - то, о чем неврологи предпочитают больше не говорить.
Beynin bölünmüş olması konusu artık nörobilimcilerin konuşmaktan hoşlanmadıkları bir konu.החלוקה של המוח הוא נושא שמדעני-מוח פשוט לא אוהבים לדבר עליו
Beynin bölünmüş olması konusu artık nörobilimcilerin konuşmaktan hoşlanmadıkları bir konu.إن مفهوم تقسيم الدماغ بات أمراً غير محبذٍ عند علماء الأعصاب
Beynin bölünmüş olması konusu artık nörobilimcilerin konuşmaktan hoşlanmadıkları bir konu.大腦的分半已不再是神經學家喜歡談論的東西
Bilseydin, ne yapmaya çalıştığımı anlardın. Bundan hoşlanmadım.Om du visste skulle du förstå vad jag försöker göra.
Bir başka kadının vücuduna dokunmandan hoşlanmadımEm không thích thế. Khi mà anh đụng người đàn bà khác
Bir başka kadının vücuduna dokunmandan hoşlanmadımIch mag das nicht. Wenn du den Körper einer andern Frau berührst.
Bir başka kadının vücuduna dokunmandan hoşlanmadımIk vind het niet leuk als je de lichaam van een andere vrouw aanraakt.
Bir başka kadının vücuduna dokunmandan hoşlanmadımJAg tycker inte om det. När du rör någon annan kvinnas kropp.
Bir başka kadının vücuduna dokunmandan hoşlanmadımJe n'aime pas ça, quand tu touches le corps d'autres femmes.
Bir başka kadının vücuduna dokunmandan hoşlanmadımNie podoba mi się, kiedy dotykasz ciało innej kobiety.
Bir başka kadının vücuduna dokunmandan hoşlanmadımNi mi všeč. ko se dotakneš telesa druge ženske.
Bir başka kadının vücuduna dokunmandan hoşlanmadımNon mi piace quando tocchi il corpo di un'altra donna.
Bir başka kadının vücuduna dokunmandan hoşlanmadımNu-mi place. cand atingi alta femeie.
Bir başka kadının vücuduna dokunmandan hoşlanmadımSaya tidak suka jika kamu menyentuh tubuh wanita lain.
Bir başka kadının vücuduna dokunmandan hoşlanmadımΔεν μου αρέσει, όταν αγγίζεις το σώμα μιας άλλης γυναίκας.
Bir başka kadının vücuduna dokunmandan hoşlanmadımМне это не нравится, когда ты касаешься тела другой женщины.
Bir başka kadının vücuduna dokunmandan hoşlanmadım,כשאתה נוגע בגוף של אישה אחרת
Bir başka kadının vücuduna dokunmandan hoşlanmadım.لا أحب هذا الأمر .عندما تقوم بلمس جسد امرأة أخرى
Bir başka kadının vücuduna dokunmandan hoşlanmadımあなたが他の女の人に触るなんて 嫌
Bizim ihtiyacımız yok. Hoşlanmadık. Bizi korkutuyorsun."우린 그런거 필요하지 않아요. 좋아하지도 않고 오히려 겁이 나는데요."
Bizim ihtiyacımız yok. Hoşlanmadık. Bizi korkutuyorsun."もしTiVoがこんな風に言っていたら?
Bizim ihtiyacımız yok. Hoşlanmadık.그 제품이 필요하지 않고, 좋아하지도 않습니다.
Bizim ihtiyacımız yok. Hoşlanmadık.אנחנו לא זקוקים לזה. אנחנו לא אוהבים את זה.
Bizim ihtiyacımız yok. Hoşlanmadık.ونحن لا نحتاج لمنتجكم ولم يعجبنا.
Bizim ihtiyacımız yok. Hoşlanmadık.ぞっとしない製品だ」
"Biz sana inanmıyoruz. Bizim ihtiyacımız yok. Hoşlanmadık."No te creemos; no lo necesitamos; no nos gusta; nos están asustando".
Böylece babasının Kenanlı kızlardan hoşlanmadığını anladı.a keď tiež videl Ezav, že dcéry Kanaánove sú zlé očiach Izáka, jeho otca,
Böylece babasının Kenanlı kızlardan hoşlanmadığını anladı.Asimismo, vio Esaú que las mujeres de Canaán le parecían mal a Isaac su padre
Böylece babasının Kenanlı kızlardan hoşlanmadığını anladı.då märkte Esau att Kanaans döttrar misshagade hans fader Isak;
Böylece babasının Kenanlı kızlardan hoşlanmadığını anladı.Da skønnede Esau, at Kana'aos Døtre vakte hans Fader Isaks Mishag,
Böylece babasının Kenanlı kızlardan hoşlanmadığını anladı.Esau a înţeles astfel că fetele lui Canaan nu -i plăceau tatălui său Isaac.
Böylece babasının Kenanlı kızlardan hoşlanmadığını anladı.Esaù comprese che le figlie di Canaan non erano gradite a suo padre Isacco
Böylece babasının Kenanlı kızlardan hoşlanmadığını anladı.Ésaü comprit ainsi que les filles de Canaan déplaisaient à Isaac, son père.
Böylece babasının Kenanlı kızlardan hoşlanmadığını anladı.És látá Ézsaú, hogy a Kananeusok leányai nem tetszenek Izsáknak az õ atyjának:
Böylece babasının Kenanlı kızlardan hoşlanmadığını anladı.에서가 또 본즉 가나안 사람의 딸들이 그 아비 이삭을 기쁘게 못하는지라

İlgili Sayfalar