hoşlanıyor ile cümle
hoşlanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Are 16 ani, îi place să vâneze şi să pescuiască şi să fie în aer liber şi să facă orice cu mâinile.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Er ist 16, liebt das Jagen, Fischen und Draußensein und alles, was er mit seinen Händen tun kann.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Han är 16 år gammal, älskar jakt och fiske och att vara utomhus och att jobba med sina händer.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Hij is 16, houdt van jagen, vissen en om buiten te zijn en om van alles te doen met zijn handen.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Il a 16 ans, il aime la chasse, la pêche et être à l'extérieur et faire ce qu'il veut avec ses mains.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Ma 16 lat, uwielbia polować, łowić ryby, przebywać na powietrzu i wykonywać zajęcia manualne.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Má 16, miluje lov a rybolov, byť vonku a prácu s rukami.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Tem 16 anos, adora caçar, pescar, estar ao ar livre e fazer qualquer coisa que envolva as mãos.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Tiene 16 años, le encanta cazar, pescar y estar al aire libre y hacer tareas manuales.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Usianya 16 tahun, menyukai berburu dan memancing dan melakukan banyak hal dengan tangannya.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Ему 16, он любит охотиться и рыбачить, находится на свежем воздухе и делать что-то своими руками.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Той е на 16, обича лова и риболова и да бъде сред природата и да прави неща с ръцете си.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.הוא בן 16, ואוהב לצוד, לדוג ולהיות בחוץ.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.انه عمره 16, يحب الصيد و القنص و أن يكون في الخارج
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.野外で手を動かしていろいろなことをするのが大好きです
Aklınızdan geçmez diyemiyorum, hani "ya benden hoşlanıyorsa?" gibi.Cela change leur perspective.
Aklınızdan geçmez diyemiyorum, hani "ya benden hoşlanıyorsa?" gibi.Eso cambia completamente la perspectiva
Aklınızdan geçmez diyemiyorum, hani "ya benden hoşlanıyorsa?" gibi.Isso muda totalmente a perspectiva
Aklınızdan geçmez diyemiyorum, hani "ya benden hoşlanıyorsa?" gibi.Questo cambierebbe completamente la prospettiva.
Aklınızdan geçmez diyemiyorum, hani "ya benden hoşlanıyorsa?" gibi.To całkowicie zmienia perspektywę
Aklınızdan geçmez diyemiyorum, hani "ya benden hoşlanıyorsa?" gibi.あなたは"同性に好かれてる?"と 思うかもしれない
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Aber er mag es, Dinge von einem Ort zum anderen zu tragen.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Ale lubi przenosić rzeczy.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Dar îi place să care lucruri dintr-un loc în altul.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.하지만 칸지가 워낙 물건들을 이리 저리 옮기는 것을 좋아해서요.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Maar hij vind dingen meenemen leuk.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Ma gli piace trasportare oggetti da un posto all'altro.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Mais il aime porter des choses d'un endroit à un autre.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.(Mas gosta de levar coisas de um lado para o outro.)
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Men han kan godt lide at bære ting fra sted til sted.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Mutta hän kantaa mielellään tavaroita paikasta toiseen.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Pero le gusta llevar cosas de un lugar a otro.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Szeret cuccokat cipelni egyik helyről a másikra.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Tapi dia suka membawa benda-benda kesana kemari.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor. Video:オースティン、オースティンって言ったわね
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Но той обича да носи неща от място на място.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Он любит переносить вещи с места на место.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.אבל הוא אוהב לקחת דברים ממקום למקום.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.ولكنه يحب ان يحمل الأشياء من مكان لاخر.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Aber wir erstellen scheinbar auch gerne Dinge und teilen sie gerne mit anderen.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Ale ukazuje sa, že tiež radi vytvárame, a radi zdieľame.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Ale ukazuje se, že také rádi tvoříme a rádi sdílíme.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Dar s-a dovedit că ne place și să creăm, și ne place să împărtășim.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.De kiderült, hogy alkotni is szeretünk, és szeretünk megosztani.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.하지만 드러난 바는, 우리가 마찬가지로 창조하기, 그리고 나누기도 좋아한다는 것입니다.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Maar blijkbaar creëren we ook graag en delen we graag.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Mais il s'avère que nous aimons aussi créer, et nous aimons partager.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Mas acontece que também gostamos de criar, e gostamos de partilhar.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Ma sembra che ci piaccia anche creare, e condividere.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Nhưng chúng ta hóa ra cũng thích chế tạo và chia sẻ.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Pero resulta que también nos gusta crear, y nos gusta compartir.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Αλλά φαίνεται πως μας αρέσει επίσης να δημιουργούμε, και μας αρέσει να μοιραζόμαστε.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Але також виявляється, що нам подобається створювати та ділитися цим з іншими.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Но оказалось, нам еще нравится и творить, и делиться тем, что мы сделали, с другими.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Но се оказва, че също обичамв да създаваме и обичаме да споделяме.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.אבל מתברר שאנחנו גם אוהבים ליצור, ואנחנו אוהבים לחלוק.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.ولكن يبدو أننا أيضًا نحب أن نصنع، ونحب أن نشارك.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.好きなことがはっきりしました 古くからある人間のモチベーションと
Ancak," çok önemli bir ancak, "Noel şarkılarına bayılıyorum. Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.- bardzo ważne ale - "uwielbiam kolędy, podobają mi się dzieła Mantegny,
Bağlantılardan hoşlanıyorum.Adoro as ligações.