hoşlanıyor ile cümle
hoşlanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Sanırım Juan Maria'dan hoşlanıyor.Ik denk dat Juan Mary graag mag.
Çocuklarım okuldan hoşlanıyor.Mijn kinderen vinden de school leuk.
(Aerrow'dan hoşlanıyor.)Do you like Scott Plank? (ang.).
Beckendrof'tan hoşlanıyor.Czy lubisz Hitchcocka? (tytuł oryg.
Paten kaymaktan ve bisiklete binmekten hoşlanıyor.Lubi pływać i jeździć na rowerze.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Lubi słuchać muzyki, czytać książki, oglądać filmy, spotykać się z przyjaciółmi.
Ondan gerçekten hoşlanıyorum!Naprawdę go lubię!
"O senden hoşlanıyor mu?" "Hayır fakat iyi bir arkadaş ve birlikte eğleniriz.""Podobasz mu się?" "Nie, ale jest dobrym kolegą i spędzamy razem czas.
Hitler, Bormann'dan hoşlanıyordu ve onu güvenilir buluyordu.Гітлер любив А. Бормана і вважав його надійним працівником.
Birlikte ders çalışmaktan hoşlanıyorlar.Любить вчитися.
İnsanları mutlu etmekten hoşlanıyor.«Люблю пізнавати людей.
Hem karısı hem de o ondan hoşlanıyorlar.Це подобається і йому, і його дружині.
Hangisinden daha çok hoşlanıyorsun, müzik ya da İngilizce?Що тобі більше подобається, музика чи англійська?
Ne tür şekerden hoşlanıyorsun?Які саме цукерки тобі подобаються?
Tom gerçekten onu yapmaktan çok hoşlanıyor.Тому дійсно подобається це робити.
Tom gerçekten onu yapmaktan çok hoşlanıyor.Тому дійсно подобається цим займатися.
Tom Boston'a gitmekten hoşlanıyor.Том любить їздити до Бостона.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Autorka miluje čtení knih, vyšívání, zahradničení a ráda také tráví čas se svými vnoučaty.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Îi plac filmele, shoppingul, cititul și petrecerea timpului cu familia.
İlginç fikirleri, popun objektifiyle dünyaya aktarmaktan hoşlanıyorum."Îmi place să transmit idei interesante lumii prin lentile pop.”
Winter'den hoşlanıyordu.Utálja a Winxet.
Kuzeni William Darwin Fox ile beraber böcek toplamaktan hoşlanıyordu.Serkkunsa William Darwin Foxin kanssa hän keräsi kovakuoriaisia.
Dan'den hoşlanıyor gibi görünse de aslında Ace'e aşıktır.Mark saa hänet kuitenkin tajuamaan, että hän todella pitää Ericasta.
Beckendrof'tan hoşlanıyor.Olet huolissasi Shadowista.
İnsanları mutlu etmekten hoşlanıyor.Hän pitää ihmisten hoitamisesta.
Zeus, çin yemeğinden hoşlanıyor olabilir.Lilo rakastaa kiinalaista ruokaa, ja hän osaa syödä puikoilla.
Tom Mary ile konuşmaktan gerçekten hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom näyttää puhuvan Maryn kanssa todella mielellään.
Herkes ondan hoşlanıyor.Όλοι την αγαπούν.
Trampolin de zıplamaktan hoşlanıyor.Tvedten er også glad i trickskudd.
Kumar oynamaktan, şarap içmekten ve dedikodudan hoşlanıyordu.I sin ungdom var hun «søt og glad» og likte å spille, drikke vin og sladre.
Trampolin de zıplamaktan hoşlanıyor.Skookum juga suka berjelajah.
Paten kaymaktan ve bisiklete binmekten hoşlanıyor.Thích bơi lội hoặc chạy theo xe đạp.
O müzikten çok hoşlanıyor.Cô rất yêu thích âm nhạc.
Madison şahsen 'Hacı Dağı' anlamına gelen Montpellier kelimesinin Fransızca telaffuzundan hoşlanıyordu.彼は「巡礼の山」を意味するフランスの有名なリゾート地、モンペリエ(Montpelier)のフランス語の綴りを好んでいた。
Trampolin de zıplamaktan hoşlanıyor.本人もスキージャンプを得意とする。
Kimse bilmesede Duygu'dan hoşlanıyor.知性を感じるものを好む。
Hangisinden daha çok hoşlanıyorsun, müzik ya da İngilizce?あなたは音楽と英語のどちらが好きですか。
Paten kaymaktan ve bisiklete binmekten hoşlanıyor.他擅長腳踏車和攀岩。
İnsanları mutlu etmekten hoşlanıyor.사람을 즐겁게 해 주는 것을 좋아한다.
(Aerrow'dan hoşlanıyor.)(그건 사실상 제로로를 좋아했던 거다.)
Winter'den hoşlanıyordu.위드를 좋아하고 있다.
Hala Tom'dan hoşlanıyor musun?아직도 톰을 좋아하니?
Biri fındık yemekten hoşlanıyor ve diğeri hala bir erkek bulmaya çalışıyor."אנחנו מאוד אוהבים את הצליל החי, ואנחנו רוצים מפיק שיוכל לתפוס אותו."
Winter'den hoşlanıyordu.טטיאנה אוהבת את החורף.
Hitler, Bormann'dan hoşlanıyordu ve onu güvenilir buluyordu.Хитлер харесва Борман и го намира за надежден човек.
Arkadaşlarımla vakit geçirmekten hoşlanıyorum.Харесва ми да прекарвам време с приятелите си.
Paten kaymaktan ve bisiklete binmekten hoşlanıyor.Voli daskati i voziti bicikl.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.U slobodno vrijeme voli štrikati, čitati i provoditi vrijeme sa svojim prijateljima i obitelji.
Paten kaymaktan ve bisiklete binmekten hoşlanıyor.Preferujú prechádzky, jazdu na koňoch a bicyklovanie.
Rathbone; müzikten, yazmaktan, şarkı söylemekten ve üretmekten hoşlanıyor.Jackson Rathbone uživa v glasbi, pisanju, petju in produciranju.
Herkes ondan hoşlanıyor.Ją visi mėgsta.
Herkes ondan hoşlanıyor.Jį visi mėgsta.
Ben fotoğraf çekmekten hoşlanıyorum.Man patinka fotografuoti.
O, yılanlar gibi, garip hayvanlardan hoşlanıyor.Jam patinka keisti gyvūnai, tokie kaip gyvatė.
O, yılanlar gibi, garip hayvanlardan hoşlanıyor.Jai patinka keisti gyvūnai, tokie kaip gyvatė.
Bence benden hoşlanıyorsun.Manau, kad tau aš patinku.
Paten kaymaktan ve bisiklete binmekten hoşlanıyor.Vabal ajal meeldib talle suusatada ja jalgrattaga sõita.
İnsanları mutlu etmekten hoşlanıyor.Päike teeb inimesed rõõmsaks.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.16살이고요, 사냥과 낚시, 야외 활동,
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.16 tuổi, thích săn bắn câu cá và các hoạt động ngoài trời và bất cứ việc gì liên quan đến đôi bàn tay.