hoşlanıyor ile cümle

hoşlanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bağlantılardan hoşlanıyorum.Amo le connessioni
Bağlantılardan hoşlanıyorum.Ich liebe solche Zusammenhänge.
Bağlantılardan hoşlanıyorum.Ik ben dol op connecties.
Bağlantılardan hoşlanıyorum.Îmi plac conexiunile.
Bağlantılardan hoşlanıyorum.J'adore les connexions
Bağlantılardan hoşlanıyorum.Jag älskar samband.
Bağlantılardan hoşlanıyorum.Jeg elsker sammenhænge.
Bağlantılardan hoşlanıyorum.전 연결고리들을 사랑합니다.
Bağlantılardan hoşlanıyorum.Me encantan las conexiones.
Bağlantılardan hoşlanıyorum.Tôi thích những liên tưởng.
Bağlantılardan hoşlanıyorum.Uwielbiam połoączenia.
Bağlantılardan hoşlanıyorum.Λατρεύω τις συνδέσεις.
Bağlantılardan hoşlanıyorum.Обичам връзките.
Bağlantılardan hoşlanıyorum.Я люблю связи.
Bağlantılardan hoşlanıyorum.אני אוהבת קישורים.
Bağlantılardan hoşlanıyorum.أحب الاتصالات.
Bağlantı yapabilceğimiz ve haberleşebileceğimiz cihazları yapmaktan hoşlanıyorum.A ráda navrhuji věci, jež si pohrávají se způsoby, kterými se sbližujeme a komunikujeme.
Bağlantı yapabilceğimiz ve haberleşebileceğimiz cihazları yapmaktan hoşlanıyorum.A rada vyrábam zariadenia, ktoré sa pohrávajú so spôsobmi, akými nadväzujeme vzťahy a komunikujeme.
Bağlantı yapabilceğimiz ve haberleşebileceğimiz cihazları yapmaktan hoşlanıyorum.E amo costruire oggetti che giocano con il nostro modo di relazionarci e di comunicare.
Bağlantı yapabilceğimiz ve haberleşebileceğimiz cihazları yapmaktan hoşlanıyorum.És szeretek olyan eszközöket alkotni melyek új utakat mutatnak a kapcsolataink és a kommunikációnk terén.
Bağlantı yapabilceğimiz ve haberleşebileceğimiz cihazları yapmaktan hoşlanıyorum.Et j'aime bien fabriquer des appareils qui jouent avec nos façons de nous relier et de communiquer.
Bağlantı yapabilceğimiz ve haberleşebileceğimiz cihazları yapmaktan hoşlanıyorum.Gosto de criar objectos que brincam com as formas como nos relacionamos e comunicamos.
Bağlantı yapabilceğimiz ve haberleşebileceğimiz cihazları yapmaktan hoşlanıyorum.Ik hou van het maken van spullen die spelen met de manier waarop we ons verhouden en communiceren.
Bağlantı yapabilceğimiz ve haberleşebileceğimiz cihazları yapmaktan hoşlanıyorum.Jag tycker om att göra prylar som belyser hur vi förhåller oss till och kommunicerar med varandra.
Bağlantı yapabilceğimiz ve haberleşebileceğimiz cihazları yapmaktan hoşlanıyorum.그리고 저는 우리가 이야기하고 대화하는 방법과 관련된 장치를 만드는 것을 좋아해요
Bağlantı yapabilceğimiz ve haberleşebileceğimiz cihazları yapmaktan hoşlanıyorum.Lubię budować urządzenia, który bawią się sposobem w jaki komunikujemy się i odnosimy do siebie.
Bağlantı yapabilceğimiz ve haberleşebileceğimiz cihazları yapmaktan hoşlanıyorum.Saya ingin membuat peralatan yang memainkan cara kita berhubungan dan berkomunikasi.
Bağlantı yapabilceğimiz ve haberleşebileceğimiz cihazları yapmaktan hoşlanıyorum.Şi îmi place să fac aparate care se joacă cu modurile în care interacţionăm şi comunicăm.
Bağlantı yapabilceğimiz ve haberleşebileceğimiz cihazları yapmaktan hoşlanıyorum.y me gusta crear dispositivos que recreen las maneras de relacionarnos y comunicarnos.
Bağlantı yapabilceğimiz ve haberleşebileceğimiz cihazları yapmaktan hoşlanıyorum.Και μου αρέσει να φτιάχνω συσκευές που παίζουν με τους τρόπους που αλληλεπιδρούμε και επικοινωνούμε.
Bağlantı yapabilceğimiz ve haberleşebileceğimiz cihazları yapmaktan hoşlanıyorum.И бих искала да създавам устройства, които си играят с начините по които ние се свързваме и общуваме.
Bağlantı yapabilceğimiz ve haberleşebileceğimiz cihazları yapmaktan hoşlanıyorum.Мені подобається створювати пристрої, які мають справу з нашими взаємовідносинами та спілкуванням.
Bağlantı yapabilceğimiz ve haberleşebileceğimiz cihazları yapmaktan hoşlanıyorum.Мне нравится создавать устройства, которые имеют дело с нашими взаимоотношениями и общением.
Bağlantı yapabilceğimiz ve haberleşebileceğimiz cihazları yapmaktan hoşlanıyorum.ואני אוהבת ליצור מכשירים שמשחקים עם הדרך בה אנחנו מתייחסים ומתקשרים.
Bağlantı yapabilceğimiz ve haberleşebileceğimiz cihazları yapmaktan hoşlanıyorum.أحب أن أصنع الأجهزة التي يمكن أن تستخدم مع الوسائل التي تتعلق بنا ونتواصل بها.
Bağlantı yapabilceğimiz ve haberleşebileceğimiz cihazları yapmaktan hoşlanıyorum.意思疎通をして楽しめる 器具を作るのが趣味です 特に人としての対人コミュニケーションや
Bay P... Park Hae Young'la, profesörümün arasından... ...hangisinden daha çok hoşlanıyorsun?ذالك الفتى..لا
Belki de devrim gibi şeylerden hoşlanıyor?혁명, 뭐 그런 것들을 좋아하는 거 같아요?
Belki de devrim gibi şeylerden hoşlanıyor?Mungkin seperti revolusi dan semacamnya
Belki de devrim gibi şeylerden hoşlanıyor?Provavelmente gosta de revoluções e coisas assim?
Belki de devrim gibi şeylerden hoşlanıyor?Seguramente le gusten las revoluciones y esas cosas.
Belki de devrim gibi şeylerden hoşlanıyor?Революція... або щось в цьому роді.
Belki de devrim gibi şeylerden hoşlanıyor?من المحتمل أن تكون نثل الثورات؟
Belki de gevşemekten hoşlanıyorsundur.Doktor Weininger.
Belki de gevşemekten hoşlanıyorsundur. Evet, ondan, gevşemek.Áno, to, to...chill out!
Belki de gevşemekten hoşlanıyorsundur. Evet, ondan, gevşemek.Jo, to, to...chill out!
Belki de gevşemekten hoşlanıyorsundur.Може би обичаш да разпускаш.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Azt hiszem, az egyetlen hasonlóság kettőnk közt az volt, hogy hogy mindketten szerettünk önmagunkról beszélni.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Cred că singurul punct comun dintre noi era că amândurora ne plăcea să vorbim despre noi.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Credo che l'unico punto simile tra noi è che a entrambi piace parlare di noi stessi.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Ich denke, die einzige Ähnlihckeit zwischen uns war, dass wir beide gerne über uns selber sprechen.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Jag tror vår enda likhet är att vi båda tycker om att prata om oss själva.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Jedyną naszą wspólną cechą było to, że obaj lubimy mówić o sobie.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Je pense que le seul point commun entre nous est que nous aimons tous deux parler de nous-mêmes.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.제 생각에 비슷한 면이라고는 단지 자기 자랑하는 걸 좋아한다는 것 밖에 없었습니다.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Penso que o único ponto em que havia semelhança era que ambos gostávamos de falar de nós mesmos.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Saya rasa satu-satunya kesamaan di antara kami adalah kami suka berbicara tentang diri sendiri.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Wel praatten we allebei graag over onszelf.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Думаю, что единственное сходство между нами — мы оба любим говорить о себе.
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.Мисля, че единствената прилика между нас е, че и двамата обичаме да говорим за себе си.

İlgili Sayfalar