hoşlanıyor ile cümle

hoşlanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bu resimlerin herhangi birinden hoşlanıyor musun?Gefällt dir irgendeines dieser Bilder?
Resim çekmekten hoşlanıyor.Er macht gerne Fotos.
O, Mozart ya da Beethoven gibi klasik bestecilerden hoşlanıyor.Sie mag klassische Komponisten wie Mozart oder Beethoven.
Çocuk kızdan hoşlanıyor.Dem Jungen gefällt das Mädchen.
Senden hoşlanıyorum!Ich mag dich!
O senden çok hoşlanıyor.Sie hat dich sehr gern.
İnsanları mutlu etmekten hoşlanıyor.In erster Linie wollen wir die Leute glücklich machen.
(Aerrow'dan hoşlanıyor.)Lieben Sie PowerPoint?
Hitler, Bormann'dan hoşlanıyordu ve onu güvenilir buluyordu.Hitler appréciait beaucoup Albert Bormann parce qu'il le trouvait digne de confiance.
Zeus, çin yemeğinden hoşlanıyor olabilir.Les hackers apprécient la cuisine chinoise.
Kuzeni William Darwin Fox ile beraber böcek toplamaktan hoşlanıyordu.Avec son cousin William Darwin Fox, il commence à se passionner pour la collection des coléoptères.
Ondan çok hoşlanıyorum.Me gusta mucho.
Seninle yaşamaktan hoşlanıyorum.Me encanta vivir contigo.
Ondan hoşlanıyor musun?¿Te gusta?
Herkes ondan hoşlanıyor.Le gusta a todo el mundo.
Jane partiden hoşlanıyor gibi görünüyor.Parece que Jane está disfrutando de la fiesta.
Ondan gerçekten hoşlanıyorum!De verdad que me gusta.
Onu ne kadar çok dinlersem, ondan o kadar daha az hoşlanıyorum.Cuanto más le escucho, menos me gusta.
Tom Mary'den hoşlanıyor mu?¿A Tom le gusta Mary?
Ondan hoşlanıyorum fakat aynı zamanda ona gerçekten inanmıyorum.Me agrada él, pero al mismo tiempo no confío realmente en él.
O tenis oynamaktan hoşlanıyor.Le gusta jugar al tenis.
Hayır, fakat beyzbol izlemeye gitmekten hoşlanıyorum.No, pero me gusta ir a ver el béisbol.
Sanırım ondan hoşlanıyorsun.Yo creo que te gusta.
Emin olamam, ama bence Tom Mary'den hoşlanıyor.No puedo estar seguro, pero creo que a Tom le gusta Mary.
Erkin de ondan hoşlanıyor.A Erkin también le gusta.
İki adamdan hoşlanıyorum.Me gustan dos hombres.
Tom'un yardımcısı olmaktan hoşlanıyor musun?¿Te gusta ser la asistente de Tom?
Maria yüzmekten hoşlanıyor.A María le gusta nadar.
Paten kaymaktan ve bisiklete binmekten hoşlanıyor.Le gusta bucear e ir en bicicleta.
Zeus, çin yemeğinden hoşlanıyor olabilir.A Lenna le encanta la comida china.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Le gusta leer, ver la TV, practicar deportes, tocar el piano y pasar tiempo con sus amigos.
Ondan çok hoşlanıyorum.Mi piace molto.
Ondan gerçekten hoşlanıyorum!Mi piace veramente!
Zeus, çin yemeğinden hoşlanıyor olabilir.Caesar apprezza molto la cucina cinese.
Dan'den hoşlanıyor gibi görünse de aslında Ace'e aşıktır.Dice di odiare i cani ma in realtà vuole bene a Stan.
(Aerrow'dan hoşlanıyor.)(Ti piace il Boogie-woogie?).
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Ama leggere, giocare col computer portatile e guardare la TV e i film con la sua famiglia.
Bill ve John sohbet etmek için ayda bir kez bir araya gelmekten hoşlanıyorlar.Билл и Джон любят встречаться раз в месяц, чтобы поболтать.
Tom sadece rıhtımda oturmaktan ve martıları izlemekten hoşlanıyor gibi görünüyor.Тому, похоже, нравится просто сидеть на причале и смотреть на чаек.
O at sırtında çıkmaktan hoşlanıyor.Он любит ездить на прогулку верхом на лошади.
Hitler, Bormann'dan hoşlanıyordu ve onu güvenilir buluyordu.Гитлер любил А. Бормана и считал его надёжным работником.
Zeus, çin yemeğinden hoşlanıyor olabilir.Джейсон отдает предпочтение китайской кухне.
Biri fındık yemekten hoşlanıyor ve diğeri hala bir erkek bulmaya çalışıyor."Все любят рисовать Бэтмена, и каждый хочет добавить что-то своё».
Paten kaymaktan ve bisiklete binmekten hoşlanıyor.Любит курить и ездить на мотоцикле.
Rathbone; müzikten, yazmaktan, şarkı söylemekten ve üretmekten hoşlanıyor.Фунасси же может говорить, шутить, петь и даже есть.
Trampolin de zıplamaktan hoşlanıyor.Хрусталёва также восхищается паровозами.
Herkes ondan hoşlanıyor.الجميع يحبها.
Biri fındık yemekten hoşlanıyor ve diğeri hala bir erkek bulmaya çalışıyor."Uma adora comer nozes, o outro ainda está tentando achar as suas."
İspanyol aristokrat kadınları da maya kılığına girmekten hoşlanıyorlardı.Na, Florália, mulheres dançavam nuas.
Birlikte ders çalışmaktan hoşlanıyorlar.Gosta de estudar.
Fakat sonrasında beklenmedik bir şekilde Rachel'dan hoşlanıyor ve ikisi çıkmaya başlıyorlar.Ela começa a sentir interesse em Ryan, embora os dois briguem.
Sırt üstü yatıp bulutların geçişini izlemekten hoşlanıyorum.Eu gosto de me deitar de costas e observar as nuvens passando.
Hangi işi yapmaktan hoşlanıyorsun?Que trabalho você gostaria de fazer?
Tom ebebeynlerinin bakmadığı anlarda çoçuklara mimikler yapmaktan hoşlanıyor.Tom gosta de fazer caretas para as crianças quando os pais não estão olhando.
Ders çalışırken, klasik müzik dinlemekten hoşlanıyorum.Eu gosto de escutar música clássica enquanto estudo.
Birlikte ders çalışmaktan hoşlanıyorlar.Hij bestudeert ze graag.
İnsanları mutlu etmekten hoşlanıyor.Probeer ik soms mensen te behagen?
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Ze hield van lezen, schilderen, gedichten schrijven en had een goede relatie met haar vader.
Ben fotoğraf çekmekten hoşlanıyorum.Ik maak graag foto's.
Biz konuşmaktan hoşlanıyoruz.Wij praten graag.

İlgili Sayfalar