hoşlanıyor ile cümle

hoşlanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Beni seven erkek görmek istiyorum.Joon Gu'dan hoşlanıyorum.I want to see a guy that likes me. I like Joon Gu.
Benden hoşlanıyorsun.You like me.
Ne istiyorsun? işte bu yüzden senden çok hoşlanıyorum.What is it you want? After all, this is why I like noona so much.
Ben değişim oluşturmaktan hoşlanıyorum ve bunu bağlantılarortaya koyarak yapıyorum.But here's how I think I like to make change, and that is in making connections.
Bağlantılardan hoşlanıyorum.I love connections.
Seung Jo dan çok fazla hoşlanıyor olmalıyımI must have liked Seung Jo very much.
Ondan, onun bazı yönlerinden hoşlanıyoruz.We like it. We like some parts of it.
Ben de Jungwoo'dan hoşlanıyorum!I like Jungwoo too!
Birlikte sıcak bir öğle yemeği yemekten çok hoşlanıyor gibiydin.You seemed to really enjoy the cozy lunch together.
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.She loves cute stars and sushi- ...loving attractive baseball players.
Ve bir karar vermeliyiz, bu tarz küresel hedeflerden ne kadar çok hoşlanıyoruz?But we've also got to decide, do we like such global goals?
Bilmeden... kendini Hae Ra'dan hoşlanıyor bulursan,Without knowing... But if you happen to like Hae Ra,
Yani Seung Jo'da başından beri Ha Ni'den hoşlanıyormuş. merhaba, Eun Jo!So, Seung Jo liked Ha Ni all along. Hello, Eun Jo!
Sen J Cub'a aşıktın ama o sadece Todd'dan hoşlanıyordu.You were in love with J Cub but he only had eyes for Todd.
Senden hoşlanıyorum...I like you Mr. Bong.
O'ndan çok mu hoşlanıyorsun?You like him that much?
Prenseslerden hoşlanıyorsan, Prenses Fiona'ya ne dersin?If you like princesses, how about Princess Fiona? (from Shrek)
Biz farklı şeylerden hoşlanıyoruz.We like different things.
Belki de devrim gibi şeylerden hoşlanıyor?Probably Iikes revolutions and such?
Benden hoşlanıyor olmalı.She must Iike me.
Tabi ki hoşlanıyorum.Of course I do.
Joon Gu'dan hoşlanıyorum.I like Joon Gu.
Sen Benden hoşlanıyorsun.You... like me.
Benim dışımda kimseden hoşlanıyor olamazsın.You can't like anyone but me.
Sadece senden hoşlanıyorum.I only like you.
Senden hoşlanıyorum.I like you.
Senden çok çok hoşlanıyorum.I like you very very much.
Oh Ha Ni den hoşlanıyorum.like Oh Ha Ni.
Bilmiyorsun gibi görünüyor ama ben 4 yıldır Ha Ni den hoşlanıyorumIt seems like you don't know, but for 4 years, I liked Ha Ni.
Dört göz senden hoşlanıyor.Bittin sen!"Specy" fancies you. You're dead!
İstediğiniz sürprizlerden hoşlanıyorsunuz. (Gülüşmeler)You like the surprises you want.
Sen Oh Ha Ni den çok fazla mı hoşlanıyorsun?You like Oh Ha Ni that much?
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.I really like the art of Mantegna.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.But he likes to carry things from place to place.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.She enjoys making what she calls "paper laptops."
Bence ikimiz arasındaki tek benzer nokta ikimizin de kendimizden bahsetmekten hoşlanıyor olmamızdı.I think the only point of similarity between us is we both like to talk about ourselves.
Bu velet.O erişte yapmaya gidecek.Onun gibi birininden neden hoşlanıyorsun? <i> Oh Ha Ni !That brat. He's going to make noodles. Why do you like someone like that?
Ondan çok hoşlanıyorum sadece.I just like her so much.
Ondan çok hoşlanıyorum, ve...I like her so much, and...
Ondan çok hoşlanıyorsun... ...ama gözetlenmek konusunda ne düşündüğünü umursamıyor musun?You like her so much... ...but didn't care how she feels being watched?
Tabii gazeteler bunun üstüne gitmekten çok hoşlanıyorlar.Of course the newspapers love to beat on this.
İnsanların ses portrelerini yaratmaktan çok hoşlanıyorum.So I really enjoy creating, like, sound portraits of people.
Sanırım birbirinizden çok hoşlanıyorsunuz.I think you guys like each other a lot.
Peki ya "Bay P'den hoşlanıyor musun, hoşlanmıyor musun?" sorusuna?What about, "Do you like Mr. P. or not?"
Park Hae Young'dan mı yoksa Nam Jung Woo'dan mı hoşlanıyorsun?Do you like Park Hae Young or Nam Jung Woo?
Manolé'in kızından hoşlanıyor musun?Do you like Manolé's daughter?
Eğer bu arı,sarıdan hoşlanıyorsa, çiçeklerin bundan başka bir şansı yok gibiIf she likes yellow there's little point in a flower being anything else
Bağlantı yapabilceğimiz ve haberleşebileceğimiz cihazları yapmaktan hoşlanıyorum.And I like to make devices that play with the ways that we relate and communicate.
Ben... ...erkeklerden hoşlanıyorum.I like men.
Senden hoşlanıyor, değil mi?Does he like you?
Dolayısıyla, genomik bir bakış açısıyla "hepimiz Afrikalıyız" demekten hoşlanıyorum.So what I often like to say is that, from a genomic perspective, we are all Africans.
Eğer "Take One" dan hoşlanıyorsan,<br />ikisinden de hoşlanman gerekmez mi?If you like <i>Take One</i>, shouldn't you like both of them?
Eğer babalarınız ve kardeşleriniz imana karşılık küfürden hoşlanıyorlarsa, onları dost edinmeyiniz.Do not ally yourselves with your parents and your siblings if they prefer disbelief to belief.
Daha önce oturup kalmaktan hoşlanıyordunuz.Ye were content with sitting still the first time.
Mitrovitsa halkı motosiklet geçidi ve insani yardım çabalarından hoşlanıyorlar.Mitrovica residents relish the bikers' parade and humanitarian effort.
Kendisi gibi konuşmayan Garu adında 13 yaşındaki ninjadan hoşlanıyor.Her love interest is a 13-year-old ninja named Garu, who also does not speak.
Sadece boynunu dışarı çıkardığında ilerleme kaydeder" demekten hoşlanıyordu.It makes progress only when it sticks its neck out."[61]
Gjerstad papaz evinde balolar düzenlemekten ve sosyal toplantılar yapmaktan hoşlanıyordu.At Gjerstad rectory, she enjoyed arranging balls and social gatherings.
Hangisinden daha çok hoşlanıyorsun, müzik ya da İngilizce?Was magst du mehr, Musik oder Englisch?
Sanırım Juan Maria'dan hoşlanıyor.Ich glaube, dass Maria Juan gefällt.

İlgili Sayfalar