hoşlanıyor ile cümle
hoşlanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom senden hoşlanıyor olmalı.Tom must like you.
Geç saatlerde uyumaktan hoşlanıyor musun?Do you like to sleep in late?
Herkes burada ondan hoşlanıyor.Everybody likes it here.
Tom'un hoşlandığı aynı tür müzikten hoşlanıyor musun?Do you like the same kind of music that Tom does?
Tom yeni işinden gerçekten hoşlanıyor.Tom really likes his new job.
Boston'da kalmaktan hoşlanıyor musunuz?Have you been enjoying your stay in Boston?
Müzelere gitmekten hoşlanıyor musunuz?Do you enjoy going to museums?
Burada çalışmaktan hoşlanıyor musunuz?Do you enjoy working here?
Derslerinden hoşlanıyor musun?Do you enjoy your classes?
Müzeleri ziyaret etmekten hoşlanıyor musun?Do you enjoy visiting museums?
Tom bundan hoşlanıyor, değil mi?Tom is enjoying this, isn't he?
Seyahat etmekten hoşlanıyor musun?Do you enjoy traveling?
Spor hakkında konuşmaktan hoşlanıyor musunuz?Do you enjoy talking about sports?
Tom, Mary ile çıkmaktan hoşlanıyor.Tom likes going out with Mary.
Tom ve Mary bunu yapmaktan hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom and Mary seem to enjoy doing that.
Neden bu kadar şapka takmaktan hoşlanıyorsun?Why do you like wearing hats so much?
Tom'un takım arkadaşlarının hepsi ondan hoşlanıyor gibi görünüyor.All of Tom's teammates seem to like him.
Benden hoşlanıyor musun ki?Do you even like me?
Tom'un köpeği karnının okşanmasından hoşlanıyor.Tom's dog likes to have his belly rubbed
Sade tasarımlı evlerden hoşlanıyor.He is a fan of simple home design.
Yalnız olmaktan hoşlanıyor.He likes being alone.
Tom ne tür şeylerden hoşlanıyor?What kind of things does Tom like?
Cassius Dio'ya göre Poppaea, süt banyosu yapmaktan hoşlanıyordu.According to Cassius Dio, Poppaea enjoyed having milk baths.
Hitler, Bormann'dan hoşlanıyordu ve onu güvenilir buluyordu.Hitler was fond of Bormann and found him to be trustworthy.
Rathbone; müzikten, yazmaktan, şarkı söylemekten ve üretmekten hoşlanıyor.Rathbone enjoys music, writing, singing and producing.
İlginç fikirleri, popun objektifiyle dünyaya aktarmaktan hoşlanıyorum."I like telling big stories through small, artificially created worlds."
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.She enjoys shopping, movies, reading, and spending time with her family.
(Aerrow'dan hoşlanıyor.)Shade likes Rein.)
Dışarıda yapılan aktivitelerden çok hoşlanıyor ve en sevdiği renk mavi.He plays many different instruments, and his favorite color is blue.
İnsanları mutlu etmekten hoşlanıyor.He also likes to make others happy.
Paten kaymaktan ve bisiklete binmekten hoşlanıyor.She loves to ride a bicycle and going to the beach.
Trampolin de zıplamaktan hoşlanıyor.Bode also enjoyed boating.
Belki de gevşemekten hoşlanıyorsundur. Evet, ondan, gevşemek.That, yes, chill out.
Ha Ni,Baek Seung Jo'dan hoşlanıyor değil mi?Ha Ni likes Baek Seung Jo, right?
Biz simetrik yuzlerden hoslaniyoruz, vesaire, vesaire.We dislike frowning faces; we like symmetrical faces, etc., etc.
Aklınızdan geçmez diyemiyorum, hani "ya benden hoşlanıyorsa?" gibi.That totally changes the perspective.
Seung Jo...~ -Büyük göğüslü kızlardan mı hoşlanıyor?Seung Jo... ...likes girls with big breasts too?
O birinden hoşlanıyor, ve ona nasıl teklif edeceğını bilemiyor.Well, she's come to like someone, and she's wondering how to confess to him.
Motokros yarışlarından hoşlanıyor ve ileride mimar olmak istiyor.He is really into dirtbike racing, and he wants to be an architect.
O da "Hayır anne, demek istediğim, erkekleri sevmiyorum, kızlardan hoşlanıyorum.She said, "No Mom. I mean, I don't like boys. I like girls.
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.I loved when he was talking about this other world that's right next to this world.
Herneyse, Oprah'ı severim. Onun kız arkadaş canlılığından hoşlanıyorum.Anyway, I like Oprah -- I like her girlfriendy-ness,
Ben... ...ondan çok hoşlanıyorum.I really like him a lot.
Özellikle de başka birinden hoşlanıyorken.I like someone else.
Evlenmeyi düşünüyorsunuz ama o başka bir erkekten hoşlanıyor.I heard that you two aren't even getting married. This girl... likes someone else.
Bu alanları keşfetmekten fazlasını yapmaktan hoşlanıyorum.I like doing more than just exploring these spaces.
Tabii ki hala tüketmekten hoşlanıyoruz.We still like to consume, of course.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.But it turns out we also like to create, and we like to share.
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,I enjoyed eating food like [unclear] would come and ask me,
Bu nedenle böyle tuhaf beyinlere sahip olduk, din, müzik ve sanattan hoşlanıyoruz.This is why we've ended up with such peculiar brains, that we like religion, and music, and art.
Haftasonları ise sörf yapmaktan hoşlanıyor.And on weekends he likes to put on the boards, throw up rooster tails.
Sanırım benden hoşlanıyor.I think he likes me.
Park Hae Young'la, profesörümün arasından... ...hangisinden daha çok hoşlanıyorsun?I mean... between Park Hae Young and my professor, who do you like more?
Kimden daha çok hoşlanıyorsun?Who do you like more?
Kimden mi hoşlanıyorum?Who do I like more?
Çünkü ondan hoşlanıyorum.Because I like her.
O soğuk adamdan,bu kadar çok mu hoşlanıyorsun?That cold and bad guy, what do you like so much about him?
Ha Ni gerçekten senden hoşlanıyorum.Ha Ni, I really like you!
Ondan hoşlanıyor musun?Do you like him?
Tabiki hoşlanıyorum.Of course I do.