hoşlanır ile cümle

hoşlanır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Nem gyönyörködik a bolond az értelemben, hanem abban, hogy az õ elméje nyilvánvalóvá legyen.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Ne veseli se bedak umnosti, marveč samo, da se razodeva srce njegovo.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Nezalibuje sobě blázen v rozumnosti, ale v tom, což zjevuje srdce jeho.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Nie kocha się głupi w roztropności, ale w tem, co mu objawia serce jego.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Orang bodoh tidak suka diberi pengertian; ia hanya ingin membeberkan isi hatinya
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.O tolo não toma prazer no entendimento, mas tão somente em revelar a sua opinião.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Tåben ynder ej Indsigt, men kun, at hans Tanker kommer for Lyset.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Tyhmän halu ei ole ymmärrykseen, vaan tuomaan julki oma mielensä.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Ο αφρων δεν ηδυνεται εις την συνεσιν, αλλ' εις ο, τι φανταζεται η καρδια αυτου.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Безумният не се наслаждава от благоразумието, Но само от изявяване сърцето си.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Глупый не любит знания, а только бы выказать свой ум.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.לא יחפץ כסיל בתבונה כי אם בהתגלות לבו׃
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.الجاهل لا يسرّ بالفهم بل بكشف قلبه.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.愚 昧 人 不 喜 愛 明 哲 、 只 喜 愛 顯 露 心 意
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.愚昧 人 不喜愛 明哲 、 只 喜 愛顯露 心意
Aslında kadınlardan hoşlanır." demek isterlermiş gibi.A lui piacciono le donne."
Aslında kadınlardan hoşlanır." demek isterlermiş gibi."C'est correct, c'est seulement un travail, il aime vraiment les femmes."
Aslında kadınlardan hoşlanır." demek isterlermiş gibi.Chiar îi plac femeile."
Aslında kadınlardan hoşlanır." demek isterlermiş gibi."Cũng bình thường thôi, đó chỉ là công việc của anh ta. Anh ta thật sự vẫn thích phụ nữ."
Aslında kadınlardan hoşlanır." demek isterlermiş gibi."Det är okej, det är bara hans jobb. Han tycker verkligen om kvinnor."
Aslında kadınlardan hoşlanır." demek isterlermiş gibi."Es ist in Ordnung, er macht nur seine Arbeit. Er mag Frauen wirklich."
Aslında kadınlardan hoşlanır." demek isterlermiş gibi."Está tudo bem, isto é apenas trabalho. Ele gosta é de mulheres." (Risos)
Aslında kadınlardan hoşlanır." demek isterlermiş gibi.Han kan virkelig godt lide kvinder."
Aslında kadınlardan hoşlanır." demek isterlermiş gibi.Ini hanya karena pekerjaan. Dia masih menyukai wanita."
Aslında kadınlardan hoşlanır." demek isterlermiş gibi."Minden rendben, ez csak a munkája. Tényleg a nőket szereti."
Aslında kadınlardan hoşlanır." demek isterlermiş gibi.Naozaj má rád ženy."
Aslında kadınlardan hoşlanır." demek isterlermiş gibi."Todo en orden, es sólo su trabajo, de verdad le gustan las mujeres."
Aslında kadınlardan hoşlanır." demek isterlermiş gibi."To je v pořádku, je to jen práce. Opravdu má rád ženy."
Aslında kadınlardan hoşlanır." demek isterlermiş gibi."To tylko praca, on naprawdę lubi kobiety".
Aslında kadınlardan hoşlanır." demek isterlermiş gibi.Στα αλήθεια του αρέσουν οι γυναίκες."
Aslında kadınlardan hoşlanır." demek isterlermiş gibi."Всё нормально, у него просто такая работа. Ему вообще-то женщины нравятся, правда-правда".
Aslında kadınlardan hoşlanır." demek isterlermiş gibi."Всичко е наред, просто това му е работата. Всъщност харесва жени."
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Às vezes eu ganhava, a maior parte das vezes ganhava ele, mas ambos gostávamos desses jogos.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.A volte vincevo io, a volte lui, ma ci divertivamo tutti e due.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Czasem je wygrywałem, zazwyczaj wygrywał on, ale obaj świetnie się bawiliśmy.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Ibland vann jag, oftast vann han., men vi tyckte om det båda två.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Je gagnais parfois, lui presque tout le temps, mais nous les appréciions tous les deux.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.제가 이기는 경우는 드물었고, 대부분 그가 이겼습니다. 그래도 우리 둘다 즐거워했어요.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Manchmal gewann ich, meist gewann er, aber wir genossen sie beide.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Néha én győztem, de többnyire persze ő, viszont mindketten élveztük.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Ocasionalmente yo ganaba, pero la mayoría de las veces él era el ganador, pero a ambos nos divertían.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Soms won ik, maar meestal hij, maar allebei genoten we ervan.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Terkadang saya menang, kebanyakan dia menang, namun kami menikmatinya.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Uneori câştigam eu, de cele mai multe ori câştiga el, dar amândurora ne plăceau jocurile.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Μερικές φορές κέρδιζα, τις περισσότερες φορές κέρδιζε αυτός, αλλά το ευχαριστιόμασταν και οι δυο.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Иногда я побеждал, в основном побеждал он, но мы оба любили их.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Інколи я вигравав, але здебільшого переможцем виходив він, проте ми обоє отримували задоволення.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Понякога печелех аз, повечето пъти -- той, но и на двамата ни беше забавно.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.לפעמים ניצחתי אני, לרוב הוא ניצח, אבל שנינו נהננו מהם.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.كنت اربح في بعض الاحيان .. وفي الغالب هو يربح ولكننا كنا نستمتع بها - المسائل -
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.でも お互い楽しんでいました いつしか ディックは
Bazı erkekler büyük poplardan, büyük göğüslerden hoşlanır.Само това.
Bazı insanlar "ah, evet, git ve evet kontrol et ve keyfini çıkar..."ın yolundan hoşlanırlar.A algunas personas les gusta el viaje de... 'Ah, ir y sí, comprobarlo y disfrutar...'
Bazı insanlar "ah, evet, git ve evet kontrol et ve keyfini çıkar..."ın yolundan hoşlanırlar.Alcune persone amano il viaggio... "ah, andiamo sì, proviamoci e divertiamoci..."
Bazı insanlar "ah, evet, git ve evet kontrol et ve keyfini çıkar..."ın yolundan hoşlanırlar.Certains aiment faire le voyage de : "Ah, vas-y et oui, visite ça et profites-en..."
Bazı insanlar "ah, evet, git ve evet kontrol et ve keyfini çıkar..."ın yolundan hoşlanırlar.Néhányan szeretik az utazást; ...mennek... és igen, megvizsgálják ... élvezik ...
Bazı insanlar "ah, evet, git ve evet kontrol et ve keyfini çıkar..."ın yolundan hoşlanırlar.Niektórzy lubią podróż. Tak, podróżują, sprawdzają i bawią się...
Bazı insanlar "ah, evet, git ve evet kontrol et ve keyfini çıkar..."ın yolundan hoşlanırlar.Sommige mensen houden van de reis. 'Ah, vooruit, uitzoeken, genieten.'
Bazı insanlar "ah, evet, git ve evet kontrol et ve keyfini çıkar..."ın yolundan hoşlanırlar.Unor oameni le place calatoria de a... "a... mergi si, da..., incearca, bucura-te..."
Bazı insanlar "ah, evet, git ve evet kontrol et ve keyfini çıkar..."ın yolundan hoşlanırlar.Некоторым нравится путешествие.."идешь, посмотришь то и это, наслаждаешься..."

İlgili Sayfalar