hoşlanır ile cümle

hoşlanır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bazı kızlar süper kahramanlardan hoşlanır, bazı kızlar prenseslerden hoşlanır.Oui, alors pourquoi toutes les filles doivent acheter des princesses
Bazı moleküller kille etkileşmekten hoşlanır.Ad alcuni tipi di molecole piace legarsi con l'argilla.
Bazı moleküller kille etkileşmekten hoşlanır.Anumitor tipuri de metabolisme le place să se unească cu argila.
Bazı moleküller kille etkileşmekten hoşlanır.Bepaalde soorten moleculen associëren gemakkelijk met deze klei.
Bazı moleküller kille etkileşmekten hoşlanır.Bestimmte Arten von Molekülen assoziieren sich gerne mit dem Mörtel.
Bazı moleküller kille etkileşmekten hoşlanır.Certains types de molécules aiment s'associer avec l'argile.
Bazı moleküller kille etkileşmekten hoşlanır.특정 분자들은 이 진흙과 결합하는 것을 좋아하기도 합니다
Bazı moleküller kille etkileşmekten hoşlanır.Molekul-molekul jenis tertentu suka berasosiasi dengan tanah liat ini.
Bazı moleküller kille etkileşmekten hoşlanır.Một số loại phân tử đặc biệt có xu hướng kết hợp với đất sét.
Bazı moleküller kille etkileşmekten hoşlanır. Örneğin, burada kırmızıyla gösterilen RNA gibiA cierta clase de moléculas le gusta asociarse con la arcilla.
Bazı moleküller kille etkileşmekten hoşlanır. Örneğin, burada kırmızıyla gösterilen RNA gibiAlguns tipos de moléculas gostam de se associar com o barro.
Bazı moleküller kille etkileşmekten hoşlanır. Örneğin, burada kırmızıyla gösterilen RNA gibiBizonyos típusú molekulák szeretnek összekapcsolódni az agyaggal.
Bazı moleküller kille etkileşmekten hoşlanır. Örneğin, burada kırmızıyla gösterilen RNA gibiNiektóre molekuły lubią łączyć się z tą gliną, na przykład RNA, pokazany na czerwono
Bazı moleküller kille etkileşmekten hoşlanır.Určité druhy molekúl radi spolupracujú s touto hlinou.
Bazı moleküller kille etkileşmekten hoşlanır.Деякі типи молекул полюбляють змішуватись з глиною.
Bazı moleküller kille etkileşmekten hoşlanır.Некоторые типы молекул любят связываться с глиной.
Bazı moleküller kille etkileşmekten hoşlanır.Определен вид молекули обичат да се асоциират с глината.
Bazı moleküller kille etkileşmekten hoşlanır.סוגים מיוחדים של מולקולות נוטים להתחבר
Bazı moleküller kille etkileşmekten hoşlanır.تفضل أنواع معينة من الجزيئات أن تتحد
Bazı moleküller kille etkileşmekten hoşlanır.例えば 赤で示すRNAが集まります
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.Gosto de pensar no que faço como uma onda de probabilidade.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.Ich sehe das, was ich tue, als eine Möglichkeitswelle an.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.Ik zie wat ik doe als een waarschijnlijkheidsgolf.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.Jag gillar att tänka på det jag gör som en möjlighetsvåg.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.J'aime penser à ce que je fais comme une onde de probablilité.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.Jeg betragter gerne mit arbejde som en slags sandsynlighedsbølge.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.전 제가 하는 것을 가능성의 파도로 생각하길 좋아합니다.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.Lubię myśleć co bym robiła będąc falą prawdopodobieństwa.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.Mă gândesc la ce fac ca la o undă de probabilitate.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.Me gusta pensar en lo que hago como una onda de probabilidad.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.Mi piace pensare a quello che faccio come a un'onda di probabilità.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.Tôi thích nghĩ về việc tôi làm là bắt sóng xác xuất.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.Μου αρέσει να σκέφτομαι αυτό που κάνω σαν ένα κύμα πιθανοτήτων.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.Мне нравится думать, что то, чем я занимаюсь — волна вероятности.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.Харесва ми да мисля за онова, което правя, като вълна на вероятност.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.אני אוהבת לחשוב על מה שאני עושה כעל גל של הסתברות.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.أود أن أفكر في ما أفعله في موجة الاحتمال.
Ben tüm erkeklerden hoşlanırım.Minden férfit szeretek.
Ben tüm erkeklerden hoşlanırım.Μου αρέσουν όλοι οι άντρες.
Ben tüm erkeklerden hoşlanırım.احب جميع الرجال
Birbirimizi severdik, aynı şeylerden hoşlanırdık.Ci piacevamo; ci piacevano le stesse cose.
Birbirimizi severdik, aynı şeylerden hoşlanırdık.Gostávamos um do outro, gostávamos do mesmo tipo de coisas.
Birbirimizi severdik, aynı şeylerden hoşlanırdık.Kami saling menyukai, kami menyukai hal yang sama.
Birbirimizi severdik, aynı şeylerden hoşlanırdık.Kedveltük egymást; s azonos dolgokat szerettünk.
Birbirimizi severdik, aynı şeylerden hoşlanırdık.우리는 서로를 좋아했고, 취향도 같았습니다.
Birbirimizi severdik, aynı şeylerden hoşlanırdık.Lubiliśmy się, lubiliśmy te same rzeczy.
Birbirimizi severdik, aynı şeylerden hoşlanırdık.Ne plăceam; ne plăceau aceleaşi lucruri.
Birbirimizi severdik, aynı şeylerden hoşlanırdık.Nos entendíamos muy bien y nos gustaban las mismas cosas.
Birbirimizi severdik, aynı şeylerden hoşlanırdık.Nous nous appréciions ; nous aimions le même genre de choses.
Birbirimizi severdik, aynı şeylerden hoşlanırdık.Vi gillade varandra; vi gillade samma sorts saker.
Birbirimizi severdik, aynı şeylerden hoşlanırdık.Wij vonden elkaar, we hielden van hetzelfde soort dingen.
Birbirimizi severdik, aynı şeylerden hoşlanırdık.Wir mochten einander, wir mochten dieselben Dinge.
Birbirimizi severdik, aynı şeylerden hoşlanırdık.Άρεσε ο ένας στον άλλο, μας άρεσαν τα ίδια πράγματα.
Birbirimizi severdik, aynı şeylerden hoşlanırdık.Ми добре ставились один до одного, у нас співпадали смаки.
Birbirimizi severdik, aynı şeylerden hoşlanırdık.Мы нравились друг другу; нам нравились одни и те же вещи.
Birbirimizi severdik, aynı şeylerden hoşlanırdık.Харесвахме се взаимно, харесвахме еднакви неща.
Birbirimizi severdik, aynı şeylerden hoşlanırdık.חיבבנו אחד את השני; מצאו חן בעיננו אותם סוגי דברים.
Birbirimizi severdik, aynı şeylerden hoşlanırdık.كنا نقدر بعضنا البعض .. وكنا نحب نفس الاشياء
Birbirimizi severdik, aynı şeylerden hoşlanırdık.私も 知的で男らしいゲームが好きでした 私が勝つこともありましたが
Bir şeylerin nasıl yapıldığını görmekten çok hoşlanır.Hrozně ho baví dívat se, jak se věci staví.

İlgili Sayfalar