Ana içeriğe geç
Sözlük

hoşgörü ile cümle

hoşgörü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.з усякою смирнотою й тихостю, з довготерпіливостю, терплячи один одного в любови,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.со всяким смиренномудрием и кротостью и долготерпением, снисходя друг ко другу любовью,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.Тоя, Който е слязъл е същият, Който и възлезе по-горе от всичките небеса, за да изпълни всичко).
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.בכל נמיכות וענוה ובארך רוח לשאת איש את רעהו באהבה׃
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.بكل تواضع ووداعة وبطول اناة محتملين بعضكم بعضا في المحبة.
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.凡 事 謙 虛 、 溫 柔 、 忍 耐 、 用 愛 心 互 相 寬 容
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.凡事 謙虛 、 溫柔 、 忍耐 、 用愛 心 互相 寬容
Hoşgörü eksikliği ve vahşet en başta Batı'yı hedef alıyor olabilir ancak zaman içinde, kontrolden çıkacaktır.في البداية قد الدافع نحو التعصب والعنف أن تركز على الغرب،
Hoşgörü eksikliği ve vahşet en başta Batı'yı hedef alıyor olabilir ancak zaman içinde, kontrolden çıkacaktır.やがて西側諸国は関係なくなり 過激思想に向かう勢いは
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Az Intolerancia, a kirekesztés és a bosszú lettek a forradalom utóhatásának ikonjai.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Intolérance, exclusion et vengeance sont devenus les icônes [des conséquences] de la révolution.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Intolerância, exclusão e vingança tornaram-se os ícones da pós-revolução.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Intoleranţa, excluderea şi răzbunarea au devenit embleme ale urmărilor revoluţiei.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Intoleranz, Ausschluss und Rache wurden zu den Ikonen der [Folgezeit] der Revolution.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Intolleranza, esclusione e vendetta sono diventati i simboli del dopo-rivoluzione.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.비관용, 배타성, 그리고 복수는 혁명 [후유증]의 아이콘이 되었습니다
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Netolerance, vyloučení a odplata se staly ikonami následků revoluce.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Neznášanlivosť, vylúčenie a pomsta sa stali ikonami dôsledkov revolúcie.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Nietolerancja, wykluczenie i zemsta stały się nowymi ikonami rewolucji.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Onverdraagzaamheid, uitsluiting en wraak werden de kenmerken van de nasleep van de revolutie.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Tính không dung thứ, loại trừ và báo thù trở thành biểu tượng của thời (hậu) khởi nghĩa.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Нетерпимость, дискриминация и месть стали главными последствиями революции.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.Нетърпимост, отлъчване и отмъщение маркираха последствията на революцията.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.חוסר סובלנות, הדרה ונקמה הפכו לסמלים של מה שנשאר לאחר המהפכה.
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.التعصب والإقصاء والإنتقام أصبحوا رموز ما بعد الثورة
Hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve intikam devrim sonrası ikonlar haline geldi.それが革命戦争の残した「余波」です 私は今日 男女の候補者の「ジッパーリスト」と 選挙での成功について話すために来たのではなく
Hoşgörü yayar, özgürlük şampiyonudur, eğitimi parlak bir fikir gibi gösterir.A kreativitás toleranciát szül, éljenzi a szabadságot az oktatást is jó színben tünteti fel.
Hoşgörü yayar, özgürlük şampiyonudur, eğitimi parlak bir fikir gibi gösterir.Grootse creativiteit kan tolerantie en vrijheid verspreiden, en van onderwijs een slim idee maken.
Hoşgörü yayar, özgürlük şampiyonudur, eğitimi parlak bir fikir gibi gösterir.Imponerende kreativitet kan sprede tolerance, forfægte frihed, gøre uddannelse til en god idé.
Hoşgörü yayar, özgürlük şampiyonudur, eğitimi parlak bir fikir gibi gösterir.Izjemna ustvarjalnost lahko širi toleranco, slavi svobodo, predstavi izobrazbo kot bistro idejo.
Hoşgörü yayar, özgürlük şampiyonudur, eğitimi parlak bir fikir gibi gösterir.위대한 창의력은 관용과 승자의 자유를 전파하고, 교육을 멋진 생각처럼 보이게 합니다.
Hoşgörü yayar, özgürlük şampiyonudur, eğitimi parlak bir fikir gibi gösterir.Obrovská kreativita může šířit toleranci, podporovat svobodu, pomůže vzdělání vypadat jako dobrý nápad.
Hoşgörü yayar, özgürlük şampiyonudur, eğitimi parlak bir fikir gibi gösterir.Stor kreativitet kan sprida tolerans, kämpa för frihet. få utbildning att framstå som en smart idé.
Hoşgörü yayar, özgürlük şampiyonudur, eğitimi parlak bir fikir gibi gösterir.Veľká tvorivosť môže šíriť toleranciu, podporovať slobody, urobiť zo vzdelávania niečo ako skvelý nápad.
Hoşgörü yayar, özgürlük şampiyonudur, eğitimi parlak bir fikir gibi gösterir.יצירתיות גדולה יכולה להפיץ סבלנות, ניצחון החירות, לגרום לחינוך להישמע כרעיון מבריק
Hoşgörü yayar, özgürlük şampiyonudur, eğitimi parlak bir fikir gibi gösterir.يمكن للإبداع الجيد أن ينشر التسامح والحرية وأن يجعل التعليم يبدو وكأنه فكرة براقة
Hoşgörü yayar, özgürlük şampiyonudur, eğitimi parlak bir fikir gibi gösterir.教育というものを何かすばらしいものであるかのように見せかけることもできます (笑)
İlki sıfır hoşgörü.A primeira é a tolerância zero.
İlki sıfır hoşgörü.Az első a zéró-tolerancia.
İlki sıfır hoşgörü.De eerste is nultolerantie.
İlki sıfır hoşgörü.Den første er tolerance.
İlki sıfır hoşgörü.Der erste Grund ist die Politik der Nulltoleranz.
İlki sıfır hoşgörü.Först är noll tolerans.
İlki sıfır hoşgörü.Il primo é la "tolleranza zero".
İlki sıfır hoşgörü.첫 번째는 무관용입니다.
İlki sıfır hoşgörü.La première est le règne de la tolérance zéro.
İlki sıfır hoşgörü.La primera es la tolerancia cero.
İlki sıfır hoşgörü.Lý do đầu tiên là trường học thiếu sự khoan dung.
İlki sıfır hoşgörü.Pierwsza to zero tolerancji.
İlki sıfır hoşgörü.Prima este toleranța zero.
İlki sıfır hoşgörü.Tím prvním je nulová tolerance.
İlki sıfır hoşgörü.Yang pertama adalah "nol toleransi"
İlki sıfır hoşgörü.Το πρώτο είναι η μηδενική ανοχή.
İlki sıfır hoşgörü.Первая - это нулевая терпимость.
İlki sıfır hoşgörü.Перша причина - абсолютна нетерпимість.
İlki sıfır hoşgörü.Първата е нулевата толерантност.
İlki sıfır hoşgörü.הראשונה היא אפס סובלנות
İlki sıfır hoşgörü.الاولى هي " إنعدام التسامح والمرونة "
İlki sıfır hoşgörü.知人の保母さんは
Karmaşıklığa saygı duyarak, daha hoşgörülü oluyorlar.다양성을 존중할 줄 알고 관용과 포용력을 넓히게 된다면
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod