Ana içeriğe geç
Sözlük

hoş ile cümle

hoş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Romada hoş bir zaman geçiriyoruz.We are having a nice time in Rome.
Birlikte şarkı söylemekten hoşlandık.We enjoyed singing songs together.
Yüzmekten hoşlandık.We enjoyed swimming.
Bir kafede hoşça vakit geçirdik.We had a good time at a coffee shop.
O bana müzikten hoşlanıyor gibi geliyor.It seems to me that he likes music.
Sınıfımın yarısı köpeklerden hoşlanır.Half of my class like dogs.
Çok iyi olmasam bile tenis oynamaktan hoşlanırım.I like playing tennis, though I'm not very good at it.
Bazı sınıf arkadaşlarım voleyboldan hoşlanır ve diğerleri tenisten hoşlanır.Some of my classmates like volleyball and the others enjoy tennis.
Babam müzikten hoşlanmaz.My father doesn't like music.
Annem benim TV izlememden hoşlanmaz.My mother doesn't like my watching TV.
Ken'den yavaş yavaş hoşlanmaya başlıyorum.I am beginning to like Ken little by little.
O zaman biradan hoşlanmadım.I didn't like beer at that time.
Alkollü içeceklerden hoşlanmam.I don't care for alcoholic drinks.
Tek başına dışarı gitmenden hoşlanmıyorum.I don't like your going out alone.
Ben senin karınım ve seni memnun etmek için güzel görünmekten hoşlanıyorum.I'm your wife and I like to look nice to please you.
Hayallerini okumak hoşuma gitti.I enjoyed reading about your dreams.
Ben peynirden çok hoşlanmıyorum.I don't like cheese very much.
Ben tenisten hoşlanmıyorum.I don't enjoy tennis.
Benim için hava hoş.It's OK with me.
Bu tip evden hoşlanmıyorum.I don't like this type of house.
Bu tür içkiden fazla hoşlanmam.I do not much care for this kind of drink.
Kişisel olarak, bundan hoşlandım.Personally, I liked this one.
Böyle davranılmak hoşuma gitmiyor.I don't like being treated like this.
Susan ve Betty severim ama Susan'ın daha hoş olduğunu düşünüyorum.I like both Susan and Betty, but I think Susan is the nicer.
Kolay öfkelenen insanlardan hoşlanmam.I don't like people who get angry easily.
Sporlardan hoşlanmam.I don't care for sports.
Akşam yemeği partilerimde olağandışı gıdalar sunmaktan hoşlanıyorum.I like to serve unusual foods at my dinner parties.
Şapkaların hiçbirinden hoşlanmıyorum.I don't like either hat.
Herkesin bu resimden hoşlanacağına inanıyorum.I believe that everyone will like this picture.
Şaraptan hoşlanmazdım fakat şimdi oldukça düşkünüm.I didn't use to like wine, but now I'm quite fond of it.
Ben nasıl yüzüleceğini biliyorum ama nehirde yüzmekten hoşlanmıyorum.I know how to swim, but I don't like swimming in the river.
Şarkı söylemekten hoşlanıyorum.I like to sing songs.
Resim çizmekten hoşlanırım.I like to draw pictures.
Hata yapmaktan hoşlanmam.I do not like to make mistakes.
İşi eğlenceyle karıştırmaktan hoşlanmıyorum.I don't like to mix business with pleasure.
Bana bir çocuk gibi davranılmasından hoşlanmam.I don't like being treated like a child.
Nehirde yüzmekten hoşlandım.I enjoyed swimming in the river.
Ben fakir bir denizciyim, bu yüzden tekneyle gezmekten hoşlanmıyorum.I am a poor sailor, so I don't like to travel by boat.
Büyük şehirleri ziyaret etmekten hoşlanmam.I don't like visiting big cities.
Ben Japon pirinç yastıklarından hoşlanıyorum; onlar boynum için yararlı.I like Japanese rice pillows; they are good for my neck.
Benden alışverişe gitmemin rica edilmesinden hoşlanmam.I don't like being asked to go shopping.
Korkaklara hiçbir hoşgörüm yok.I have no tolerance of cowards.
Ondan çok hoşlanmıyorum, ben aslında ondan nefret ediyorum,I don't like him much, in fact I hate him.
Ondan hoşlanmıyorum.I do not care for him.
Onun söylediğinden hoşlanmıyorum.I don't like what he said.
Onun bu kadar sık olarak evime gelmesinden hoşlanmıyorum.I don't like him coming to my house so often.
Onun evime bu kadar sık gelmesinden hoşlanmıyorum.I don't like him coming to my house so often.
O dürüst olduğu için ondan hoşlanıyorum.I like him because he is honest.
Ondan hoşlanıyorum fakat aynı zamanda ona gerçekten inanmıyorum.I like him, but at the same time I don't really trust him.
Onun kaba tavrından hoşlanmıyorum.I don't like his rude manner.
Ona saygı duymayı bırak, ondan hoşlanmıyorum.Far from respecting him, I dislike him.
Onunla hoş bir sohbet yaptım.I had a nice chat with her.
Babamın toplantıya katılmasından hoşlanmıyorum.I don't like my father's attending the meeting.
En çok üzüm jölesinden hoşlanırım.I like grape jelly best.
İnsanları askıda bırakmaktan hoşlanmıyorum.I don't like to leave people hanging.
Her gece yatmadan önce sıcak bir banyo yapmaktan hoşlanırım.I like to take a hot bath every night before bed.
Ben yabancı yemekten hoşlanmam.I don't care for foreign food.
Ben konuşulmaktan hoşlanmam.I don't like to be spoken to.
Ben de ondan hoşlanmıyorum.I don't like it, either.
Orada hoş olmayan bir deneyim yaşadık.We had an unpleasant experience there.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod